Alman Basın Konseyi 60 yıldır tarafsız, siyasi baskıların önünü öz-denetimle kesme çabasında.. Hürriyet’i 3 kez kınamış..

0

Alman meslektaşlar siyasi müdahaleden uzak kalabilmeyi öz-denetimi iyi çalıştırmada bulmuş. Bunu sağlayan da bu günlerde 60. yılını kutlayan ‘Alman Basın Konseyi’ (ABK)…

Konsey’in genel sekreteri Lutz Tillmanns’la konuşan Deutsche Welle yayın kuruluşunun Türkçe bölümünden Jülide Danışman Konsey’in yapıp yapamadıklarını öğrenmeye çalışmış.

ABK genel sekreteri Lutz Tillmanns
ABK genel sekreteri Lutz Tillmanns

“Alman basını ne kadar özgür?” sorusuna Tillmanns “Almanya’da basın görece özgür” şeklinde karşılık vermiş.

“Almanya’da güvenliğe ilişkin yasaların basın özgürlüğünü tehdit ettiğine” işaret eden Tillmanns, ‘tanıklık yapmama hakkı, haber kaynağının korunması’ gibi gazetecilik açısından önemli olan ilkelerin Almanya’da da ‘terörle mücadele veya güvenlik nedeniyle feda edildiğini’ söylemiş.

Öyle anlaşılıyor ki, Basın Konseyi, bunun kabul edilebilir sınırlar içinde kalması için de mücadele veriyor.

Danışman’ın haberinden aktaralım:

“1950’lerin başında Alman hükümeti tarafından hazırlanacak basın yasasını engellemek için kurulan Alman Basın Konseyi’nin çalışmaları gazeteci ve yayımcıların gönüllü özdenetim esasına dayanıyor. Konsey Genel Sekreteri Tillmanns, “eğer biz bu özdenetimde bulunmasak belki de siyasetçiler bu konuyla daha fazla ilgilenecekti. Bu hoşumuza gitmeyecek, yasalara aykırı bulacaktık. Bu nedenle devletin basını kontrolü yerine gönüllü özdenetim şart” şeklinde konuştu.

ABK logosu
ABK logosu

Türk gazetelerine de kınama

“Alman Basın Konseyi’nin yetki alanına Almanya’da yayımlanan Türk gazeteleri de giriyor. Genel Sekreter Tillmanns, sık olmamakla birlikte Türk gazetelerine yönelik şikayetler de aldıklarını, bu durumda ilgili haber ve köşe yazılarını Almanca’ya çevirterek değerlendirdiklerini söyledi. Alman Basın Konseyi’nin internet portalındaki bilgilere göre, Hürriyet gazetesine Basın Kodeksi’nin titiz çalışmaya ilişkin ikinci maddesini ihlâl ettiği için 2001 yılında kınama gönderildi. Gazete, 1994 ve 1999 yıllarında da kınamaya maruz kaldı.”

Almanya’da farklı etnik ve dini kökenden insanlar da yaşıyor. Güvenlikle ilgili haberlerde suçluların dinine veya etnik kökenine yer verildiği ve böylece belli bir din veya etnik kökenden bütün insanların hedef alındığı şikâyetleri orada da duyuluyor.

Danışman’ın bunu hatırlatması üzerine, ‘gelen şikayet ve soruların ardından konuyu Alman Basın Konseyi olarak derinlemesine tartıştıklarını ifade eden Tillmanns, failin milliyetinin yazılması konusunda ‘haber merkezlerinde kuşkular oluştuğunu anladıklarını, bunu aşmak için de uygulamaya dönük bir kılavuz hazırlığı’ içinde olduklarını söylemiş.

Kaynak: DW

 

CEVAP VER