Kılıçdaroğlu: Kendi ipini çeken bir başbakan ile karşı karşıyayız

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. “Milletimizin başına gelen bütün felaketler, kendi talih ve geleceklerini başka birinin eline vermesinden kaynaklanmıştır.” diyen Kılıçdaroğlu, bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin bundan sonra egemenliğinin bir kez daha tek bir kişinin eline vermesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: CHP adına önceki genel başkanımız sayın Deniz Baykal tarihe geçecek bir konuşma yaptı. Biz kendi çıkarımız için değil, partimizin de çıkarı için değil, bu milletin çıkarı için mücadele eden bir partiyiz. Çok partili hayatı bu ülkeye getiren partiyiz. Herkesin düşüncesine saygı duyan bir partiyiz. Dolayısıyla bizim adımıza konuşan önceki genel başkanımız CHP’ye yakışan tarihe not düşen bir konuşma yapmıştır.

Anayasa dayatma şeklinde olmaz, uzlaşma kültürü olmalıdır. Oylama yapılırken ‘Ben evet oyu kullanıyorum’ diyen biri var mıdır orada? Hayır. Herkes gitmiştir, oyunu vermiştir. Şimdiye bakıyorum, anayasa değiştirecek ortam var mı? OHAL var. Kimse korkudan konuşamıyor, her an herkes tutuklanabilir, her an herkesin mal varlığına el konabilir. Anayasa değişikliği yapılacak TBMM’nin etrafında TOMA’lar, polis araçları. Ya ne oluyor savaş mı var, TBMM’ye saldırı mı var?

Böyle bir ortamda biz anayasa değiştiriyoruz. Ulusal Kurtuluş Savaşımızda böyle bir şey oldu mu? Üniversiteler, rektörler, barolar konuşamıyor. Dün Ankara Baro Başkanı konuşma yapacak, kıyametler kopuyor nasıl açıklama yapar diye. Niye korkuyorsunuz açıklamasını yapsın. Bu ortamda biz anayasayı değiştireceğiz diyorlar. Anayasada ne değişecek, kimsenin haberi yok. İktidar partisine televizyonlardan canlı yayın verin diyoruz, vermem diyorlar. Vatandaşın bilgisi olması lazım. Böyle bir ortamda, dayatma kültürüyle halktan habersiz anayasayı değiştirmek istiyorlar. 15 Temmuz kontrollü darbe girişiminden sonra 20 Temmuz’da sivil darbe yapıldı. Kimse unutmasın bunu.

On binlerce kişi memuriyetten atıldı, binlerce kişi üniversitelerden atıldı, 147 gazeteci tutuklandı, er ve erbaşlar hapse atıldı. AYM dahil siyasal iktidara teslim oldu, demokrasi ve hukuktan vazgeçti. Bir milyondan fazla mağdur aile yaratıldı. İnsanlar açlığa mahkum edildi. Hiçbir dönemde söylenmeyen şu cümle kuruldu; açlarsa ağaç kökü yesinler. Bunu söyleyen insan zaten insan olamaz. Şimdi yeni anayasa yapacağız diyorlar, niye yapıyorlar? Düne kadar yoktu. Birden bire niye çıktı ortaya.

Neyine yetmiyor cumhurbaşkanlığı, neyine yetmiyor. Bu ülke seni aldı milletvekili yaptı, genel başkan yaptı, cumhurbaşkanı yaptı, başbakan yaptı, bir köşk değil 1100 odalı Saray verdi daha ne istiyorsun ya bir otur yerinde. Tarafsız davrandığı sürece hep saygı gösterdim. Türkiye’nin bu kadar derdi var ya illa bu mu olacak. Tarafsız olan bu cumhurbaşkanı, aynı zamanda kendisinin tüm milletvekillerini belirleyecek.

TBMM’nin üzerine vesayet kuracağım demektir bu. Birisi benim sözümden çıkarsa ertesi gün onu listemden sileceğim demektir. Böyle bir anlayış olabilir mi, cumhurbaşkanısın. Cumhurbaşkanı pozisyonunda olan biri bunu yapmamalıdır. Bu sadece Erdoğan sorunu değil, yarın başka birisi çıkarsa ona da karşı çıkarız. Kişilerden bağımsız olarak sorunu ele alıp anlatmak zorundayız. Başbakanlık tamamen kaldırılıyor, böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez kendi ipini çeken bir başbakan ile karşı karşıyayız o da Binali Yıldırım.

Bu anayasa geçerse hükümet güven oyu almayacak, kaldıracaklar onu. Bakmayın millet seçmiş, otursunlar oturdukları yerden alsınlar aylıklarını diyecekler. Güven oyu aldıktan sonra oturursun ben güven oyu aldım ki icraatımı yapıyorum dersin. Bizim 100 yıllık birikimlerimizi çöpe atıyorlar, amaç ne? TBMM’yi cumhurbaşkanlığın arka bahçesi haline getirmek. Kurtuluş Savaşı’nı yürüten Meclis, 15 Temmuz’da üzerine bombalar yağarken darbecileri püskürten Meclis bir kişinin arka bahçesi haline dönüşecek. Milli Kurtuluş Savaşımızın tarihine ihanettir. Bu anayasa değişikliği teklifi yürürlüğe girerse gensoru verileyemeyecek, bakan istediği kadar götürsün malı. Nasıl bir anlayıştır?

CEVAP VER