ABD’nin Kudüs kararına tepkiler.. Başbakan Yıldırım: Buranın konumuyla, statüsüyle oynamak adeta pimi çekilmiş bir bomba şeklinde bir sonuç doğurur

0

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Meclis’te grubu bulunan AK Parti, CHP, HDP ve MHP’nin, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma planına karşı hazırladığı ortak bildiriyi okudu. Kudüs’ün statüsünün değiştirilemeyeceği, BM kararlarının ihlal edilemeyeceğinin belirtildiği bildiride, “Bu kabul edilemez gelişmeler karşısında Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan 80 milyonun her bir ferdinin, BM kararları hilafına, Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirme yönündeki maceracı girişimlerin kesin ve tartışmasız bir şekilde reddetme iradesini TBMM olarak dünya kamuoyuna ifade ve ilan ederiz.” denildi.

Başbakan Binali Yıldırım, Kudüs konusunda Trump’ın açıklamasına ilişkin açıklama yaptı. “ABD Başkanının Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve buna bağlı adımlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne göre yok hükmündedir.” diyen Yıldırım, şunları ifade etti:

“Bu karar, Filistin-İsrail barış çabalarına ve Ortadoğu Barış Sürecine indirilmiş ağır bir darbedir. Bu kararla bölgede Pandora’nın kutusu açılmıştır. Filistin ve Ortadoğu Barışını kökten ortadan kaldıracak bu karar, siyasi kaygılarla alınmış tam bir sorumsuzluk örneğidir. Bu kararı alanları şiddetle kınıyorum.

Her zaman olduğu gibi, Mescid-i Aksa başta olmak üzere, Kudüs’ün bütün kutsal mekânlarının statüsüne saygı gösterilmesi, emrivakiler yapılmaması hayati önemi haizdir. Türkiye, Dönem Başkanı olarak İİT Zirvesini 13 Aralık itibarıyla toplamaya karar vermiştir. İslam Dünyasının liderleriyle konu bütün boyutlarıyla istişare edilerek, atılması gereken mukabil adımlar kararlaştırılacaktır.

Bu biraz Kuzey Irak yönetiminin referandum ilan etme kararına benziyor. Bütün dünya karşısında, ona rağmen bu referandumu, bu gayrimeşru referandumu ilan ettiler ve sonunda da neler olduğunu hep beraber gördük.

İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik. Her üç semavi din için burası kutsal bir mekan. Dolayısıyla buranın konumuyla, statüsüyle oynamak adeta pimi çekilmiş bir bomba şeklinde bir sonuç doğurur.”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Yönetimi’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığı açıklamayı kınadıklarını bildirdi. Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“ABD Yönetimi’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığı ve İsrail’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağı yönünde yaptığı sorumsuzca açıklamayı büyük endişeyle karşılıyor ve kınıyoruz. Bu karar uluslararası hukukun ve ilgili BM Kararlarının açık bir ihlalidir.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise şöyle konuştu: “ABD Yönetimi’nin Kudüs’le ilgili sorumsuz ve hukuksuz açıklamasını reddediyoruz ve kınıyoruz. Bütün dünya, uluslararası hukuk ve BM Kararlarını ihlal eden bu kararı reddetmeli ve Filistin halkının yanında yer almalıdır.”

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, şunları söyledi: “Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasını ve İsrail’deki ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını tüm dünya kınamalıdır. Bu karar, siyasi ve ahlaki olarak utanç duyulması gereken bir karardır.Bu kararla beraber Trump, Ortadoğu’daki tüm barış çabalarına karşı ağır bir saldırıda bulunmuştur. Uluslararası hukuku tanımadığını da açıkça ilan etmiştir. Trump ve Netenyahu’nun kendi siyasi zorluklarını aşmak için dünyayı yepyeni çatışmalarla karşı karşıya bırakacak bu kararı almaları barış umutlarına karşı tam provakasyondur.

Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımak, tarih ve hukuk önünde asla meşru kabul edilmeyecek bir işe imza atmak demektir.Dünyanın her yerinden ve her dinden vicdan ve akıl sahibi insanlar bu kararı meşru bulmayacaktır. Bu gayrı meşru karar Kudüs’ün gerçek statüsü karşısında her zaman yok hükmünde olacaktır.Kudüs ve Filistin halkı asla yalnız bırakılmayacaktır. Trump’ın bu kararı, hakkaniyet ve hukuk adına, herkes tarafından mahkum edilecektir.”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı: “ABD Başkanı Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı,Türkiye açısından kabul edilemez ve yok hükmünde bir karardır. Bu karar, barış kararı değil; bölgeyi kargaşaya, krize, kaosa, çatışmalara ve ateşe atma kararıdır.

ABD Başkanı Trump’ın kararı; Kudüs’ün tarihi ve uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş statüsüne ve bölgenin gerçeklerine aykırıdır. Bu kararı veren ABD Başkanı ve ABD, bundan sonra bölgede yaşanacak her türlü olumsuzluğun birinci derecede faili ve sorumlusu olmaktan kurtulamaz. Uluslararası anlaşmalara ve BM kararlarına aykırı, dünya ve bölge gerçeklerinden ve aklıselimden uzak ve iç politik hesaplarla alınmış bu karar; kararı alanları,alınan karara sevinenleri, bu karara engel olmayan ve engel olamayan herkese zarar verecektir.

Aldığı haksız,gayri adil, bölgeyi/dünyayı ateşe atan;uluslararası hukuk ve BM kararlarının açık ihlali olan bu kararından dolayı ABD’yi kınıyoruz. Bu karar,bizim için yok hükmündedir. Müslümanların ve İslam ülkelerinin, Kudüs’e Kudüs’ün statüsüne sahip çıkmak mecburiyeti vardır. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin vücut bulması; tarihi, vicdani ve beşeri bir zorunluluktur. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, bugün ve bundan sonra da Kudüs’ün Filistin davasının savunucusu olmaya devam edecektir.”

Öte yandan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyesi bir grup da ABD İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanarak kararı protesto etti. ABD aleyhine slogan atan yüzlerce kişi, “Kudüs, İslam’ındır” pankartı açtı. Yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacaklarına ve Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacaklarına dair açıklamalarda bulunuyor. İlk kıblemiz olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak nitelendirmek, ABD’nin bu coğrafyadaki tüm varlığının ve ilişkilerinin ciddi bir biçimde sorgulanacağı yeni bir süreci başlatacaktır. Biz bu coğrafyada Amerikan üssü görmek istemiyoruz. Şimdi biz İslam ülkelerinden içi boş kınamalar ya da lanet okumlar değil, sahici yaptırımlar bekliyoruz. Kudüs’ü başkent olarak tanıyacağını ve Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını beyan eden Amerika’dır. O zaman yaptırımların da öfke selinin de ilk muhatabı Amerika’dır.”

CEVAP VER