Bahçeli: Toplumsal sözleşmeye, ruh sağlığı yasasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz

0

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Basın özgürlüğüne değinen Bahçeli, şunları söyledi:

“Ülkemizde basın özgürlüğü ile ilgili tartışma yaşanmaktadır. Sınır Tanımayan Gazetceiler Örgütü, Türkiye’de muhalif basının sindirildiğini belirterek eleştiri dozunu gittikçe artırmaktadır. Türkiye’nin kara listeye girmesi için ince bir işçilik söz konusudur. FETÖ’yle mücadele sürecinin basın özgürlüğüne tehdit olduğu bile değerlendirilmiştir.

Yeni hükümet sistemine geçişle birlikte Türkiye’nin otoriterliğe kaydığı söylenmektedir. Bu iddiaların hepsi zırva ve hayal ürünüdür. İhanetin, suçun, cinayetin özgürlüğü olmaz. Darbeye teşebbüsün özgürlüğü hiç olmaz. Güvenlik duvarı yıkılıp vatanımız harap olduğunda ne özgürlüğünden bahsedeceğiz.

Özgürlük insan hakkıdır, buna itiraz yoktur. Basın özgürlüğü diye önüne geleni karalayanı hoş göremeyiz. Konu teröristler olunca yaygara koparıp, konu vatan olunca katliam çığlığı atanları tanıyoruz. Özgürlük insan hakkıdır, buna diyecek bir şey yok. Fakat milli haklara saldırmak bir nevi eşkiyalıktır ve yeri ceza hukukundadır. 10 yıldır çektik, özgürlük tıpkı demokrasi gibi birilerinin tekeline girerek derin manasından koptu. Bize onursuz özgürlük dersi verenlerin, durum ve konum hatırlatması yapanların kuyumuzu kazmalarıan asla izin vermeyeceğiz.

Ruh sağlığı yasası

Bunları tanıyor, emellerini biliyoruz. Bunların iç ve dış temsilcilerini dişlerimizi sıkarak izliyoruz. Yıllarca üniversitelerde eğitimlerini tamamlamaya çalışan ülkücüleri eli kanlı caniler gibi göstermeye çalışan özgürlük şarlatanlarını ne unuttuk ne de affettik. Bize onursuz özgürlük dersi verenlerin, tehditkar bir seda ile kurum ve hatırlatma yapanların, kızarmayan yüzleriyle kuyumuzu kazmalarına asla izin vermeyeceğiz. Bunların maskesini indirmeye ant içeceğiz: Günümüzün karmaşıklaşan hayat şartlarında vatandaşlarımızın maddiyatın yanında ruhsal olarak da zorluk çektiğini görüyoruz.

Günümüzün karmaşıklaşan hayat şartlarında vatandaşlarımızın ruhsal olarak da zorluk çektiğini görüyoruz. Tüm bu sorunlarla şuurlu, programlı başa çıkabilmek için bir toplumsal sözleşmeye, ruh sağlığı yasasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş toplumlarda bu yasa vardır. Türkiye’de bu alanda bir boşluk vardır. Ruh sağlığı yasasını TBMM’den çıkarılmasını içtenlikle bekliyorum. Şiddet vakaları, kadın cinayetleri, derin anlaşmazlıklar tehdit edici seviyededir. Ceren Damar evladımız, gözü dönmüş bir katil tarafından katledilmiştir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde de 4 kardeşimizin canına kıyılmıştı.

Genç akademisyen Ceren Damar evladımız hunharca bir katil tarafından katledilmiştir. Ünivesitede yaşanmıştır ve akademik hayatımız saldırıya uğramıştır. Kanlı saldırılarda hayatını kaybeden bütün mazlumların ailerine başsağlığı diliyorum.

Son dönemlerde artan sosyal şiddet, toplumsal gerginlik bizi fazlasıyla kaygılandırmaktadır. 31 Mart seçimlerine yaklaştıkça ihtilaf ve anlaşmazlıklar alarm verici boyutlara çıkmıştır. Gizli ve gizemli eller devrededir. 2018’de suç ve şiddetin envai türüne şahitlik edilmişti. Sosyal dokumuzu bozmak, siyasi dengemizi baltalamak için tezgah ve tertipler imal edilmektedir. 31 Aralık gecesi yılbaşı kutlamalarında Suriyeli sığınmacı olan iddia edilenlerin Suriye bayrağı açması infiale yol açmıştır. Bunun kimler tarafından tedavüle sokulduğu araştırılmalıdır. Konu önemlidir. Benzeri tahrik ve tacizler zaman zaman vuku bulmaktadır. Milletimizin sinir uçlarıyla oynanmaktadır. 31 Mart öncesi ülkemizin huzurunu kaçırmak istiyorlar. 1 Nisan sabahı için hazırlık yapıyorlar. En küçük bir kıvılcımın nasıl bir yıkım ve enkaza yol açacağını öngörüp buna göre tedbir geliştirmek zarurettir.

Bu düşmanlıkların hepsi üst akıl tarafından planlanmaktadır. 31 Mart’a kadar daha fazla olaya şahit olma ihtimali fazladır. Sosyal ve ekonomik memnuniyetsizliklerin isyana dönüşmesi için çaba harcanmaktadır. Zilletin öne çıkması amacıyla hummalı bir gayret sarf edilmektedir. 24 Haziran’da milli uyanışı kundaklayanlar 31 Mart’ta aynısına mahkum olacaklar. CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden PKK ve FETÖ’süne kadar kim Türkiye’nin tarihsel yürüyüşüne engel olmak istiyorsa onunla hesabımız bu dünyada görülecektir. Hiç kimse şansını fazla zorlamasın. Herkes ayağını denk alsın.”

CEVAP VER