PYD/YPG/PKK ve IŞİD… Mossad ve ötekiler…

1

Son günlerde PYD / PKK uzantısının IŞİD ile ilgili ortak paydalarda bulundukları ve bu amaçlara yönelik çalışacakları konusunda ciddi çalışmalar olduğu gözle görülüyor. Bu eminim ki kimseyi şaşırtmaz. Zira daha önceleri de “çıkarları” doğrultusunda bu örgütler dirsek temasında bulunmuşlar, hatta coğrafi haritalar üzerinden “eylem” planlarını ortaklaşa yapmış oldukları bilinmektedir.

Bu konuyla ilgili önceki günlerde “Tampon Bölge Hakkımız” konulu bir yazım olmuştu. Takip edenler muhakkak bileceklerdir. Fakat bu konu özellikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Zira Türkiye Cumhuriyeti için, uzmanların da hassasiyetle yaklaştıkları bir başlıktır.

Görüntüde taban tabana zıt olan bu üç (aslında iki) örgüt gizli kapılar ardında ortaklaşa çalışırlar. Nasıl ki? IŞİD’in elinde bulunan Toyota marka araçları ABD ve İngiltere 2013 yılında Beşar Esad’a karşı kullanılmak üzere Özgür Suriye Ordusuna göndermiştir. Ama bugün o araçların tamamı IŞİD kontrolüne geçmiş bulunmaktadır. IŞİD bunları bir gece gidip otoparklardan gayri resmi yollarla elde etmedi. Birileri, bir şekilde bunlarla oturdu ve bu konuyu “pazarlık maddesi” yaptı. Bu, iki örgütün, PKK ve IŞİD’in ortak çalıştığının ilk resmi belgesidir. Peki, Irak’ta Toyota Araçlarının servis sağlayıcısı kimdi? Satın alınabilir Toyota araçlarının bayiliği? Adı “Serdar Group” olan Kürt bir Irak’lıya ait ve Neçirvan Barzani’ninde ortaklığını yaptığı şirkettir. PKK / PYD yakını olduğu aleni ortada olan bir şirketin IŞİD’e sıfır model Toyota Hilux 4 X 4 tek kabin pikap sattığı faturalarla belgelenmektedir.

Soner Yalçın bunu kendi köşesinde zamanında işlemişti.

Barzani ile IŞİD arasında da bazı organik bağlar olduğu bilinmektedir. Ve bu artık “gizli bilgi”den çıkıp “ayyuka” ulaşmıştır. Irak yönetiminin elinde bulundurduğu bir belgede 18 Eylül 2001 tarihli olan MOSSAD çalışanlarından da bazılarının adlarının geçtiğinden, belge “Gizli”lik derecesi en yüksek seviyede tutulmuştur. Ancak 2001 yılında belgede yazanlar konusunda şöyle bir ibare vardır: “Radikal Sünni – Selefi kardeşliğinin ortak düşmanı olan Şii yapılanmasına karşı kurulmuş olan… … …” Boş bırakılan yerlerde neler yazdığını tahmin edebilirsiniz sanırım.

ABD’nin Akdeniz’e kıyısı olan bir Kürdistan fikri uzun zamandır bilinen bir gerçekken, IŞİD’in o bölgedeki Türkmen ve Şii Arapları temizleyerek yarattığı boşluğun bugün kimler tarafından doldurulduğu da apaçık ortadadır.

Ve şimdi siz bana “Hayır canım, PKK ile IŞİD taban tabana zıttır. Asla!” diyebilir misiniz?

O bölge hakkında konuşabilmeniz için önce o bölgeyi bilmeniz gerekir. Mızrak ucu gibi sivri ve sert kayaların üzerinde yürümüş olmalısınız. Saatlerce susuz kalmış, en yakın su kaynağına ulaşabilmek için kilometrelerce aç ve arkasız mücadele etmiş olmalısınız. Karşınıza çıkan doğal yada insan temelli tüm engelleri bir avuç su için kavga ederek ilerlemiş olmalısınız. Türkmenlerle yemek yerken, Kürtlerden su alırken, Şii Araplarla açık, bol şekerli (kıtlamalı) çay içerken tüm bunlara vasıl olmanız ne yazık ki pek mümkün değildir. IŞİD militanlarını görmeniz gerekir, kullandıkları aracı, aracın üzerindeki 20 MM topu, o topun sesini, o topun mermisinin düştüğü yeri bilmeniz gerekir. Tüm bunlardan, yani o bölgede nefes aldıktan, postallarınız parçalana kadar yürüdükten sonra, ağzınızdan ancak söyleyebileceğiniz bir kaç kelime ya çıkar ya da zorlamakla ancak oluşur.

Baskın yapılan bir “Örgüt Lojistik Şubesi” gibi çalışan bir mağarada siz hem IŞİD militanlarını hem de PKK’lı örgüt üyelerini aynı toprak üstünde ölü halde bulursanız kimse sizlere bu iki örgütün aslında “taban tabana zıt ve ayrı çalıştığı” konusunda iknada bulunamaz. Bulunsa bile bunlar beyhude çabalardır. Gözlerinizle gördükleriniz bir yandayken diğer yanda duyduklarınızın ne önemi vardır?

Toyota, Barzani, MOSSAD ve PKK / IŞİD yapılanması… Hepsini bir kalemde bir kenara iteklediğinizde, Siyah Bayrak altında hareket eden bir araca yapılan saldırı sonrası araç içinden PYD / PKK ile ilgili dökümanları (tabii yanmamış olanları) bulduğunuzda fikir netleşir: “Bunlar birlikte çalışıyorlar…”

PYD / PKK örgüt üyelerinin kontrolünde olan bir hapishaneden “bir gecede” salıverilen fanatik bir IŞİD militanının Hatay’da bomba yüklü bir araçla Türkiye’ye girmek üzereyken yakalanması, PYD / PKK’nın hümanizm adı altında IŞİD militanını kendi kontrollerinde olan cezaevinde salıverdiğini göstermez. Bir pazarlık dönmüş, taraflar el sıkışmış ve tekerler dönmeye başlamış… Nereye? Türkiye’ye doğru… Türkiye… Üç çetrefilli örgütün de baş düşmanı… Ve tabii bu olayın öncesinde ABD’nin Suriye’den çekileceği, Beşar Esad’ın TV’lerde canlı yayınlarda “ABD çekilince sizi Türkiye’nin saldırısından kim koruyacak?” şeklindeki açıklamalarından sonra o kamyonun tekerlerinin dönmesi bizlere şunu göstermez mi? “IŞİD, PYD / PKK ile ortak çalışıyor…”

Barzani ve MOSSAD’ın kafa kafaya verip 2001’de kurdukları IŞİD bugün can çekişen ve son barutunu tüfeğine tepeleyen bir örgüttür. Ama ya uyuyan hücreleri, “Yalnız Kurt” eylemcileri… Bunlar tamamen bir muamma içinde yan dairenizde, iki blok ötede, arka sokağınızda yaşamaktadırlar. Daha önce demiştim; “Uyanık olmamız lazım…” Şimdi tekrarlıyorum: “Daha da uyanık olup, daha da gözümüzü açmamız lazım…”

Kanlı bir terör saldırısının kurbanı olmasak bile bunu acı içinde TV’lerde görmemiz çok uzak değildir.

1 YORUM

  1. İddialar gerçekten müthiş.Peki bu konuyla ilgili birşeyler yapılıyormudur?Sanırım siz eski çalışanlardansınız.Bu konuda bizi bilgilendirirseniz çok iyi olur

CEVAP VER