HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Tam da seçimler yaklaşırken bir kez daha çatışmalı bir süreç başlatıyorlar

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Ağrı’da konuştu. “3 yıl önceki zihniyet neyse bugün de aynı zihniyetle ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar.” diyen Buldan, şunları söyledi:

“Koltukta kalmak uğruna bir halkın değerleri ve kazanımlarına el uzatarak ayakta kalmaya çalışan bu iktidar 31 Mart tarihinde bu politikaların hesabını verecek, dersini sandıklarda alacaktır. Bunu nereden biliyoruz? Bunu 7 Haziran tarihinde insanların partimize sahip çıkmasından biliyoruz. Bunu referandumda aslında hayır oylarının yüksek oranda çıkmasından biliyoruz. Ancak hilelerle evet oyunun sandıktan çıkarılabilmesinden biliyoruz. Yine 24 Haziran seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir kez daha tanık olduk; Kürt halkı ve Türkiye halkları partimize sahip çıktı. Yeniden bir seçim dönemi ile karşı karşıyayız. İşte böylesi bir dönemde bizi sandıklarda yenemeyeceğini anlayan anlayış abluka ile gözaltı ve tutuklamalarla karşımıza çıkıyor.

Dün gece Şengal’e ve Mahmur’a yapılan saldırıları bir kez daha lanetliyoruz. Şengal halkı IŞİD’e karşı cesurca direnen, IŞİD’i o topraklardan atan bir halktır. Şengal’e Mahmur’a saldırarak milliyetçi oyları kendine çevirmek isteyen AKP hükümeti, bu çatışmalı süreçten bir an önce vazgeçmelidir. Suriye toprakları sizin topraklarınız değildir. Oradaki insanlar barış ve huzur içinde bir arada yaşıyorlarsa buna saygı duymaktan başka çareniz yoktur.

Dün Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklamalarda görüyoruz ki tam da seçimler yaklaşırken bir kez daha çatışmalı bir süreç başlatıyorlar. Bu ülkenin evlatlarının başka bir ülkenin topraklarında yaşamını yitirmesine göz yummayacağız. Bu çatışmalı süreçte toprağın altına düşen her bir canımızın acısını yüreğimizde hissedeceğiz. Orta Doğu ve tüm dünya ülkeleri ile barış içinde yaşamak varken böylesi bir yöntemi seçmek akıl karı değildir. Türkiye halklarının birbirleri ile huzur içerisinde yaşamından yana olan tavrımızdan vazgeçmeyeceğiz.

Ülke içinde adaletin hukukun olmadığı, demokrasinin askıya alındığı halklar arasında bir kutuplaşmanın yaşadığı bir süreçteyiz. Türkiye’de kimse yargının bağımsızlığından ve tarafsızlığından bahsedemez. Demokrasiden, özgürlüklerden kimse bahsedemez. Cezaevlerinin siyasetçiler, adaletten yana olanlar, aydınlarla hınca hınç doldurulduğu bir dönemi yaşıyoruz. KHK ile, tasfiye operasyonları ile insanların işinden edildiği bir dönemde demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Ama her şeye rağmen Türkiye halkları barıştan, demokrasiden, özgürlüklerden hiçbir zaman taviz vermedi, vermeyecek. Cezaevlerindeki bütün seçilmişlerimiz bu demokrasi ve özgürlük mücadelesini orada da yürütüyorlar. Bize düşen sorumluluk bu mücadeleyi başarıya ulaşana kadar sürdürmektir.

Demirtaş, Yüksekdağ ve milletveklili arkadaşlarımızın duruşmalarındaki tavrı hepimize örnek teşkil etmektedir. Biz biliyoruz ki Demirtaş da Yüksekdağ da Baluken de Mukaddes Kubilay da bugün siyasi rehinedir. Hiçbirinin hukuken tutuklu olmadığını biliyoruz. Özellikle AİHM’in vermiş olduğu kararın AKP ve Cumhurbaşkanı tarafından görmezden gelinmesi, kararın tanınmaması yerel mahkemelere bir talimat olarak gitmiştir. Bu kararı yerel mahkemeler hemen uygulamış ve Demirtaş ve Önder’in cezasını onaylamıştır. Yargının bağımsız olmadığını vurgularken bunu ifade etmeye çalışıyoruz. Bugün yargı Erdoğan’ın tek bir talimatı ile çalışmaktadır. Şunu açık ifade ediyoruz milletvekillerimiz, belediye eş başkanlarımız, il yöneticimiz cezaevindeyken dışarıdan halkımız onlara destek veriyor.

AKP’nin Ağrı’dan gösterdiği adayı herkes biliyor. Buradan kim aday olursa olsun Savcı Sayan’ı mutlaka yenecektir, hiç isimlere takılmayın. Aday adayı arkadaşlarımızın her birinin birer Sırrı Sakık, birer Demirtaş, birer Yüksekdağ olduğunu hiç kimse unutmasın. Kaybedeceğini bilen AKP önemli isimlerini bu bölgeye göndermedi. Tartıştıkları yerler sadece İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir. Ama Ankara’da da, İzmir’de de İstanbul’da da oluşturacağımız güç birlikleri ile bu faşizan uygulamalara mutlaka ders vereceğiz.”

CEVAP VER