Bahçeli: Kınayı hazırlamışlar, 1 Nisan sabahını bekliyorlar

0

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. “İftira atanlar sosyal medyadan zehir kusanlar, adeta Palu ailesinden çıkmış gibiler.” diyen Bahçeli, şunları söyledi:

Ülkemiz tarihi bir dönemeçte, kritik bir devirdedir. Bölgesel meseleler giderek ağırlaşmakta, küresel baskı ve dayatmalar günbegün artmaktadır. Gelişmeleri yakinen takip ediyoruz. Lazım gelen tedbirlerimizi titizlikle alıyoruz. Yazılan felaket senaryolarını sahneye çıkarmak için perde gerisinde sabırsızlıkla bekleyen mayası ve meşrebi karmakarışık zillet figüranlarını gayet iyi biliyoruz.

CHP’liler YSK’yı tanımıyormuş, seçmen kütükleri üzerinde oynanıyor, oraya buraya seçmen kaydırılıyormuş, hayali seçmeler oluşturuluyormuş. Bu iddialardaki amaç 31 Mart’ı gölgelemektir. Buradaki maksat 31 Mart’ı sabote etmektir. CHP YSK’yi tanımıyorsa, buyursun seçime de katılmasın. Yok eğer katılacaksa, iddialarını çok acil ispatlasın. CHP yönetimi ya savcılığa suç duyurusunda bulunsun, ya da bu iddiaları YSK ihbar kabul edip harekete geçsin.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine şaibe bulaştırmak, seçim sonuçlarını bugünden karalamak için provokasyona kalkışmak ne siyasi etikle, ne de siyasi ahlakla bağdaşacaktır. CHP ateşle oyun olmayacağını eninde sonunda öğrenecektir. Alacakaranlık dönemlerin vazgeçilmez ismi olan emekli kriz ve kaos savcısının ağzına bakmayı derhal bırakmalıdır.

Kınayı hazırlamışlar 1 Nisan sabahını bekliyorlar. Kafayı bozmuşlar 1 Nisanla ilgili hesap yapıyorlar. Kinlerini bilemişler 1 Nisan sabahına bir çıksak diyorlar. Halbuki sandıktan umutlarını kesmişler, millete sırtlarını dönmüşler. Esasen başlarına geleceği biliyorlar. Çatılarının uçacağının farkındalar. Ne çare ki, çatık kaşlarıyla, çatlamış vicdanlarıyla intikam yarışındalar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni yıkmayı, yeni baştan tetikledikleri rejim ve sistem kargaşasıyla ülkeyi boğmanın peşindeler.

Elbette buna müsaade etmeyeceğiz. Elbette bu şer ve şirret akına izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki, Türk milleti 31 Mart 2019’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne müzahir bir mahalli idareler yönetimini inşa ve ihya edecektir. Zillet ittifakı da duvara toslayacaktır. Kaldı ki, milli huzur, milli istiklal, milli istikbal adına başka bir alternatif de yoktur. Parti olarak Türkiye’nin bir geçiş sürecinde olduğunu değerlendiriyoruz.

Bizzat fikir aşamasından fiili ve hukuki uygulama safhasına kadar içinde eşit ve erdemli bir şekilde yer aldığımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kazasız belasız ve güvenle devamını önemli ve öncelikli görev addediyoruz. 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerinden elde edilmiş sistemsel kazanımların örselenmemesini arzuluyoruz. Bu nedenle 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini beka merceğinden analiz edip, beka temelinden yorumluyoruz.

Konuyu at pazarlığına çevirmedik

Önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimleri öncekilerinden farklıdır. 31 Mart 2019’da sadece belediye başkanı seçilmeyecektir. Sadece belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi, köy ve mahalle muhtarları belirlenmeyecektir. Hepsinden mühimi Türkiye’nin bekası, tarihi ve milli çıkarları cumhurun fikir ve gaye ortaklığıyla, müttehit ve müttefik iradesiyle teyit ve tekâmül ettirilecektir.

