Erdoğan’dan Atatürk Kültür Merkezi açıklaması.. 2019’un sonuna kadar opera binasını İstanbul’umuza kazandırmış olacağız

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. Turizm Şurası’nda konuştu. Turizmin insanlığın tarihi kadar eski olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Ülkemizdeki terör eylemleri ve darbe girişimi turizmimize çok ciddi darbe vurmuştur. Turizm gelirlerinde halen kat etmemiz gereken çok mesafe var. Turist sayısındaki artışa paralel gelirlerin yükselmemesinde, uygulanan düşük fiyat politikasının da etkisi olduğu açıktır. Turizmde en kötüsünü artık geride bıraktık, yükseliş dönemi başladı. Devletimiz tüm imkanları ile bu sektörün yanındadır. Turizmde kaybettiğimiz pazarların daha büyükleri bir el uzatımı mesafede bizi beklemektedir.

Gastronomi turizmi adı giderek daha fazla anılan bir turizm çeşidi. İnanç turizmi vve sağlık turizmi gibi alanların daha geliştiğini görüyoruz. İnsanlar artık gittikleri yerlerde hayatın her alanına ulaşmak istiyor. İnsanlar unutulmaz hatıralar da biriktirmek istiyor. Elbette bu büyük bir değişimdir. Şayet doğru şekilde değerlendirebilirsek en karlı çıkacak ülke de biziz. Dünyada başka hangi ülkede, ülkemiz kadar zengin mutfak kültürü olabilir? Yeryüzünün hangi köşesinde bu denli köklü ve farklı medeniyetlerin izleri sürülebilir. Bizimle aşık atabilecek, kaç ülke bulunabilir?

Bizim ülkemize gelen her misafirimize bu konuda da gösterebileceğimiz çok örneğimiz, tecrübemiz var. Kapısını çalan kişiye, rengine, diline, kıyafetine bakmazsızın Tanrı misafiri gözü ile bakan milletiz biz. Milletimiz için Tanrı misafiri, sofrasında ne varsa bölüşebileceği, gerekiyorsa altına döşek sereceği kişi demektir. Kapısına gelene ters bakan millet değiliz biz.

Türk örfünü, adetini sunduk, sunuyoruz sunmaya da devam edeceğiz. Turistlere ülkemizin güzellikleri yanında, insanımızın gönül zenginliğini gösterdiğimiz de sadece para değil, dost da kazanmış oluruz. Yunus Emre’nin şu mesajı, turizm anlayışımızın manifestosudur: “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevinelim, dünya kimseye kalmaz”

Türkiye bir açık hava müzesi olmakla övünmek hakkımızdır. Son yıllarda Anadolu’daki şehirlerimizde atılan ümit verici adımlarımız var. Gaziantep, gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler dalına katılmıştır. Şanlıurfa’nın müzik alanında yaptığı başvuru kabul edilmiştir. Coğrafi işaretlerini almaya başlamışlardır. Sahip olduğumuz Malatya Kayısı’ndan Isparta halısına kadar güzelliklere sahip çıkıp tescillemeli, tüm insanlığın hizmetine sunmalıyız.

Çanakkale Antik Şehri, çok büyük bir turistik değerdir. 2018 yılının Truva yılı ilan edilmesi, eksikliğimizi gidermek için atılacak adımlar için bir fırsat vesile haline dönüşür. Sivas’taki Divriği Ulu Camii, başka bir ülkede olsa yılda milyonlarca ziyaretçi çeker. Terör sorunu tamamen sona erdiğinde dağlarımızi ırmakların her birinin birer turizm fırsatı haline geleceğine inanıyorum.

Anadolu’nun dört bir yanında değerlendirilmeyi bekleyen kültürel, doğal değerlerimiz vardır. İstanbul gibi şehrimizin değerini, potansiyelini kullanmış değiliz. İzmir’den Bursa’ya Konya’dan Edirne’ye kadar nice şehrimiz var. Turizm politikamızı bu yönde geliştireceğiz. Turistlerin beklentileri ile elimizdeki imkanları en ideal şekilde dile getirdiğimizde, üstesinden gelemeyeceğimiz şey yoktur. Müşterisiz iş, motorsuz otomobile benzer. Görüntü tamamdır ama sizi hiçbir yere götüremez. Turizmde de yapmamız gereken, elimizdeki üründen müşterinin haberdar olmasını sağlamak ve bunu en iyi şekilde sunmaktır.

İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) olduğu yeri yıkıyoruz ve oraya daha büyüğünü, çok çok farklı, çok çok modern bir mimariyle, inşallah Pazartesi günü İstanbul’da lansmanını yapacağım ve bu lansmanını yapmak suretiyle de 2019’un sonuna kadar orada biz bir opera binasını İstanbul’umuza kazandırmış olacağız.”

CEVAP VER