Ticareti kısıtlayıcı tedbirler ile ticari gerilimler, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma için ciddi tehdit..

0

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Japonya’nın Tsukuba şehrinde düzenlenen G20 Ticaret ve Dijital Ekonomi Bakanları Toplantısı’nın ikinci gününde “Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Büyümeye Katkı Sağlayacak Ticaret ve Yatırımın Desteklenmesi” oturumuna katıldı.

Ticaretin ülkelerin kalkınması için lokomotif rolü bulunduğunu belirten Pekcan, ticareti kısıtlayıcı tedbirlerin ve ticari gerilimlerin artmasının kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi konusunda ciddi tehditler oluşturduğunu ifade etti. Pekcan, bu zorlukların ticaretin faydalarını engelleyeceğine işaret ederek, “Açık, serbest ve kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemi, ticari avantajlar elde etmenin ön şartıdır.” diye konuştu.

Çok taraflı diyaloğu geliştirmenin önem taşıdığına dikkati çeken Pekcan, “Politika yapıcıların bazı kısa vadeli zorluklara cevap olarak korumacı önlemler almaları anlaşılabilir bir durumdur. Ancak bu önlemler küresel tedarik zincirlerini bozan ve sisteme olan güveni azaltan korumacılığın artmasının önünü açıyor. Bu nedenle, akıllıca kararlar vermeliyiz. Kısa vadeli çıkarlar için geleceğimizi feda edemeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Pekcan, işletmelerin, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasına katkı sağlayan en önemli kurumlar olduğunun altını çizerek, B20’nin önerilerinin sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Yatırımların sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez olduğuna inandıklarını belirten Pekcan, bu çerçevede adil ve serbest bir yatırım ortamı sağlamak gerektiğini, bu nedenle, B20 önerilerine çok değer verdiklerini vurguladı.

KOBİ’lerin de ekonominin kilit oyuncuları olduğunu ifade eden Pekcan, KOBİ’lerin uluslararası ticarete entegrasyonlarını güçlendirmeye büyük önem verdiklerini anlattı. Pekcan, “Bu nedenle KOBİ’lerimizi desteklemenin kapsayıcılık politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Pekcan, “Uluslararası Ticaretteki Güncel Gelişmeler Üzerine G20 Diyaloğu” oturumunda yaptığı konuşmada da uluslararası ticaretin büyümesinin birçok ülke için ekonomik büyümenin en önemli itici gücü olduğunu söyledi. Ancak son dönemde korumacılık ve ticarete getirilen kısıtlamalar sorucu tek taraflı gümrük vergisi artışlarının küresel ticaret politikalarını şekillendirmeye devam ettiğini dile getiren Pekcan, G20’nin, ticaret gerginliklerinin azaltılmasına katkıda bulunan politikaları tartışmak için kendilerine değerli bir platform sunduğuna inandıklarını kaydetti.

Ticareti kısıtlayıcı tedbirlerin getirilmesinin, dünya nüfusunun yaşam standardı, ihracatçılar ve yatırımcılar arasındaki güven üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirten Pekcan, artan ticari gerilimlerden kaynaklanan belirsizliğin, ticaret ve yatırımdaki sınırlı artışın ardındaki ana neden olduğunu ifade etti.

Kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemine bağlılıklarını yenilediklerinin altını çizen Pekcan, “DTÖ reform sürecini, herkesin daha fazla gelişebileceği, daha adil ve daha serbest bir ticaret ortamı sağlama amacıyla DTÖ’yü güncelleme fırsatı olarak görüyoruz. Çok taraflı sistemin herkes için çalışmasını sağlama konusunda mücadeleye hazır olmalıyız. Bu bağlamda, her türlü girişimin ayrımcı olmayan bir şekilde ve DTÖ kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesinin sağlanmasının son derece önemli olduğuna inanıyoruz.” dedi.

Pekcan, Piyasa Temelli Yatırım Kararlarını Destekleyici Güçlü Bir İş Ortamının Yaratılması Oturumu’nda da sağlam bir iş ortamı sağlamanın, ticaret, yatırım ve sürdürülebilir büyüme konusunda lokomotif işlev gördüğünü belirterek, üretim aşamalarının küresel olarak iç içe geçtiği bugünün dünyasında, açık, ayrımcı olmayan ve öngörülebilir ticaret ile yatırım ortamının öneminin her zamankinden daha fazla arttığını kaydetti.

”Türkiye, çok taraflı ticaret sisteminin sadık bir destekçisi”

Bakan Pekcan, “DTÖ Reformu, İkili ve Bölgesel Ticari Anlaşmalarındaki Son Gelişmeler” konulu oturumda yaptığı konuşmada, G20’nin, müzakere kapsamı dışında siyasi diyalog için bir platform olduğuna dikkati çekerek, G20 tarafından gönderilen siyasi mesajların DTÖ reform sürecini hızlandırabileceğini ifade etti.

Merkezinde DTÖ’nün bulunduğu, kurallara dayalı çok taraflı ticaret sisteminin, uluslararası ticaret için en önemli unsur olduğunu belirten Pekcan, bu nedenle, DTÖ’nün karşı karşıya olduğu krizle başa çıkmak için derhal harekete geçmek gerektiğini vurguladı. Pekcan, Türkiye’nin, çok taraflı ticaret sisteminin sadık bir destekçisi olduğuna işaret ederek, DTÖ reform tartışmalarını, örgütü güncel tutarak güçlendirmek için bir fırsat olarak gördüklerini söyledi.

Bakan Varank'tan G20'de 'Boeing' çıkışı

G20’de Boeing çıkışı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, G20 temasları kapsamında katıldığı Dijital Ekonomi Bakanları Toplantısı’nın ikinci oturumunda yaptığı konuşmada, yapay zekanın, kapsayıcı büyümeyi, sürdürülebilir kalkınmayı ve küresel refahı teşvik ederek insanoğlunun çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Varank, yapay zeka sistemleri tasarlanırken hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlerin gözetilmesi, farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ederek, bu doğrultuda istikrarlı ve hassas bir süreç yürütülmesi, dürüst ve adil bir ekosistem oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

Hükümetlerin, güvenilir bir yapay zeka sistemi için çok paydaşlı ve uzlaşıya dayalı küresel teknik standartlar geliştirmesi gerektiğini dile getiren Varank, şöyle konuştu: “Yapay zeka temelli teknolojilerde yapılacak en küçük hatalar dahi devasa kazalara sebep olabilir. İşte, Boeing 737 Max örneği ortadadır. Bu kazalarda yitirilen hayatların, hava yolu şirketlerinin kaybettiği milyarlarca doların hesabını kim verebilir? Bundan dolayıdır ki yapay zekanın geleceği uzay ve havacılık sanayisinde olduğu gibi bir avuç büyük şirketin inisiyatifine bırakılamaz. Biz Türkiye olarak yapay zeka ile ilgili meselelerin ele alınacağı, her ülkenin eşit haklara sahip olduğu küresel bir oluşum kurulması taraftarıyız. Yaptığımız G20 toplantısının en büyük çıktısının da bu yolda atılacak adımlar olduğu görüşündeyiz.”

CEVAP VER