Evrene sesleniyorum: “Hey millet, neredesiniz? Kimse yok mu?”

2
1987'de Ankara'da doğdu. Bilkent Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde lisans ve yüksek lisansını, Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Bölümü'nde doktorasını tamamladı. Halen, Yıldız Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü'nde öğretim elemanı olarak görevini sürdürmektedir.

Hepimizin merak ettiği bir sorudur: “Koskoca evrende yalnız mıyız?”. Şu ana kadar Dünya dışı ne bir canlıyla karşılaştık, ne de onların evrene bir sinyal gönderdiklerine şahit olduk.

Amerikalı astrofizikçi Frank Drake, bu soruya matematikle yanıt vermek için 1971 yılında oldukça basit bir denklem ortaya atıyor. Merak etmeyin, sizi matematiğe boğmayacağım… Drake denklemini anlamadan önce yaşanabilir bölge nedir, bunu anlamamız gerekiyor.

Yaşanabilir Bölge

Gezegenler yıldızların etrafında bir yörüngede dönerler. Eğer bir gezegen yıldıza yakın bir yörüngede ise sıcaktan, uzak bir yörüngede ise soğuktan dolayı su kaynağı, yani hayat oluşmaz. Hayatın oluşmasına el verişli bir alan vardır. Bu alana yaşanabilir bölge denir.

Güneş Sistemi için Yaşanabilir Bölge Canlandırması

Güneş sisteminde yaşanabilir bölgede Dünya ve Mars bulunmaktadır. Bu bilgilerimizi kullanarak evrenin geneli için kaba bir olasılık oluşturmak istersek, her sekiz gezegenden ikisi (25%) yaşanabilir bölgededir ve bu iki gezegenden birinde (50%) hayat vardır.

Drake denklemi

Drake denklemi, Samanyolu Galaksisinde mesajını duyabileceğimiz kaç tane potansiyel “uzaylı medeniyeti” olabileceğini tahmin etmek amaçlı kullanılmaktadır. Potansiyel medeniyet sayısına N diyelim. Drake Denklemi:

\(N = R^\star \cdot f_p \cdot n_e \cdot f_l \cdot f_i \cdot f_c \cdot L  \)

şeklindedir. Bu denklemdeki parametreler ile ilgili detaylar aşağıdaki tablodadır.

Açıklama Elde Edilen Son Veriler Dünya Sıradan Kabulü Dünya Özel Kabulü Sadece Güneş Sistemine Bakarak
\( R^\star \) Bir yılda samanyolu galaksisinde oluşan yıldız sayısı 1.5 – 3 1.5 – 3 1.5 – 3
\( f_p \) Oluşan yıldızda gezegen olma olasılığı 1 (100%) 1 (100%) 3 değerin çarpımı \( 10^{-5} \) 1 (100%)
\( n_e \) Gezegenin yaşanabilir bölgede olma olasılığı 0.4 (40%) 0.4 (40%) 0.25 (25%)
\( f_l \) Yaşanabilir bölgedeki gezegende yaşam oluşma olasılığı Veri yok 0.13 (13 %) 0.5 (50%)
\( f_i \) Yaşam oluşan yerde akıllı canlı çıkma olasılığı Veri yok 1(100%) \( 10^{-9} \) 1 (100%)
\( f_c \) Akıllı canlı oluşmuş yerde evrenle iletişim olasılığı Veri yok 1 (100%) 1 (100%) 1 (100%)
\( L \) Evrenle iletişim çağının ne kadar sürdüğü Veri yok Şu ana kadar 100 yıl Şu ana kadar 100 yıl Şu ana kadar 100 yıl

Drake denklemi oldukça basit bir denklem olmasına karşın, sınırlı gözlemimizden dolayı, parametrelerin doğru değerlerinin henüz bulunamadığı ve uygulamada iyi sonuçlar veremeyeceği konusunda eleştirilmektedir. Şimdi parametrelere dair farklı yaklaşımlar ele alalım.

“Dünya Sıradan Bir Gezegen” Kabulü: 5000 Civarı Gelişkin Medeniyet Olmalı

Bu yaklaşımda Dünya sıradan bir gezegen ve Güneş sıradan bir yıldız olarak kabul edilir.

Yani yaşanabilir bir bölgedeki herhangi bir gezegende yaşam oluşma şansı dünyadaki kadardır. Dünya şartları sağlandığında hayatın başlama olasılığı bir takım araştırmalara göre 13% kabul ediliyor [1]. Kaç yıl daha evrene mesaj iletebileceğimizi bilmiyoruz ama insanoğlu 60.000 yıldır var. Bunu yarı ömür kabul ederek, 60.000 yıl daha yapabileceğimiz gibi kaba bir varsayım yapılıyor.

Bu parametrelere göre samanyolu galaksisinde bize sinyal yollama potansiyeli olan 5000 civarı medeniyet var.

Bu sonuçtan yola çıkarak oluşturulan paradoks Fermi tarafından ortaya konmuştur. Dünyadan başka yerde gelişkin canlılar varsa, dünyadan önce oluşmuş olması gerekiyor. Dünyadan önce yaşanabilir bölgede oluşmuş bir çok gezegen var. Onların şimdiye kadar evrene mesaj iletme teknolojisine sahip (hatta çok daha ötesine) olması gerekiyor. Ama biz evrenden hala bir mesaj alabilmiş değiliz.

Fermi’nin araştırmasının başlığı oldukça ilginçtir: “Millet nerdesiniz?” (Where is everybody?)

