HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Bu tecrit nedeniyle ülke içinden çıkılmaz bir hale girmiştir

0

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Halkların Demokratik Kongresi (HDK)’nin 9. Genel Kurulu’nda konuştu. Tecridin 20 yaşında olduğunu dile getiren Temelli, şunları söyledi:

“Bu 20 yıllık tecridin son 3 buçuk yılı ağırlaştırılmış koşullarda geçmektedir. Bu ağırlaştırılmış tecrit koşullarında sadece 11 Eylül 2016’da, bir de dün Sayın Mehmet Öcalan görüşe gidebilmiştir. Oysa 15 günde bir aile görüş hakkı var Sayın Öcalan’ın. Devlet bu hakkı gasp etmiştir. Sayın Öcalan’ın avukatlarının başvurusu 780. kez reddedilmiştir. Bu tecrit aslında barışa, demokrasiye uygulanan bir tecrittir.

Bu tecrit nedeniyle bu ülke içinden çıkılmaz bir hale girmiştir. Savaş koşulları, şiddet, talan neredeyse olağanlaşmıştır. Bu tecrit koşulları tam da faşizmin kurumsallaşmasından başka bir şey değildir. O yüzden tecride karşı mücadele bir demokrasi, bir barış mücadelesidir. Eğer bu bağı kopartırsak bilin ki demokrasi ve barış mücadelesinde yol kat etmemiz mümkün değildir. Bizi bir araya getiren fikriyatı örgütlemek tam da demokrasi mücadelesini örgütlemektir.

Kapitalist sistem, içinden çıkamadığı bunalımı ve aşamadığı krizi, emekçilerin, insanların üzerine yıkarak yol almaya çalışıyor. Bunun yolu olarak da daha fazla faşizmle dünyayı sarıp sarmalıyor. Otoriter rejimlerin, faşizmin beslenme kaynağı savaş ve düşmanlıktır; halkların karşı karşıya gelmesidir. Bugün dünya kapitalistlerinin beslendiği mecra Ortadoğu’dur. Buna tam da buradan, Ortadoğu’dan karşı çıkmak gerekiyor.

Savaşa hayır dediğimiz seçeneği Ortadoğu’dan var etmek gerekiyor. İşte Rojava tam da bu sisteme karşı, kendisini savaşla ve zulümle yeniden üreten bu sisteme karşı bir itirazdır, yeni yaşamdır. O yüzden de başta bu iktidar olmak üzere dünya kapitalistleri Rojava’yı boğmak istiyor. HDK olarak, HDP olarak tüm bileşenlerimizle, Türkiye’deki tüm sol ve sosyalist hareketlerle savaşa hayır demeli, Rojava’nın yanında olduğumuzu çok daha güçlü şekilde haykırmalıyız.

Taban demokrasisi dediğimiz halkın bizatihi meclisler yoluyla siyasete katıldığı, toplumun siyasallaşması sürecinin tamamlandığı bir süreci hep birlikte var etmeliyiz. Radikal demokrasi ancak bu yolla iktidara gelir. Hedefimiz iktidara gelmek. Ama önce yerellerde iktidara geleceğiz. Yerellerde iktidara gelerek yerel demokrasiyi inşa edeceğiz. Bu da tüm Türkiye ve Ortadoğu için karanlık gidişin sonu olacaktır. Bu iktidar için sonun başlangıcı olacaktır. Yerel demokrasi ile öreceğimiz bu mücadele hattı hem Türkiye hem Ortadoğu’da büyük bir dönüşüme vesile olacaktır.

Belki Batı’da yerellerde iktidara gelemeyebiliriz. Ama yerel meclislerde yer alarak, yerel demokrasi anlayışımızı Batı’da meclislerin içine taşıyabilir, mücadeleyi oralarda yükseltebiliriz. Şimdi bunun çalışmasını hep birlikte yapma zamanıdır. O yüzden de seçim süreçlerine katılarak bu iktidar yolunu açmak kadar da meclislerin örgütlenmesi için hep birlikte adım atabiliriz. Tüm sandık görevlilerimiz, tüm seçim sürecinde yer alan arkadaşlarımız mahallelerinde, ilçelerinde, HDK meclislerini var etmekle sorumlular. 31 Mart’tan sonra yerellerde meclisleri hızla hayata geçirmek, önümüzde bir görev olarak duruyor. İnanıyorum bunu hep birlikte başaracağız. Sadece seçimleri değil, yaşamı kazanacağız, haklarımızı kazanacağız. Faşizme karşı umutla ve kararlılıkla yürüyeceğiz.”

CEVAP VER