CHP Sözcüsü Tezcan’dan tren kazasıyla ilgili açıklama.. Hiç kimse korunup kollanmadan sorumlular ortaya çıkarılmalı

0

CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Sonrasında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, 24 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasıyla ilgili açıklama yaptı.

“Bu kazada sorumluların ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.” diyen Tezcan, şunları söyledi: “Acı bir olay, bu olayın bütün yönleri ile araştırılması gerekir. Bu konuyu siyasal bir tartışma haline getirme niyetinde değiliz ama bu konunun da ihale aşamasından başlamak üzere bütün teknik yönleriyle hiç kimse korunup kollanmadan incelenmesi gerekir.

Takipçisi olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Teknik raporu bekleyeceğiz. Genel Başkan Yardımcımız Faik Öztrak başkanlığında bir heyetimiz süreci takip ediyor. Bu meselenin herhangi bir biçimde geçiştirilemeyeceğini, olayın arkasındaki görünenleri değil, görünmeyenler, bütün sorumluların da ayrıntılı olarak ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.

Bugün 9 Temmuz. Sabahtan itibaren yeni bir dönemin başladığı anlatılıyor gazetelerde, televizyonlarda. Bugün AK Parti Genel Başkanının Cumhurbaşkanı sıfatıyla TBMM’de yemin edeceği ve bununla bir yeni dönemin başlayacağı söyleniyor. Bu bir aldatmacadır. Bir yeni dönem başlamıyor. Aslında iki yıldan bu yana fiilen devam eden bir tek adam rejimi var. OHAL rejimiyle kurulan, olağanüstü hal rejimiyle yerleştirilen, demokrasiyi yok etmiş bir tek adam rejimiyle karşı karşıyayız. Bu tek adam rejimi bugün anayasal altyapısıyla beraber gayrimeşru bir anayasa ve meşruiyeti tartışmalı bir seçim sonucunda ortaya çıkmış anayasal altyapısıyla yeniden yeni bir düzen diye sunulmaya çalışılıyor.

Bu rejimin tarihin çöplüğünden ödünç alınmış bir rejim olduğunu söyledik. Aslında son çıkarılan 701 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname bunun tam da ikrarı niteliğindedir. Şimdi deniyor ki – giderayak çıkardılar bu kanun hükmünde kararnameyi – 18 bin 632 kişinin ihraç edildiği OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesini giderayak çıkardılar diyorlar. Aslında giderayak çıkarmadılar gelirken çıkardılar. Gittikleri yok, aynı rejim yeni görüntü adı altında başlarken giderayak değil gelirayak çıkardı, gelirken çıkardı bunu. Yani bununla başlıyor yeni döneme. Kendisinin tarif ettiği yeni döneme hukuku askıya alan, savunma hakkını tanımayan kanun hükmünde kararnameler rejimiyle başlıyor.

Aslında bu önümüzdeki sürecin Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle nasıl bir Türkiye yaratılmak istendiğinin açık bir ifadesidir, delilidir. Böyle bir Türkiye bekliyor geleceği. Sandıklı diktatörlüğün gelirken yaptığı ilk icraattır bu giderayak yaptığı değil. Arada bir kesinti yoktur, bir süreklilik vardır. Bundan sonra sürekli OHAL rejimine Türkiye’yi mahkum etmek istiyorlar. Bir sürekli OHAL rejimi dayatma peşindeler. Sandıklı diktatör, sandıklı diktatörlük rejimi altında bir sürekli OHAL rejimi altında ülkeyi yönetme peşinde.

Merak konusudur, Binali Yıldırım, Mahir Ünal, Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül, Nurettin Canikli ilk aklımıza gelenler, bunların hepsi daha yakın zamanda son bir yıl içerisinde çıkıp FETÖ’yü temizledik, FETÖ’yle mücadele bitti dediler. Peki temizlediysen 18 bin 632 ihraç OHAL kararnamesi ihtiyacı nereden çıktı? Nereden çıktı bu ihtiyaç? Bunu normal hukuk düzeninin sınırları içerisinde niye yürütmüyorsun bu işi? Barış akademisyenlerini niye ihraç ettin yeniden bu kararnameyle? Mesele FETÖ’yle mücadele değildir. FETÖ’nün siyasi ayağı nerede? Hani FETÖ’nün siyasi ayağı? Bu 18 bin 632 ihracın içerisinde FETÖ’nün siyasi ayağı nerede, kim siyasi ayak? FETÖ’nün siyasi ayağına yemin ettirerek, bir yeni dönem başlatıyoruz aldatmacasıyla kamuoyu aldatmaya çalışanlar, 18 bin 632 ihraçla sandıklı diktatörlüğün yeni döneminin işaretini vermişlerdir.”

CEVAP VER