Başbakan: Bu yargılama 40 yılın hesaplaşmasıdır

0

Başbakan Binali Yıldırım, Adli Veri Bankası tanıtım töreninde konuştu. “‘Trafikte hız felakettir, internette hız berekettir’ derdik. Şimdi buna ‘Adalette, yargıda hız berekettir’i ekliyorum.” diyen Yıldırım, şunları söyledi:

“Hızlanmamız lazım, geç kalan adalet, adalet değildir. Geciken adalet yargıya olan güveni azaltır. Ancak erken hüküm vermenin getireceği sıkıntıları sizler, bizlerden daha iyi bilirsiniz. Ancak vatandaş tarafından baktığımız zaman geciken adalette yargıya olan güveni azaltıyor. İşte bunun için Adalet Sarayları yaptık. Saraylar çok güzel, binalar çok güzel. İçerisi daha önemli, orada karar verilecek insanlar, alınacak kararlar hepsinden daha önemli bunu da biliyoruz. Adalet, mülkün temelidir diye yazılar vardı, bodrumda mahkemeler vardı biz de çocukken böyle düşünürdük ‘Temeli demek buymuş’ diye. Kaymakamlığın en altındaydı.

Vatandaşın beklentisi şu, soruşturma ve kovuşturma iki aşama var. Vatandaş şöyle diyor, ‘Yargı soruşturmayı polise havale etmiş, kovuşturmayı da bilirkişiye havale etmiş, bunun adına da yargı diyorlar.’ Böyle değil, bu haksızlık. Soruşturmanın neden polise havale ettiği kanaati var.

15 Temmuz’dan sonra bir OHAL süreci yaşıyoruz, FETÖ’cüleri temizlemek için bu OHAL devam etti. OHAL, vatandaş için ilan edilmiş bir durum değildir. OHAL’i biz kendimize ilan ettik. Sebebi, bu alçak örgütün mensuplarını başta türlü temizleme şansımız yoktu. Bunun için OHAL devam edecek.

OHAL dolayısıyla memuriyetten çıkarılanlarla ilgili yargı yolu kapalıydı. 70 bin civarında dosya bireysel başvuru ile AYM’de bekliyordu. Şimdi yaptığımız en son düzenlemeyle, bakanımız bahsetmedi ben anlatayım. İtiraz yolunu hukuki bir zemine kavuşturduk. Ancak bunu yeterli görmedik, ileride bu davaların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitme ihtimaline karşın bir itiraz komisyonu oluşturduk. Bu komisyon 7 kişiden oluşturulacak, atama şekilleri belli. İncelemeler sonunda ya görevine iade edilecek, delillere bakılacak. Ya memuriyete iade edecek ya da verilen karar doğrudur diyecek. Bunu yaptıktan sonra bu kişilere yargı yolu açılmış olacak. Ya Danıştay’a ya idare mahkemesine gidecek. En son bireysel başvuruya gidecek. Orada da bir sonuç alamazsa AİHM’e gidecek.

Bu yaptığımız bir anlamda OHAL süresince dahi hak arama, yargı yolunun açılmasıdır. Böylece bütün mağduriyetleri ortadan kaldıracak. Her ne kadar ihanet yapmış olsalar da Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devleti, herkesin hakkını hukukunu sonuna kadar aramasıdır. Etkin itiraz sistemini de böylece başlatmış olacağız. Burada verilen kararlar adli kararlar değil, idari kararların kesinlik kazanmasıdır. Bu kararlar hak arama yollarını açmaya yarayan kararlardır.

Bakın bugün yargı mensupları, işte FETÖ bağlantılı olanların görevine son verildi. Bunlar Danıştay’a gittiler, Danıştay bakamam diye geri gönderdi. Dolayısıyla bu mekanizmayla tekrar itirazlarını yapabilecekler. Bu itirazdan sonra da artık mahkemeler ben bakmam diyemeyecek. Ama bu ülkeyi yıkmaya çalışanlar tekrar sağdan soldan arka kapıdan giremeyecekler. Kazaya kurban gidenler olabilir, mümkündür. Bunların mağduriyetlerini önlemek hukuk devleti olarak da bizim görevimizdir. Tüm hukuk mekanizmalarını eksiksiz çalıştırmak için gereken her çalışmayı yapıyoruz.

Adalet, adalet, adalet, adalet; adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz. Onun için hepimizin görevi değerli konuklar, adaletin gecikmeden tecellisi için bütün imkanları seferber etmemiz lazım. Vatandaşlarımız şu noktadan rahatsız. Darbe olalı 6 ay oldu. Silahı alan, insanları öldürenler belli. Niye bunlar hala yargılanmadı diye soruyorlar. Yani bu bizatihi görüntülerde insanları öldüren, insanların üzerine bomba atanlar, bunu itiraf edenler, her türlü delili elde olanlar ayrı bir paket halinde niye yargılanmaz. Ben de size soruyorum. Bunları ayrı yargılayın, bunlarla irtibatlı olanları da ayrıca yargılayın. İdam, idam diye insanlar niye sokakta bağırıyor, sonuç görmek istiyorlar. Vatandaşın yüreğini soğutun. Tabii bu yargının işi, anlamadığımız birçok şey söylüyorlar

Her türlü bilgisini biliyorum, görüntüsü orada. Daha ne bekliyorsunuz? Bunun hesabını gör, kararını ver diyor. Ben vatandaşın elçisiyim arkadaşlar, ne duyuyorsam size söylemek durumundayım. Böyle bir fırsat da ayağıma her zaman gelmiyor. Dolayısıyla beklentimiz çok açık, bu yargılama 40 yılın hesaplaşmasıdır. Birinci dereceden darbeciler, ikinci dereceden örgüt mensupları, üçüncü dereceden onlara yardım ve yataklık edenler; bu şekilde işleri hızlandırırsak milletin hırsı da inecek, yüreği de soğuyacak. Böylece giden geri gelmiyor, ama adalet tecelli etti diyecekler. Bu konuyu bu vesileyle bir kez daha sizlerle paylaşmış oluyorum.”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binasında düzenlenen Dünya Gümrük Günü kutlama programına da katılan Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye, sadece mültecileri ülkesinde misafir etmiyor, aynı zamanda Suriye’de devam eden bu anlamsız savaşın sona erdirilmesi için özellikle son altı ay içerisinde çok büyük inisiyatifler alıyor. Bugün Suriye’de ortaya koyduğumuz bu tutum, bir çözümün de başlangıcı olmuştur. Suriye, Rusya ve İran’ın müştereken hareketi ile birlikte ateşkes sağlanmış ve kan dökülmesi durmuştur. Bundan sonraki adımda Birleşmiş Milletler bünyesinde diğer paydaşların da devreye girerek Suriye’de kalıcı çözümün, siyasi istikrarın süreklilik haline getirilmesi en önemli hedefimizdir.” açıklamasında bulundu.

CEVAP VER