Abdullah Gül Astana’da konuştu: “Açık toplum, düşünce ve ifade özgürlüğü evrensel değerlerdir”

0

Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kazakistan’ın başkentinde yapılan ve çoğunluğunu Avrasyalı konukların teşkil ettiği Astana Club 2017 etkinliğinde konuştu.

Gül konuşmasında ağırlıklı olarak Avrasya’nın ekonomik geleceği konusunu işledi.

Konuşmasının satır başlıkları şöyle:

“Bölgemizde müthiş gelişmeler yaşanıyor; dünyanın ekonomik ve siyasi merkezi Avrasya’ya doğru kayıyor. Torunlarımız gücün bugünkünden çok farklı dağıldığı bir dünyada yaşayacaklar. Bu Asya için büyük bir fırsat. Eğer dünya liderleri bu geçişi iyi yönetebilirlerse herkes için barış ve refah daha kolay sağlanabilir.

“Yakın dönemin tarihine baktığımızda büyük güçlerin çıkarları Avrasya üzerinde çatışmaya devam edeceğe benziyor; bundan kaçınmak yerine, kendi vatandaşlarımızı daha iyi hayatlar yaşamaları için bu durumdan nasıl yararlanabiliriz diye sorup kendimize sağlıklı kanallar oluşturmalıyız.

“Küreselleşmeye artık yalnızca Batı liderlik etmiyor, Çin ve Rusya gibi güçler de devrede.

“Çin uluslararası ticarette rolünü artırmak için yepyeni projeler geliştiriyor.

“Rusya’nın da kendisine özel ekonomik vizyonu var; Avrasya Ekonomik Birliği (EEU) ile ekonomik işbirliği için zemin oluşturdu.

“Çin ve Rusya’nın bölge ülkeleriyle ilgisinin olumlu bir gelişme olduğuna inanıyorum. Bununla birlikte, 20. yüzyılın Batı tarafından yönlendirilen liberal kurumlarıyla rekabet halinde bir yeni düzen kurmamız gerektiğini söylemiyorum.

“Geçmiş yüzyıllarda Avrasya üzerindeki rekabet vekalet savaşlarına ve espiyonaja yol açtı; şiddetin bugün de bütünüyle ortadan kalkabileceği hayalini kurmayalım. Hukuk düzeni ve ekonomik rekabet üzerine dayalı bir sistemin temellerini atabilirsek riskleri azaltabilir ve kazanımlarımızı geniş kitlelere yayabiliriz.

“İşbirliğinin önünde tehditler de var.

“Bunlardan biri, Myanmar’da yaşanan Müslümanlara karşı Budistlerin giriştiği türden dini şiddete de yol açan radikal siyasi düşüncelerdir. Avrasya’da Selefi gruplar var ve baskıcı yönetimler bunların işine yarıyor. Asya ülkeleri dini gruplara baskı uygulamayı sürdürürlerse yalnızca bölge ülkeleri arasında değil global güçler arasında da güvensizliğin tohumlarını atmış olurlar.

“Bir diğer tehdit, ekonomik gelişmenin yanlış yönetilmesidir.

“Diğer bir tehdit de popülizmdir.

“Türkiye ve Kazakistan gibi bölgesel oyuncuların oynayabilecekleri önemli roller var.

“Kazakistan’ın Avrupa ile enerji anlaşmaları yaparak ekonomisini farklılaştırması akıllıca bir karar. Bürokratik elitlerini eğitmesi de öyle.

“Sistemlerimizin siyasi açıdan gelişmesini de ihmal etmemeliyiz. Açık toplum, düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü yalnızca Batılı idealler değildir, evrensel ideallerdir. Siyasetin muhtemel sıkıntılarını da zihnimizde tutarak bunları ciddiye almalıyız.”

Konuşmanın İngilizce tam metni için

CEVAP VER