Erdoğan’ın Ziyareti Öncesi Pakistan’dan Jest

2

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün başlayacağı resmi ziyaretlerinin ilk durağı Pakistan. Burada Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde görüşmeler yapıp ardından Ulusal Meclis ve Senato ortak oturumuna hitap edecek. Pakistan’daki görüşmelerini tamamladıktan sonra ise Özbekistan’a geçecek.

Erdoğan’ın ziyaretinden bir gün önce, yani dün manidar bir gelişme yaşandı. Pakistan hükumeti, FETÖ’ye ait 23 okulda görev yapan 108 öğretmenin aileleriyle birlikte ülkeyi terk etmesini istedi. Bu gelişme bana Fehmi Koru‘nun 24 Ağustos 2016 tarihli yazısını hatırlattı. Yazıda, Joe Biden‘ın Türkiye’ye geleceği gün IŞİD‘in Cerablus’taki varlığına karşı yapılan bombalamanın zamanlamasından bahsediliyor. Aynı zamanda Fırat Kalkanı‘nın da başladığı tarih olan 24 Ağustos’ta gelen Joe Biden, eğer Türk hükumeti böyle bir taarruza kalkışmasaydı; Türk yetkililerden IŞİD’e karşı eylem yapmalarını isteyecekti. Türk hükumeti önce davranarak Joe Biden’ın elinden bu kozu almış oldu.

Pakistan’ın yaptığı da bana göre çok farklı değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seyahatinin ikinci durağına ev sahipliği yapacak olan Özbekistan’ın FETÖ’ye ait okulları zaten kapattığını bildiği için; eğer Pakistan önce davranmasaydı, yetkililerden aynı istekte bulunacaktı. Şahsen Pakistan’ın FETÖ okullarında çalışan öğretmenlere yaptığı ülkeyi terk etme çağrısını olumlu buluyorum. Çünkü yine Fehmi Koru’nun Ben Böyle Gördüm – Cemaatin Siyasetle Sınavı adlı kitabında da bahsettiği üzere; yurt dışındaki Türk okulları aslında FETÖ’nün o ülkedeki gerek ekonomik gerekse siyasi bağlantılarının ilk adımı haline geliyor. Gidilen ülkede okul açarak göze hoş görünen örgüt, zamanla oradaki bağlantılarını Türkiye’deki iş adamları için kullanıyor ve ülkenin iç siyasetini örgütün menfaatine göre yönlendirmek için lobi çalışmaları yapıyordu.

ben-boyle-gordum

AKP hükumeti ve o zamanlar Cemaat olarak anılan örgütün arasının iyi olduğu zamanlar bu okulların Türkiye’ye çok faydası dokundu. Gerek ülke tanıtımı, gerekse uluslar arası ilişkiler açısından Türkiye bağlantıya geçeceği ülkelerle -eğer o ülkede FETÖ’ye ait okul varsa- yapacağı görüşmelere 1-0 önde başlıyordu. Ancak ne zaman ki Cemaat, hükumet tarafından artık FETÖ olarak anılmaya başlandı; akıntı tersine döndü. Uluslar arası arenada Türkiye aleyhine propagandalar yapan FETÖ’nün en etkili silahı yine yurt dışında açtığı okullar sayesinde edindiği siyasi bağlantıları oldu.

Tabii bu demek değil ki okulların temeline dinamit koyup patlatmak gerek. Yönetim ve öğretmen kadrosu değiştikten sonra pek tabii okullar faaliyete devam edebilir. Etmelidir de. Böyle bir çalışma için de yerel hükumetlerle başarılı diplomatik ilişkilerin yürütülmesi gerekiyor. Bu durumda Dışişleri Bakanlığı‘na büyük bir iş düşüyor. FETÖ’nün 120’den fazla ülkede 2.000 kadar okulu olduğunu düşünürsek, bu okulların terk edilmesi Türkiye adına büyük bir ziyan olur.

2 YORUMLAR

CEVAP VER