“Nadir Dünya Hipotezi”: Samanyolu Galaksisinde Yalnızız

Bu yaklaşımda Dünya ve Güneş sıradan kabul edilmez. Sadece büyüklükleri  ve birbirlerine olan uzaklıkları Dünya – Güneş ilişkisine benzeyen gezegenler göz önünde bulundurulur. Bu durumda parametredeki olasılık değerleri oldukça düşüyor.

Bu hipotezi doğru kabul edersek, evrene gönderdiğimiz mesajlar boşuna demektir, çünkü samanyolu galaksisinde yalnızız.

Sadece Güneş Sistemindeki Gözlem: 19 Tane Gelişkin Medeniyet Var

Böyle bir yaklaşım literatürde yok, bu yaklaşım OCAK Medya’ya özel :).

Olasılık parametrelerini sadece güneş sistemi ile ilgili bildiğimiz bilgilere göre doldurdurursak (yaşanabilir bölge bölümünde yaptık) bizim gibi 19 medeniyetin daha olma potansiyeli ortaya çıkar. Detayları yukarıdaki tabloda mevcuttur. Bilimsel olarak bu yaklaşımın bir anlamı yoktur. Çünkü yalnız bir verinin istatistiksel yaklaşımda anlamı yoktur.

Şimdi de evrene yolladığımız ilk mesajlara bakalım.

Evrene ilk mesajlarımız

Bizim gibi gelişkin bir canlı var mı yok mu henüz anlayabilmiş değiliz. Drake denklemi de şimdilik cevap verebilmiş değil. Yarın öbür gün gerçekçi parametreler elde ettiğimizde, bizim gibi kaç medeniyet olduğunu söyleyebiliriz.

Ancak insanlık yine de evrene mesaj yolluyor ve evrenden gelebilecek potansiyel mesajları dinliyor.

Evrene ilk gönderdiğimiz mesajlar mors alfabesi ile rusça “barış”, “lenin” ve “SSCR” olmuştur. “Mors mesajı” olarak tarihe geçen bu olaylar 1962 yılında gerçekleşmiştir.

İkinci mesajımız ise, gönderildiği cihazın adından (Arecibo Radyo Teleskobu, Porto Riko) alan Arecibo mesajıdır. 1974 yılında FM dalgası şeklinde gönderilen mesajın içeriği aşağıdaki şekilde görülmektedir. Mesaj, bizim bulunduğumuz noktadan yıldızların bol olduğu yöne doğru gönderilmiştir. Birilerinin duyması ve bize doğru cevap yollaması ümit edilmiştir.

1972, Arecibo Mesajı
1972, Arecibo Mesajı

Şimdi de “Fermi Paradoksu” ile ilgili eğlenceli bir videoyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya sıradan kabulüne göre oluşturulmuş bir video. Bu yaklaşıma göre bir çok potansiyel medeniyet olduğunu belirtmiştik. Buna rağmen neden sinyal alamıyor olabiliriz sorusuna yanıt arıyor video. Türkçe alt yazısı da mevcuttur. Ben keyifle izledim…

(Not: Videoyu oluşturanlar, Drake Denklemi’ndeki parametreleri, Drake’in kendi orijinal çalışmasında kullandığı parametreler kabul etmişlerdir. Bu kabullenmede milyonlarca potansiyel medeniyet olduğu söylenmektedir. Ancak, Drake’in olasılık parametrelerinin çok yüksek olduğu ilerleyen yıllarda ortaya çıkmıştır.)

 

Kaynaklar

[1] Ward, Peter D., Donald Brownlee, and Lawrence Krauss. “Rare earth: Why complex life is uncommon in the universe.” Physics Today 53.9 (2000): 62.

2 YORUMLAR

  1. Başka gezegenlerdeki yaşam arayışında referans noktası olarak yaşam tanımı alınıyor. Bu tanım da bizim insanoğlu olarak kendi adlandırmamız. Aslında diğer gezegenler ve üzerindeki madde/cisimlerden farkımız yok. Sadece bir araya gelmiş atomlarız. Dışarıdan bakan bir gözlemci için uzaya sinyal gönderebilen bir insan ile mars üzerindeki bir kayanın farkı yok. Ha yine de insanı ve yaşam tanımını referans olarak kullandığımızı varsayalım. Madem ki mevcut matematik denklemlerimizle olasılık hesabı yapıyoruz, o zaman şunu da göz önünde bulundurmalıyız: Bir kümenin tanımlanabilmesi için kümenin elemanlarının tamamı sayılabilir ve belirlenebilir olmalıdır (incompleteness theory). Bizim evren kümesi tanımımız, gözlemleyebildiğimiz evren kadar. Dolayısıyla bu data üzerinden olasılık hesaplamak yanlışa götürebilir. “Bir torbanın içerisinden bir top çektik ve sarı renkli olma olasılığı yüzde kaç” gibi bir soru. Ne toplam top sayısı belli, ne de diğer topların sadece renk ile birbirinden ayrıldığı.

  2. “Anatomically modern humans first appear in the fossil record in Africa about 195,000 years ago (see Omo remains), and studies of molecular biology give evidence that the approximate time of divergence from the common ancestor of all modern human populations was 200,000 years ago.[18][19][20][21][22] The broad study of African genetic diversity found the ǂKhomani San people to express the greatest genetic diversity among the 113 distinct populations sampled, making them one of 14 “ancestral population clusters”. The research also located the origin of modern human migration in southwestern Africa, near the coastal border of Namibia and Angola.[23][24]”Wikipedia

CEVAP VER