Başbakan Yıldırım: Olağanüstü şartlardan geçiyoruz, bunu hepimiz biliyoruz

0

Başbakan Binali Yıldırım, bir otelde düzenlenen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısına katıldı. Kürt meselesi diye bir sorununun olmadığını dile getiren Yıldırım, şunları söyledi:

“Kürtlerin de tek meselesi PKK bölücü terör örgütüdür. Bu alçak örgüt Kürt demez, Türk demez, çocuk, yaşlı, kadın, erkek demez herkesin hayatına kasteder ve bölgede, ülkede huzur, barışı, güvenliği tehdit eder. Kürtler, Türkler, 80 milyon vatandaşımız, bu ülke kimliğini taşıyan herkesin bizim başımız gözümüz üstünde yeri var, birinci sınıf vatandaşımızdır. Terör örgütüne karşı bütün etnik gruplar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamı bir ve beraber olarak bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Burada da çok önemli mesafeler kat ettik. Son iki yılda taarruz esasına dayanan bir mücadele yöntemiyle bugün 780 bin kilometrekare vatan toprağının her noktasında Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı dalgalanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü hissediliyor.

ABD’nin yaptığı kabul edilebilir bir şey midir? Terör örgütüyle açık ve seçik bir şekilde iş birliği yapmak. ‘DEAŞ’ı yok etmek için böyle bir iş birliği yapmaya mecburlarmış.’ Asla ve asla bizi buna ikna edemezler. Bu, Türkiye’nin önem verdiği, yıllarca da sadık kaldığı dostluk ve müttefiklik ilişkisine çok büyük zarar verdiğini muhataplarımıza defalarca söyledik. Bizim ABD ile ilişkilerde, gelecek vizyonumuzda herhangi bir sorun, yanlışlık yok. Sorun, ABD’nin bölgeye bakışındadır, Türkiye ile olan dostluğuna bakışındadır.

ABD’de evlere şenlik bir dava. Adam açıkça diyor ki ‘Bana söylediler ki yalan söylersen ceza almaktan kurtarırsın. ABD hükümetiyle, yetkilileriyle iş birliği yaparsan yine cezan hafifler cezadan kurtulursun.’ Şimdi ABD’deki bu adalet oluyor, bize gelince ‘Nerede hukuk devleti?’ Bu çifte standardı artık Türk milleti yemiyor.

Bize hukuk devleti dersi vermeye kalkanların bir hukuk, yargı tiyatrosu oynadıklarını da hatırlatmak isterim. Sanıkken tanık oluyor, onunla da kalmıyor telkinde bulunuyorlar, ‘Yalan söylersen, hükümetle iş birliği yaparsan cezandan muaf olursun’. Bunun anlamı, ‘Türkiye’ye karşı bizim bir planımız var. O planı hayata geçireceğiz, sen de bu konuda yardımcı ol’. Bunun başka bir izahı yoktur.

Türkiye’yi 15 Temmuz ve sonrasında yaşanan olaylara göre değerlendirmek büyük bir haksızlıktır. Olağanüstü şartlardan geçiyoruz, bunu hepimiz biliyoruz. Bu darbenin içinde olanların davası nihayetlenme noktasına gelmiştir. Bunlar sonuçlandığında bu şehitlerin yakınları, bu gaziler, akrabaları bu alçaklığın karşılıksız kalmayacağını gördükten sonra tabii ki normalleşme sürecine de süratle geçmiş olacağız. Onun için bu durumun geçici bir durum olduğunu hepimiz biliyoruz.

Şartların olağanüstü olması bizim hayatın normal akışından sapmamıza da sebep olmamıştır. İlk günden itibaren ekonomimiz tıkır tıkır işlemeye devam etmiştir, yargı sistemiyle ilgili sorunlarımız vardır ama insanın olduğu yerde sorunlar da vardır. Bunun da daha çok çalışarak, insan kaynak-kapasitemizi artırarak üstesinden geleceğiz. Nihayetinde bu ülke yargısıyla, ordusuyla, bürokrasisiyle, iş alemiyle bu ülkenin insanlarından oluşuyor. Yapılan her şey bizim ülkemizin bireyleri, bizim ülkemizin insan kaynak ve kapasitesiyle oluyor. Zayıf, eksik yönlerimizi biliyoruz ve bu yöndeki çalışmalarımıza da hız kesmeden devam ediyoruz, edeceğiz.

2017’nin ilk 11 ayı içinde 6 bin 899 teşvik belgesi düzenlendi. Bu bugüne kadar ulaşılan en yüksek sayı. Miktar ne kadar? Vadedilen miktar 168,9 milyar lira. Yani iş adamlarımız Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yatırım yapmak için 169 milyarlık teşvik belgesi almışlar. Bu teşvik hayata geçtiğinde 102 bin vatandaşımıza doğrudan iş sağlanacak. Bu dönem düzenlenen teşvik belgelerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 48, yatırım bazında da yüzde 81 artış, istihdam bakımından yüzde 61’lik bir artış sağlandı. Bunun tercümesi, anlamı kısacası budur. Moral bozmaya gerek yok, yarınımız bugünden güzel, geleceğimiz çok daha iyi olacak. Bunu bu ülkenin başbakanı olarak değil bir vatandaşı olarak da ifade ediyorum. Gerek faiz gerek enflasyonda yaşadığımız bu durumun geçici bir durum olduğunu ve her şeyin kısa sürede normale döneceğini de düşünüyorum.

Doğru 2018 kolay olmayacak, bunun farkındayız. Ülkemizin bugüne kadarki kazanımları sayesinde, istikrar sayesinde, güven sayesinde 2018’de de inşallah büyüme aynen devam edecek. Bugün iki haneli duruma gelen enflasyonun aşağı doğru seyri devam edecek, bunun için gereken tedbirleri alıyoruz, bu tedbirler kısa sürede etkilerini gösterecek. Özellikle 2018’de yol haritamızı hazırlıyoruz. Bunu yaparken beraber yapacağız. Özel sektörü, iş alemini dikkate almadan, sizleri meseleye dahil etmeden bunların yapılması asla söz konusu olmaz. Yol haritasını birlikte yapacağız.”

CEVAP VER