Herhangi bir topluluğa dahil olmak sizi olduğunuzdan farklı kılar mı?

3

İnsanlar, tarih öncesi bir içgüdüyle kendilerini savunmasız hissetmemek için bir gruba dahil olma ihtiyacı hissederler. Başlarına herhangi bir olumsuzluğun gelmesine bağlı oldukları grubun engel olabileceği düşüncesi bilinçaltılarında döner durur.

Bu gruplar din, milliyet, spor kulübü, müzik tarzı vb. konular etrafında toplanmış olabilirler. Siz de etrafınıza biraz daha dikkatli bakarsanız bu grupların varlığını kolayca fark edebilirsiniz.

En basit örnek olan futbol kulübü taraftarlığıyla başlayalım isterseniz.

Aklı başındaki spor severleri tenzih ederek konuşmam gerekirse; “tüm Fenerliler şöyledir”, “tüm Cimbomlular böyledir”, “ne kadar Beşiktaşlı varsa bilmem ne olsun” gibi söylemleri özellikle futbol maçlarının olduğu günler biraz kulağınızı kabartırsanız sizler de duyabilirsiniz.

Herhangi bir milliyete tabi olmak da böyle söylemlere maruz kalmanıza sebep olabiliyor maalesef.

Bu söylemlerin olumluları da olumsuzlar kadar gerçek dışı ve tehlikeli. Nasıl ki dünya üzerindeki her Alman disiplinli değilse, her Japon‘un IQ’su 140 değilse; her Arap pis değil, her Çingene de hırsız değil.

Bunlar gerçek dışı örneklerdi. Tehlikeli olanlar ise 20. yüzyılda, dünya üzerinde görülmüş en büyük savaşlara sebebiyet veren milliyetçi söylemler ve ideolojilerdi.

Hitler çıktı ve Almanların diğer bütün ırklardan daha üstün olduğuna halkını inandırdı ve peşinden sürükledi. Topraklarında yaşayan ve Alman olmayan milyonlarca insanı avladı, öldürdü, soylarını kırdı.

Bunun bir örneği de Cumhuriyet döneminde Türk ve Sünni olmayan herkese karşı uzun bir süre boyunca yapıldı. Üstelik Osmanlı‘nın yıkılmasına sebep olan en büyük etkenlerden birinin milliyetçilik olduğu unutularak.

Hayır, size burada Osmanlı güzellemesi yapmayacağım. Dikkat çekmeye çalıştığım konu; gerçek dışı ama söylendiği zaman hitap olunan kişilerin kendilerini iyi hissettikleri söylemlerin ne kadar tehlikeli olduğu.

Hayır, bir Türk dünyaya bedel değil.

Almanlar üstün ırk değil. Hayır, her Müslüman terörist değil. Hayır; her Yahudi, Müslüman düşmanı değil. Her Hristiyan, Türk düşmanı değil. Her ateist ahlaksız değil.

Bunları tek tek saymak zorunda kalmak gerçekten üzücü ve zor benim için. Ancak saymam gerektiğini hissediyorum çünkü her gün bunların gerçekliğine inanan birçok insanla karşılaşıyorum.

Bunların gerçekliğine inanan insanlar, bir anda kendilerini düşmanlarla dolu bir havuzda zannettikleri için bağlı olduklarını hissettikleri gruplarla iyice kemikleşme ihtiyacı duyuyorlar. Çünkü, aslında olmayan düşmanlarından korkuyorlar.

Hayatta koyun olmaktansa çoban olmayı tercih etmiş; zeki ama her zaman ahlaklı olmayan kimseler de insanların bu zaaflarından faydalanarak tarih boyunca hep birilerini sömürmüş, birilerini bölmüş, birilerini yönetmiş ve kendilerine kâr sağlamışlardır.

Siz siz olun, koyun olmayın. Çobanlığa da oynamayın. Çünkü kimsenin bilinçsel zaafı, oynamanız için oyuncak değildir. Onları bilinçlendirmeye çalışın. Çocuklarınızı sürünün bir parçası olarak değil, hür ve kendi tercihleri olan bireyler olarak yetiştirin.

Bunu yaptığımız zaman dünya çok daha güzel ve yaşanır bir yer olacak, inanın bana.

3 YORUMLAR

  1. ‘Üstelik Osmanlı‘nın yıkılmasına sebep olan en büyük etkenlerden birinin milliyetçilik olduğu unutularak.’ iddianız, bence tarihe uymuyor (kendini hiç milliyetçi tanımlamayan biriyim). Bizdeki milliyetçilik (fikir ve kuvva olarak) 1940-50’lerden sonra varolmaya başlamıştır. Tabii, hayatta somut gerçeklik haline gelme anlamında. Ancak, yazınızın ruhunu sevdim, kolay gelsin

    • Merhaba,

      Yazımı okuduğunuz ve yorum yazdığınız için teşekkür ederim.

      Orada kast ettiğim Balkan Savaşlarına sebep olan ve Osmanlı’nın yönetiminde bulunan balkan halklarının milliyetçi duygularla bağımsızlık mücadelesine kalkışmasıydı. Bana göre Osmanlı İmparatorluğu eğer zamanında “Osmanlılık” kimliğini gayri-Türk ve gayrimüslim halklarına yeteri kadar empoze edebilseydi tarihin seyri şimdikine göre farklı olurdu. Yani ümmetçilik yerine milliyetçilik belki de Osmanlı’yı kurtaracaktı. Tabii bu benim görüşüm.

      Saygılarımla

  2. Milliyetçilik ve onun türevi ideolojilerin tamamı her ne kadar sevimli, zararsız gösterilmeye çalışılsa da çoban-koyun psikolojisinin ve ötekileştirmenin temelinde yatan sebeptir. Milliyetçilik ulus-devletin inşası sürecinde yüceltilmiştir ama unutulmamalıdır ki en küçücük milliyetçilik fikri bile bilinç altımızda kendimizi yüceltme, ötekini aşağılık görme olarak birikir birikir ve bütün bu birikimlerin sonucunda yüz milyonların canını yakan iki dünya savaşı yaşanmıştır. milliyetçilik ve şovenist söylemler toplumları adım adım savaşa götüren çok tehlikeli, çok sinsi ideolojilerdir.

    Emeğinize sağlık, bu dönemde hala böyle düşünebilen insanların olması umut verici.

CEVAP VER