Meral Akşener: Erdoğan yönetimi ekonomik krizi Amerikalı papaz meselesinin arkasına saklamaya çalışıyor

0

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, son ekonomik gelişmeleri basın toplantısıyla değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminin ekonomik krizi Amerikalı papaz meselesinin arkasına saklamaya çalıştığını savunan Akşener, şunları söyledi:

“Türk Lirası, sadece Ağustos ayında yüzde 32 oranında değer kaybetti. Aybaşında 325 dolara denk gelen asgari ücret, 14 gün sonra 246 dolara indi. Sorunun kaynağı Cumhur İttifakıdır. Bu durumun vebalini ülkemizin ve vatandaşlarımızın çekmemesi için ‘iktidarda olsaydık devralacağımız enkazı toparlamak için neler yapardık’ sorusuna ışık tutacak şekilde, bir dizi önlem önerisinde bulunacağım. Malumunuz üzere; ekonomimizin kırılganlığı, Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişkilerimizde yaşanan gerilimle daha da arttı. Her ne kadar Erdoğan yönetimi ekonomik krizi ‘Amerikalı papaz’ meselesinin arkasına saklamaya çalışsa da eğer Türk ekonomisi doğru yönetilseydi, yanlış politikalar ile dış borç batağına sürüklenmeseydi, cari açık bu seviyelere gelmeseydi, bir değil 50 papazın tutuklu olması bile böyle bir krize neden olmazdı.

Tüm mekanizmalarıyla hukuk devletini işlevsel hale getiriniz. Bu, güvenin yeniden tesisi için hayati önemdedir. Dış politikada milli çıkarları göz önüne alıp, tansiyonu yükselten hamasetten vazgeçiniz. Doğru tedavi ancak doğru teşhisle mümkündür. Doğru programlar da ancak doğru verilerle yapılabilir. Bu sebeple, TÜİK’in ürettiği verileri, iç siyasette kullanmak için değil, yerinde kullanmak üzere ve veri güvenirliği açısından, bir an önce Avrupa Birliği standartlarına yükseltiniz.

Merkez Bankası, BDDK, SPK ve TMSF gibi özerk kurumlarla devlet kurumlarında, uzun zamandır terk ettiğiniz liyakat anlayışını tesis ediniz. Sorunlar ehil ellerle çok daha hızlı ve etkili çözülür. Acil kaydıyla, Merkez Bankası’nın enstrüman bağımsızlığını sağlayınız. Tarım Türkiye’nin en önemli kalemlerindendir. Yeni ekonomi programında ülkemizin tarımda yeniden kendine yeterli olacak şekilde üretim planlamasından başlayarak tüketime kadar olan zincirin her halkasını kapsayacak bütüncül bir tarım politikasının oluşturulmalıdır.

Tarımsal üretimde kullanılan tohum, tarım ilaçları ve kimyasallarıyla, giderek uluslararası piyasanın kontrolüne ve tekeline geçmektedir. Üretimlerde yerli, GDO’suz ve hibrit olmayan eski tohumlara dönülmeli, gereksiz ilaç ve hormon kullanımından vazgeçilmelidir. Bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesiyle, ‘Varlık Fonu’ ve benzeri kurumlar tasfiye edilerek, varlıkları bütçe içine alınmalı, Sayıştay denetimine tabi kılınmalıdır. Başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarında makam araçları, hizmet binaları ve diğer cari giderler gibi israfa ve yolsuzluğa yol açan verimsiz tüm harcamalara acilen son verilmelidir. Kamu özel sektör işbirliğiyle yapılan projelerde ve kamu ihalelerinde, sadece Türk Lirası kullanımına geçilmelidir. Piyasa dışı kontrolleri ve kısıtlamaları düşündürecek açıklamalardan uzak durulmalıdır.

Aziz milletimizin huzurunda, karşı karşıya olduğumuz tabloda, toplumsal mutabakatın zamanının geldiği inancıyla, tüm siyasi partileri, ülkenin sorunlarının çözümünde ortak çalışmaya davet ediyorum. Bunun ilk adımı olarak da; görüş ve önerimiz mahfuz kalmak kaydıyla, iktidarın tarifiyle, milli egemenliğimizi hedef alan bu ekonomik savaşa karşı, ben de milli egemenliğimizin kalesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, ‘Milli Ekonomi’ gündemiyle toplantıya davet ediyorum.”

CEVAP VER