HDP: Referandum sonuçlarının demokratik meşruiyeti yoktur, şaibelidir

0

HDP, dün yaptığı Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Referandum sonuçlarına ilişkin Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) almış olduğu ‘mühürsüz oy pusula ve zarflarının geçerli sayılacağı’ yönündeki kararın yasaya açıkça aykırı olduğunun belirtildiği açıklamada, YSK’nın bu tutumu ile hem Anayasa hem de uluslararası hukuk alanında büyük bir ihlal gerçekleştiği ifade edildi.

YSK’nın hukuki meşruiyetini yitirmiş, güvenilmez bir kurum haline geldiğinin savunulduğu açıklamada, şu görüşler dile getirildi:

“Hukuka aykırı, oldu bittiye getirilen bu karar ve yaşanan diğer oylama ihlalleri ile birlikte referandum sonuçlarının demokratik meşruiyeti yoktur, şaibelidir.

Bütün kamu kaynaklarının da kullanıldığı trilyonluk kampanyalara, ağır devlet baskılarına ve engellemelere, tek yanlı medya bombardımanına rağmen, ‘hayır’ diyenler çok güzel ve değerli bir sınav vermiştir. Her türlü seçim hilesine rağmen 24 milyona yakın seçmen ikna edilememiştir. Her türlü hile ve şaibeli duruma rağmen halkın yüzde 49’unun, yani yarısının içine sinmeyen bir anayasa yarı-ana yasadır, tam değildir. Bu Anayasa’nın uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği yoktur.

Sonuç, AKP-MHP, Erdoğan-Bahçeli ittifakı ve iktidarı için zafer değil bir hezimettir. Buna karşılık demokrasi güçleri açısından büyük bir başarıdır. Bu sonuç demokrasi mücadelesi için bir bahar uyanışının devamıdır. Emekçilerin yoğun yaşadığı metropollerde elde edilen sonuçlar umut vericidir.

AKP-MHP, Erdoğan-Bahçeli ittifakının Türkiye’nin demokratik geleceği için olumlu bir rol oynamadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Büyük bir kayba uğramış olan ve irtifa kaybetmiş olan bu çıkar ittifakının sonuçlar üzerinde inat ederek iktidar olmaya çalışmasının da demokratik meşruiyeti yoktur. 1982 darbe Anayasası yüzde 92 oyla kabul edilmiş olmasına rağmen, 35 yıldır meşruiyet sorunu yaşamış, topluma huzur ve istikrar getirmemiş, her yerinden delik deşik edilmiştir. 16 Nisan sonucu da asla huzur ve istikrar yaratmayacaktır, toplumda kabul görmeyecektir. Kutuplaşma ve yok sayma, baskı ve zulüm ile toplumsal rıza sağlanamayacaktır.

Ülkeyi uluslararası demokratik ve hukuk ilkeleri açısından standartların çok altına iten ve uluslararası demokratik kamuoyunu, kuruluşlarını ve karşılıklı ilişkileri hiçe sayan yaklaşımlarla iktidarın ilerlemesi mümkün değildir. İdam cezasını geri getirme planını ilk hedef olarak gösteren bu anlayış, ülkeyi ve toplumu her gün insan hakları normlarından biraz daha uzaklaştıracaktır. Bu sürdürülebilir, kabul edilebilir ve demokratik meşruiyeti olan bir durum değildir.

Tüm baskılara, eşitsizliklere ve hilelere rağmen mücadele etmiş, kararlılıkla ve örgütlü bir çalışmayla bu ittifaka, bu iktidara ve değişiklik teklifine rıza göstermemiş olan halklarımızı, demokrasi, emek ve barış güçlerini, tüm vicdan sahibi yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Demokratik iradesine sahip çıkanların, ülkenin demokratik geleceğine dair tutumunu ve kararlılığını gösterenlerin ortak davranışının özgürlük, eşitlik, adalet, demokrasi ve barış mücadelesinde önemli bir değişime yol açacağına inanıyoruz. Bu kararlı ve ilkeli duruş, bugün ‘evet’ oyu vermiş olanların da yanlışlarından uzaklaşmalarına yol açacaktır.”

CEVAP VER