Erdoğan, çocukları kabul etti: Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin

1

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında bu yıl 39’uncusu düzenlenen TRT 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği için Türkiye’ye gelen çocukları kabul etti.

Azerbaycan, Seyşeller ve Moldova’dan gelen misafir çocukların yerel müzikleri eşliğinde ülkelerinin folklorunu yansıtan danslarından örnekler sunduğu programda, Türkiye’den de bir çocuk grubu tarafından Karadeniz yöresi halk oyunlarından örnekler sergilendi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Türkiye’de bulunmalarından dolayı çocuklara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi: “Heyecanlıyım, coşkuluyum, bugün kendimi daha da genç hissediyorum. Sizler âdeta bana gençlik iksiri aşılıyorsunuz.

23 Nisan, Türkiye ve tüm dünya çocukları için bir sevinç, bir coşku, dayanışma ve paylaşma günü. Ama bu yıl da dünyanın çeşitli yerlerinde ne yazık ki on binlerce çocuk 23 Nisan’ı görme imkânı bulamadı. Hatta içinde bulunduğumuz şu an 20 Nisan gününden 23 Nisan’a kadar geçecek 3 günde dahi acıya, felakete maruz kalan çocuklar olabilir. Suriye ve Irak’ta savaşın, Somali başta olmak üzere Afrika’nın çeşitli yerlerinde açlığın pençesine düşen ve açlığın pençesinde kıvranan tüm çocuklara burada şahsım, sizler ve ülkemin çocukları adına selamlarımızı gönderiyorum. Kalplerimiz ve dualarımız onlarladır.

Evet, çocuklar öldürülmesin, büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin. Büyüklerin vurdumduymazlığının bedelini minik bedenler ödemesin. Suriye’de kimyasal silahların yanı sıra konvansiyonel silahlarla yapılan saldırılarda binlerce çocuk öldürüldü. Artık bu ölümlerin olmasını istemiyoruz. Türkiye, bu haksızlığa isyan ederek hem içeride hem dışarıda ciddi çalışmalar yürüttü. Suriye ve Irak’tan gelen büyük bir bölümü de çocuk olan 3 milyon sığınmacıya sınırlarını ve kucağını açtı.

Uluslararası kuruluşlardan ve diğer ülkelerden ciddi bir yardım almıyor olmamamıza rağmen, altı yıldır bu insanlarla evimizi ve ekmeğimizi bölüştük, bölüşmeye de devam edeceğiz. Çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla pek çok ülkede çocuklara yönelik yardım, eğitim ve sağlık faaliyetleri yürütüyoruz. İnsanın, hele çocuğun olduğu yerde biz başka bir ölçü aramayız.

Sevgili çocuklar, kendi ülkelerinizde geleceğin yöneticisi olacak sizlerden benim bir ricam var, lütfen sorumluluk sahibi olduğunuzda bugün sizin yaşınızda olan çocukların dünyanın diğer bölgelerinde hangi şartlarda yaşadığını unutmayın. Savaşlardan, açlık ve kuraklık tehlikelerine, kötü muameleden küçük yaşta çalıştırılmaya kadar diğer çocukların hangi sıkıntılara maruz kaldığını unutmayın. Her ölüm erkendir; ama çocuk ölümü gerçekten çok erkendir. Biz çocuklar yaşasın istiyoruz, çocuklar yaşasın ki büyüdüklerinde daha güzel bir dünyanın inşasına katkı sağlasınlar istiyoruz. Daha da önemlisi, çocuklar sadece yaşamakla kalmasın, kendilerini güvende hissetsinler, gıdadan giyime, eğitimden sağlığa her türlü hizmeti alsınlar istiyoruz, bunun için sizlerin desteğine ihtiyacımız var.

Anne, babalarınızdan, öğretmenlerinizden başlayarak ülkenizdeki tüm büyüklerden dünyadaki çocukların yaşadıkları sıkıntılar konusunda daha hassas olmalarını talep etmelisiniz. Emin olun, siz isterseniz olur. Kendimden biliyorum, çocuk masumiyeti karşısında yumuşamayacak hiçbir insan, hiçbir kalp yoktur. El ele verdiğimizde dünyayı değiştirebiliriz, sizlere güveniyorum.

Ülkelerinize döndüğünüzde tüm büyüklerinize, anne baba başta olmak üzere, öğretmenleriniz başta olmak üzere bizden selamlar götürmenizi istiyorum. İster tatil için, ister eğitim için, ister ziyaret için, hangi amaçla gelirseniz gelin Türkiye’nin kapısının sizlere daima açık olduğunu unutmayın.”

1 YORUM

  1. Su an annesi ve/veya babası nedeniyle zulme uprayan çocuklar hatta bebekler olan ülkemde en yetkili kişinin bu söylediği sözleri samimi bulamıyorum maalesef,her zamanki süslü ve büyük ama gerçekle ilgisi olmayan söylemlerden farklı da göremiyorum.Annesinin sütü bile emzirilmeyen bebeklerin,anne ya da babasına ulaşmak için gözaltına alınan çocukların,anne ya da babası devlet tarafından etiketlendiği için yurtdışında pasaportu bittiği halde pasaportu uzatılmayan hatta korkudan bu hakkını istemek için konsolosluklara bile gidemeyen bu yüzden oturum alamadığı için okuma hakkından bile mahrum kalan çocukların,ülkesinden kaçıp ülkemize sığınan ama söylemlerin aksine Avrupa ya karşı koz gibi ileri sürülen çocukların,ne içerikte olursa olsun herhangibir gösteride büyüklerden ayırt edilmeksizin aynı muameleye tabi tutulan çocukların… yaşadığı ülkemiz ve cümle aleme ders verir edasıyla edilen “büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin. Büyüklerin vurdumduymazlığının bedelini minik bedenler ödemesin. ” lafları.Kimse kusuruma bakmasın ama samimi gelmiyor.

CEVAP VER