Alman (eski) dışişleri bakanı Fischer: “Bildiğimiz Batı’ya elveda” diyor..

1

Joschka Fischer bir zaman Türkiye’de de ismi iyi bilinen bir Alman politikacıydı. Koalisyon hükümetlerinde Yeşiller Partisi’nden dışişleri bakanı görevindeydi (1998-2005) ve o sıfatıyla ülkemize sıkça gelirdi.

Bu girişi yapmamızın sebebi, Joschka Fischer’in geçen hafta yazdığı bir yazı Batı’da bayağı tartışıldığı halde bizim ülkemizde yaprağın kıpırdamaması..

Yazı önemli.

Başlığı ‘Elveda Batı’..

Fischer önce iki kavramı anıyor. Biri ‘West’ bu kavramların, diğeri de ‘Occident’.. İlki için biz ‘Doğu’ ikincisi için de ‘Garp’ diyebiliriz. “Garp” diyor Fischer, “Asırlar boyunca, Alplerin kuzeyindeki Avrupa bölgesi de önemli katkılarda bulunmuş olsa bile, büyük çapta Akdeniz bölgesindeki ülkeler tarafından biçimlendirildi. Oysa ‘Batı’ 20. yüzyılın çocuğudur ve Atlantik’in iki yakasıyla irtibatlıdır.”

Ona göre, 1. Dünya Savaşı, başladığında, bir Avrupa savaşıydı; 1917’de ABD savaşa karışmaya karar verene kadar.. Ondan sonra dünya savaşı oldu.

“2. Dünya Savaşı’nda İngiltere başbakanı Winston Churchill ABD Başkanı Franklin Roosevelt ile bir savaş gemisinde Atlantik Anlaşmasını imzaladı; o anlaşma sonradan NATO’ya evrildi ve 40 yıl boyunca Sovyet tehdidine karşı ortak değerleri paylaşan demokrasilerin bugüne kadar sürdürdükleri bir ittifak sistemi oldu” diyor ve “Trump gelene kadar..” diye de ekliyor Joschka Fischer.

 

 NATO member states

Image: NATO

Sözün nereye geleceğini anladınız sanırım: “Batı, Amerika’nın ihtiyaç olduğunda müttefiklerinin savunmasına koşma güvencesi üzerine kurulmuştur; ABD bu kritik rolü oynamazsa Batılı düzen varlığını sürdüremez; Trump bu rolü oynamaktan vazgeçebilir.. Sonuç olarak, Batı’nın geleceği tehlikede.”

 

Keşke burada giriş bölümünü sunduğumuz yazının bütününü fırsat bulup okuyabilseniz.

Linki

 

1 YORUM

  1. Bu yazının üzerine sayın Fischer’e sormak gerekmez mi madem “Batı” kavramı bu kadar önemliydi kendileri için neden Özellikle Almanya’nın öncülüğünde Dolar’ın hegemonyasını kırmak ve pastadan büyükçe bir dilim koparabilmek için Amerika’ya karşı Euro hamlesinde bulundular?

    Şimdi sen hem Amerika’nın arkasından iş çevireceksin, ben de karşılıksız para basmanın nimetinden faydalanmak istiyorum deyip Amerika’ya darbe vuracaksın, Avrupa Birliğini küresel bir güç olarak piyasaya sunacaksın hem de Amerika’nın başına “güvenlik harcamaları sadece Amerika’nın sırtına yük olmasın gelin bu yükü eşit paylaşalım” diyen adama “Batı” kavramı üzerinden duygu sömürüsü yapacaksın.

    Benim bildiğim Amerikan tüccarları böyle laflarla kandırılabilecek tipler değiller.

    Amerika bedavaya AB’ye güvenlik şemsiyesi sunacak ve bunun yanında da hegemon güç olmasını sağlayan en temel unsur olan dolara darbe vurulmasını da seyredecek öyle mi?

    Avrupa her alanda Amerika’nın altını oyacak ve Amerikalılar da Avrupalılara karşılıksız bir güvenlik garantisi sunacak öyle mi? Gerçekten bunu mu istiyorlar?

    Ayrıca zaten Mr. Obama kendi elleriyle Suriye’yi Rusya’ya teslim etti. Daha koltuğuna oturmadan Trump’ı Suriye konusunda eleştirmenin sebebi ne kesinlikle anlaşılabilir değil. Keşke sayın Fischer yazısında Obama’ya da iki kelam etseymiş.

    Trump’ı ucuz siyasi analizlerle baskı altına almaya çalışmaları bana çok garip geliyor….

CEVAP VER