TBB Başkanı Feyzioğlu: Yargıyı güvenilir kılmadan dövizi düşüremezsiniz.. Devletlerin sarsılmayan temelini adalet teşkil eder

0

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, 2018-2019 Adli Yılı Açılışı sebebiyle basın toplantısı düzenledi.

Yargı bağımsızlığı ile avukatların yaşadığı sorunlara dikkat çeken Feyzioğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin adalet savaşçılarının omuzları üzerinde durduğunu belirterek “Ancak Anayasamız; yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve güvenilirliğini sistemsel olarak sağlamaktan uzaktır.” dedi.

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığının kabul olunmayacağını dile getiren Feyzioğlu, şunları söyledi:

“Biz, kürsüde siyaset yapan hâkim ve savcı istemiyoruz. Biz, siyasetin yönlendirmesine açık hâkim ve savcı da istemiyoruz. Yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söylüyoruz. Bu hususu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dikkatine sunmayı bir görev biliyoruz. Yargının siyasetin etkisine açık hale getirilmesi, hukuki uyuşmazlıklarda avukat yerine iş takipçisi aranması gibi kabul edilemez bir sonuç doğurmaktadır.

Yabancı devletlerin yargısal bir konuda Cumhurbaşkanı ya da bakanları tehdit eden saygısız girişimlerini asla kabul etmiyoruz. Fakat yargıyı siyasetin etkisine açan mevcut anayasal düzenleme, bu saygısızlıklara mazeret oluşturmaktadır. Bu gerçeğin, Milletimiz ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bilinmesini zorunlu görüyoruz. Yargıyı bağımsız, tarafsız ve güvenilir kılmayan hiçbir düzenleme, yapısal da değildir, reform da değildir.

Yargıyı güvenilir kılmadan dövizi düşüremezsiniz. Hayat pahalılığını önleyemezsiniz. İşsizliği çözemezsiniz. Layık olanın layık olduğu göreve geldiği bir sistemi kuramazsınız. Refahı sağlayamazsınız. Evlatlarımıza parlak bir gelecek inşa edemezsiniz. Başka toplumların toplumumuzu sömürmesini önleyemezsiniz. Çağdaş uygarlık seviyesini yakalayamazsınız.

Yargısı, vatandaşını güven içinde yaşatamayan devletler, ayakta kalamazlar. Çünkü devletlerin sarsılmayan temelini adalet teşkil eder. En temel mesleki sorunumuz yargının güvenilirliğini sağlamak ve böylece vatandaşımızın canını yakan keyfilikleri önlemektir. İş takipçisi-nüfuzlu tanıdık arayışına yönelimi ortadan kaldırmak, bir zorunluluktur.”

Sorunların; vatandaşların adalete erişimini engelleyecek ve tüm avukatları boğacak hale geldiğine dikkat çeken Feyzioğlu, avukatlık stajına kabul ve avukat sıfatını kazanmanın sınava bağlanması, Hukuk Fakültelerinin kontenjanlarının düşürülmesi; mahkeme kalemlerinde, noterlik dairelerinde, banka şubelerinde, tapu dairelerinde hukuk fakültesi mezunları için belirli sayıda kadronun ayrılması gerektiğini söyledi.

İdare mahkemesi hakimlerinin herhangi bir fakülte mezunu olmasına izin veren düzenlemeyi “vahim” olarak nitelendiren Feyzioğlu, ceza uyuşmazlıklarında hukukçu olmayanların uzlaştırmacı yapılmasının, avukatsız arabuluculuğu teşvik eden yaklaşımın ve avukatları bilirkişilik yapmaktan alıkoyan uygulamanın yanlışlığına dikkat çekti.

Feyzioğlu, “Görev yerlerinin sürekli olarak değiştirilmesi, hâkimlerin dosyalarına hâkim olmalarını önlemektedir” uyarısında da bulundu. Hakim ve savcı adaylarının mülakatlarının kamerayla kaydedilerek her türlü şaibenin önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Feyzioğlu, “Bir paralel yapıdan kurtarmak için mücadele verdiğimiz yargının, başka potansiyel paralel yapıların eline geçmesine izin verilmemelidir.” dedi.

Basın toplantısında CMK avukatlığında öngörülen ücretlerin trajik bir şekilde düşük olduğunu hatırlatan Feyizoğlu, avukatlık ücretlerine uygulanan KDV’nin düşürülmesi, Kamuda çalışan avukatların ek göstergelerinin hâkimlerle eşit hale getirilmesi, adliyelerin yönetiminde görevli olan komisyonlarda baro başkanlarının da yer alması gerektiğine dikkat çekti.

Feyzioğlu avukatlara yönelik fiziksel saldırıların giderek artması endişe verici olduğunu vurgulayarak “Emniyet mensuplarımız, savcılarımız ve hâkimlerimiz avukatlara yönelik saldırıların yargı mensuplarına yönelik saldırılar olduğunu unutmamalıdır.” diye konuştu.

Yabancı avukatlık bürolarının faaliyet yasaklarını dolanarak neden oldukları vergi kayıplarının önlenmesi gerektiğini söyleyen Feyzioğlu, “Türk avukatlar için haksız rekabet teşkil eden bu durum, aynı zamanda Lozan Barış Antlaşmasında defettiğimiz adli kapitülasyonların dolaylı yollardan geri gelmesidir.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER