Kıbrıs konusunda çözüme sahi yakın mıyız? Cenevre’den gelen haberler..

1

Kıbrıs görüşmelerinin son safhasındayız.

Çözüme çok yakınlaştık..

Pazartesi gününden bu yana, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in katıldığı görüşmelerin yapıldığı İsviçre’nin Cenevre kentinden bu yolda haberler geliyor.

En son BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, “Pek çok konu çözüme kavuştu, diğerlerinde de çözüme yakınız” açıklamasını yaptı.

Acaba?

Kuşkumuzun iki sebebi var.

İlki teknik: İki taraf arasındaki en önemli ihtilâf ‘mülkiyet’ üzerinedir ve sorun öyle kolay çözülebilecek gibi değildir.

Her görüşme turu o noktada kilitlenerek boşa çıkar.

Bu defa? Kuşkuluyuz.

İkincisi de, görüşmelerden anlaşma çıkınca Türkiye’den Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Cenevre’ye gideceği daha önce açıklanmıştı; şimdi ise Başbakan Binali Yıldırım’ın orada bulunacağı duyuruldu.

Tabii Başbakan Yıldırım’ın adının açıklanması da Rum tarafını belli bir çizgiye getirmek için Türk tarafınca düşünülmüş olabilir.

Yine de…

Umarız bu defa iki tarafı da tatmin edecek bir sonuca ulaşılır.

 

1 YORUM

  1. YAŞASIN BAĞIMSIZ KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
    Sunulan bu deklarasyon;
    Gerçekte Türk adaları ve toprakları olan Kıbrıs’ı, Batı Trakya’yı, Girit’i, Ege’deki 12 Ada dahil Ege Adalarını Yunanistan’ın işgalini kabul etmeyen,
    Ege Denizi’ni Türk milletinin hayat alanı olarak kabul eden,
    Batı emrindeki Yunan iktidarlarının Türkiye’yi ve Yüce Türk milletini hedef alan Megali İdea iddialarını tanımayan,
    Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti ve Kıbrıs Türk halkı üzerine emperyalist güçlerin maşası olarak yaratmaya çalıştığı uluslararası yoğun siyasi baskıya karşı
    kararlılıkla direnmeyi ve mücadele etmeyi kabul eden vatanseverler tarafından kaleme alınmıştır.
    Bu bildiride imzası bulunanlar Türk Milleti adına, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temsilcilerinin katılacağı 9-12 Ocak 2017 tarihlerinde Cenevre’de yapılacak müzakerelerde Türk Milleti’nin Milli Kıbrıs Davası’nda asla vazgeçilemez olarak kabul ettiği aşağıdaki esasları ve kırmızıçizgilerini ortaya koyar:
    Madde – 1
    Türkiye, resmen tanıdığı Bağımsız ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınmasını ve uluslararası toplumun bir üyesi olmasını sağlayacak politikaları uygulamaya koymalı ve bunun gereklerini yerine getirmelidir.
    Madde – 2
    Rumlarla federasyon tezine dayalı ve Türk halkını azınlık statüsüne düşürecek bir anlaşma kabul edilemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının Rum halkıyla eşit egemenlik hakkına ve kendi geleceğini belirleme hakkına sahip bağımsız ve özgür bir halk olduğunu kabul etmeyen hiçbir anlaşma kabul edilemez ve müzakerelerde bir ilerleme sağlanamaz.
    Madde – 3
    Toprak tavizini öngören, mülkiyette kullanım hakkını, iki kesimlilik ve iki devletlilik gerçeğini dikkate almayan, uluslararası antlaşmaların Türk halkına sağladığı anayasal hakları ve hürriyetleri yok edecek, Türk halkını yeniden göç etmeye zorlayacak ve 1974 Barış Harekâtı öncesi katliamlar dönemine götürecek, Barış Harekâtı ile sağlanan barışı ve istikrarı bozacak sözde “çözüm federasyonu” anlaşması kabul edilemez. Türkiye ve Kıbrıs Türkleri için 1974 öncesine dönüş kesinlikle düşünülemez. Toprak, mülkiyet, anayasal haklar yeniden göç ve benzeri konular, özellikle garantiler ve güvenlik konularının hiçbir şekilde ayrı ayrı paketler halinde ele alınması kabul edilemez. Bu konuların ayrı paketler halinde ele alınması Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için korkunç bir tuzak olacaktır.
    Madde – 4
    1959 Zürih ve Londra, 1960 Lefkoşa Antlaşmalarıyla kazanılmış haklarımız ve statülerimiz asla değiştirilemeyecek şekilde sürekli olarak saklı kalacaktır. Hiçbir platformda bu hakların münakaşasını kabul etmeyiz. Türkiye’nin garantörlüğünü, Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki haklarını hiçbir şekilde müzakere ettirmeyiz.
    Madde – 5
    1974 yılında Kıbrıs’ta yaşayan Türkleri ve Rumları Samson darbecilerinin zulmünden ve katliamından kurtaran Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri sürekli Kıbrıs’ta kalacak, bir geri adım atılmayacaktır. Kıbrıs Türk halkı, güvenliği ve geleceği EOKA terörist çeteci zalimlerinin karşısında kılları bile kıpırdamayan İngilizlere ve mazisi malum katliamcı Rum yönetimine bırakılamaz.
    Madde – 6
    Aşikâr olan bir gerçek vardır. O da Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının menfaatleri ancak, tarihten ve coğrafyadan gelen bir Türk toprağı olan Kıbrıs’ın savunulması, sadece Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlük hakkını sağlayan Garanti ve İttifak Antlaşmalarının aynen devamı ile sağlanabileceğidir. Türk milleti, güvenlik, barış, huzur ve istikrar içinde yaşamak istiyorsa, mutlaka bu menhus Elen ablukasını yırtıp atmalıdır.
    Kıbrıs, Girit, Rodos, 12 Ada ile Ege Denizi’ndeki diğer Türk adaları ve Batı Trakya, Halep, Erbil, Kerkük… Anavatanına mut-mut-laka kavuşacaktır!
    —–
    Not: Çok kısa sürede yüzbinlerce duyarlı vatandaşın, sancaktarın, millî vicdanın sesi olmuş ve Kıbrıs davamızın çığlığı olmuş bu bildiri kısa surede milyonlara tırmanmış durumda. Birkaç gün içinde on milyonlarca vatandaşın ve Türk milletinin kararı olacaktır. Millî iradenin bayrağının altına katıl.
    Bu kampanyanın teslim edileceği kurum:
    TÜRK MİLLETİ
    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

CEVAP VER