Kılıçdaroğlu, YSK üyelerine seslendi: Size milletvekilliği mi verildi ey 11 kişi!

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Referandumda sandığa gidip oy kullananlara teşekkür eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Eşit olmayan koşullarda bir referandum yapıldı. Hangi partiden olursa olsun, elinizi vicdanınıza koyup düşünün. Evlatlarınızı düşünün. Bu referandum adil bir referandum muydu?

Devletin bütün bürokratlarını kullandılar. Valileri, kaymakamları, savcıları, hakimleri kullandılar. Devlet, bir tehdit unsuru olarak vatandaşların karşısına çıktı. Devletin bütün mali imkanlarını kullandılar. Her türlü parayı harcadılar. Sadece paraları değil, sadece bürokratları değil, devletin arabalarını, televizyonlarını, uçaklarını, her şeyi kullandılar. Buna rağmen yılmadık, yolumuza devam ettik.

Sadece bununla da yetinmediler. Olağanüstü hal uygulamasından yararlanıp bir kanun çıkardılar. Çünkü OHAL çerçevesinde çıkan kanun olduğu için Anayasa Mahkemesi buna bakmam diyor. Özellikle havuz medyasının tek taraflı yayın yapmasına her türlü imkan sağladılar. Devletin televizyonu dışında tüm özel kanallar kendilerine çalıştı. Buna rağmen direndik, buna rağmen hayır oyunu verdik.

Ne oldu biliyor musunuz? Kampanya evet için devlet kampanyası, hayır için millet kampanyası haline dönüştü. Devletin televizyonları, özel televizyonlar, devletin bürokrasisi, devletin yasalarıyla bizim elimizi, kolumuzu bağlamaya, sandığa gitmemizi engellemeye çalıştılar. Özel anketörler buldular, ceplerine paralar doldurdular. Bir gün önce açıklama yaptılar ‘Yüzde 60 evet’ diye. Demokratların moralini bozmak için her türlü yola başvurdular. Ama biz kararlı bir şekilde sandığa gittik ve yüzde 50’nin üzerinde bir hayırı sandıkta ifade ettik. Yüzde 50’nin üzerinde bir hayırı sandıkta ifade ettik, doğrudur. Ama bu başarı tek başına CHP’nin başarısı değildir, demokrasiyi savunan herkesin ortak başarısıdır.

Referandum sonrası pazar günü hepimiz evlerdeyiz. Sandıklardan haberler almaya çalışıyoruz. Bir haber geldi, YSK mühürsüz oy pusulaları ve zarfları geçerli sayacak diye. Hemen arkadaşları aradım, ‘Doğru’ dediler. Akşama doğru genel merkeze geldim ve bir basın toplantısı yaptım. YSK’yı uyardım. Referandumun meşruiyetine gölge düşürüyorsunuz dedim. O gün başka bir açıklama yapmadım. YSK kararından geri döner diye bekledim. daha henüz sayımlar, oylar bitmemişti. Değerli arkadaşlarım, YSK yasaları çiğnemiştir. YSK, üstüne düşen görevi yapmamıştır. YSK, gücünü anayasadan değil belli bir siyasi otoriteden almaktadır. Bu güç, güç değildir.

Mühürsüz oy pusulaları geçersizdir diye kanun var. Bunu anlamamak için aptal olmak lazım. Kanun daha ne desin. Siz 11 kişi, sizi oraya getirenlerin arzularına göre mi karar veriyorsunuz? Bizi buraya getiren iradenin arzusuna göre karar veriyoruz diyorsanız hakim cübbesini çıkarın ve o binadan ayrılın. Bu kanun geçersiz sayılır diyor, geçersiz sayılabilir demiyor. Takdir hakkını vermiyor, TBMM vermiyor bu hakkı. Siz 11 kişi, kendinizi ne sanıyorsunuz da TBMM’nin üstünde bir güçte kendinizi konumlandırıyorsunuz. Bu referandum şaibelidir. Şaibeyi besleyen de YSK’dır.

Efendim ne olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden biri başvurmuş. Kanunda bu kadar açık hükümler olmasına rağmen ‘Geçerli olabilir’ diye karar veriyorlar. Bu maç ortasında kuralları değiştirmektir. O maç şaibeli bir maçtır. Herkes bunu böyle bilsin. Bu seçimin adı mühürsüz seçimdir. Bu seçimin budur. Efendim YSK Başkanı diyor ki ‘Sahte oldukları ispat edilmedikçe geçerlidir.’ Ya oylardaki sahteliğin anlaşılması için bu mühür getirildi zaten. Bugün başvuruyoruz, 24 milyon oyun namusu için başvuruyoruz.

Diyarbakır’dan bir savcı, ‘Sayın Kılıçdaroğlu, siz niye bir şeyler söylemiyorsunuz’ dedi. Şunu söyleyin dedi, ‘Ey YSK üyeleri, size milletvekilliği sözü mü verildi de anayasayı çiğniyorsunuz?’ Ben de söyleyeyim. Size milletvekilliği mi verildi, ey 11 kişi.

Anayasa Mahkemesi, 6 Şubat 2014 kararıyla ‘Mühürsüz oylar geçersizdir’ diyor. YSK ise şimdi ‘Geçerlidir’ diyor. TBMM’yi takmıyor, milleti takmıyor. ‘Bana bir talimat gelirse ben bu kararı veririm’ diyor. Sen öyle kararı veremezsin kardeşim, veremezsin. Hakim dediğiniz kişi hukukun üstünlüğüne göre karar verir. Siz hukukun üstünlüğünü atmışsınız bir kenara tek adamın üstünlüğüne göre karar veriyorsunuz. Üstünlerin hukukuna göre karar veriyorsunuz. O koltuklardan ineceksiniz aşağıya, o koltuklardan indireceğiz sizi.

Bütün anlaşmaların altında mühürler vardır. Mühür bir güvencedir. Bir hakkın güvencesidir. Mühürün varlık nedeni de zaten odur. Siz bütün bu gerçekleri reddederek mühürsüz pusulaları, mühürsüz zarfları geçerli sayıyorsunuz. Birinin arzusuna göre yapıyorsan bunu kusura bakma sen hakim değilsin. Sen hakim olamazsın. Sen o koltuktan ineceksin. Bütün analizlerde bu seçimin mühürsüz seçim olduğunu herkes kabul edecektir. Bütün dünya kabul edecektir. Bu seçim mühürsüz seçimse, hiç kimse unutmasın söyleyecek söz bitmemiş anlamına gelir. Mühür yoksa sözümüz bitmemiştir. Ve şunu da kimse unutmasın; Üsküdar’a geçen, çalınan atını geri alan Köroğlu’nu yazar. Tarih, atı çalan hırsızları asla yazmaz.”

CEVAP VER