Baydemir: Anayasa Mahkemesinin referandumun gayrı meşruluğunda rolü var

0

HDP MYK üyeleri ve milletvekilleri, cezaevinde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin durumuna ilişkin Anayasa Mahkemesi önünde toplandı. Heyet adına konuşan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, şunları söyledi:

“171 gündür bu ülkede hukuk çiğneniyor. 4 Kasım darbesinden bugüne 15 milletvekili tutuklandı, bugün itibariyle 12 milletvekilimiz iki eş genel başkanımız cezaevinde. Referandum sonucunun kabul görmeme sebeplerinden biri tutukluluklardır

Bugün referandum sonucu hukuken, ahlaken ve siyaseten kabul görmemişse bunun en önemli nedenlerinden biri Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, grup başkanvekillerimiz ve milletvekillerimizin cezaevinde tutulmasıdır.

Gecikmiş olan adalet, adalet değildir. Bir kez daha ifade etmek isteriz ki milletvekillerimizi tutuklayan mahkeme değil siyasi otoritedir. Buna boyun eğen her bir mahkeme her bir hakim Anayasa suçu işlemiştir. 171 gündür vekillerimizin tutuklu bulunmaları anayasal suçtur. Bir kez daha AYM Başkanı ve üyelerini Anayasa hükmünün ve içtihadının gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.

Anayasa her yurttaş için seçme ve seçilme hakkını korur, serbest siyaset hakkını düzenler. Ayrıca Anayasa, her yurttaş için seçime katılma hakkını düzenler. Ama tam 171 gündür Eş Genel Başkanlarımızın şahsında 6 milyon insanın seçme hakkı, insanların siyaset yapma hakkı gasp edilmiştir. MYK ve grubum adına AYM başkan ve üyelerini bugün referandumun sonuçlarının gayrı meşruluğunda rol ve sorumluluk sahibi olduklarının farkında olmaları gereğini yineliyorum.

Eş Genel Başkanlarımız kampanya döneminde dışarıda olsaydı belki de bu şaibeli sonuç açığa çıkmamış olacaktı. Bu şaibeli sonuçtan kendileri de mesuldür. Kendi yetkilerini aşarak tutuklama kararı veren tüm hakimler aynı oranda mesuldür. Kendilerinin bundan 4 yıl önce verdikleri Balbay kararının gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Değişen ne oldu? O kararın 140’ı aşkın gerekçesi var. Her bir gerekçe bir milletvekilinin yasama faaliyetinden koparamayacağı inancından hareketle hayata geçmiştir. 4 yıl önce verilen bu karar bugün neden uygulanmıyor. AYM kendi varlık gerekçesi olan içtihatlarını uygulamayacak da, yerel mahkemeler AYM kararlarını uygulamayacak da kim uygulayacak. Temenni ediyorum ki bu, AYM önünde yapacağımız son açıklama olsun.

Milyonlarca insan bu hukuksuzluğa Hayır demiştir. Demirtaş İstanbul milletvekilidir, İstanbul Hayır demiştir. Yüksekdağ Adanalıdır ve Van milletvekilidir Adana ve Van hayır demiştir. Baluken Diyarbakır milletvekilidir, Diyarbakır hayır demiştir. AYM Başkanı ve üyeleri bilsinler ki hayır’ımızı tutuklayamayacaklar. Referandum sonuçları göstermiştir ki halk tutuklamalara hayır demiştir. Ayrıca AYM’nin içtihadına sahip çıkmamasına hayır demiştir. Bugün bir kez daha hayır diyoruz. Hayırlarımızn gerekçeleri ortadan kalkana kadar hayır demeye devam edeceğiz.

Bu ülkede adaletten söz etmemiz ve Adalet Bakanının göğsünü gere gere konuşması için öncelikle bu hukuksuzluğu ortadan kaldırmak lazım. Eş genel başkanlarımız ve milletvekillerimiz cezaevinde olduğu sürece adalet adına konuşma hakkı olmayan tek kişi Adalet Bakanıdır. Bu darbe hukuku var olduğu müddetçe, bu ülkeyi dünyaya rezil eden bu uygulama devam ettikçe Adalet Bakanı’nın yapacağı hiçbir açıklamanın kıymeti yoktur. Adalet bakanının adalete zerre kadar saygısı varsa bir an önce bu hukuksuzluk ortadan kaldırılmalıdır. Adalet Bakanının adalete dair değerlendirme yapma hakkı yoktur.”

CEVAP VER