Kaldı ki, bu Türkiye’miz için ertelenemez bir zorunluluktur. Malum, mahsurlu ve marazi siyaset aktörleri, önümüzdeki seçimin bir beka meselesi olmadığını söylüyorlar. Şuna yalana bakar mısınız, bütün kararların bir kişi tarafından alındığı, yargının tek bir kişiye bağlandığı sistemin Türkiye’nin bekası olarak anlatıldığını iddia ediyorlar.

Bunlar derslerine hiç çalışmamışlar. Anlayışları kıt, akılları kırpık, idrakleri kıytırık. Veya okuduklarını, hadi okumadılar varsayalım, anlatılanları da basbayağı çarpıtmışlar. Tek bildikleri ezber, tek kabulleri inkar. Bugünkü şartlarda Türkiye’nin beka sorunu olmadığını, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine de beka açısından bakılamayacağını söyleyenler belanın ta kendileridir.

Biz belayı değil bekanın yaşatılmasını hedefliyoruz. Bilinsin ki, bela varsa onu yerle yeksan edecek bir beka adanmışlığı da vardır, çok şükür buradadır. Beka varoluştur, nasıl ki hiç olmamış, hiç yaşamamış birisine varlık anlatılmaz ise belanın fail ve taraflarına da bekayı anlatmak nafile emektir. Tehdit ve tedhişin bu kadar azdığı, az sonra temas edeceğim üzere, ABD Başkanı’nın aleni meydan okuduğu, güney sınırlarımız boyunca tüm ülkelerin Türkiye’ye karşı pozisyon ve cephe aldığı bir dönemde, sorarım sizlere beka diye bir sorunumuz nasıl olmayacaktır?

15 Temmuz FETÖ ihanetine maruz kalmış bir ülkede beka sorunu nasıl kabul edilmeyecektir? Bölünmek, parçalanmak, dağıtılmak istenen Türkiye’nin beka meselesi yok idiyse, bu kadar yakın ve açık tehlikeyle kararlı mücadele niye var peki? Beka bu müflis ve musibet siyasetçilere göre nedir? Fırat’ın doğusunda şu anda çiçek böcek mi toplanıyor, yoksa fitne fesat mı toparlanıyor? Suriye’nin kuzeyinde birileri pikniğe çıkıp mangal keyfi yapıyor da biz de onlara özenerek oraya gidelim, aralarına karışalım mı istiyoruz?

Dört bir tarafımız kuşatılmışken, namlular teker teker üzerimize çevrilmişken, kuytularda yeni bir Sevr planlanırken ne yapsaydık, bir belediye daha fazla kazanmanın hırs ve hedefine mi sabitlenseydik? Dava diyoruz, bunlar davar anlıyor. Ülkücü olmayanlar için diyecek bir şeyim yoktur. Ama Ülkücüyüm deyip de, bu kadar beka sorunu ortadayken, varlığımızı adadığımız milletimiz ve ülkemiz felaketin sınır komşusu olmuşken, akıntıya kapılıp siyasi çıkar hesabı yapmak en hafif tabirle samimiyetsizliktir, kimse kusura bakmasın, şuur kaybıdır.

Beka gittikten sonra ne yapacağız belediyeyi? Beka çiğnendikten sonra ne adına yapacağız siyaseti? 30 büyükşehir belediye başkanlığıyla ilçe belediyelerinde Cumhur İttifakı’nın doğasına ve ahlakına uygun olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’yle anlaştık, uzlaştık. 30 Mart 2014 Mahalli İdareler Seçimleriyle 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde alınan oylara göre 31 Mart 2019’un yol haritasını belirledik.

Nitekim büyükşehir belediyeleri ile bunların alt belediyeleri kapsamında 30 Mart 2014’ü baz alarak, partimizin yönetiminde olan hiçbir belediyede Adalet ve Kalkınma Partisi aday çıkarmadı. Hakeza bizde öyle yaptık. Konuyu at pazarlığına çevirmedik. Partimizin hak ve hukukunu ezdirmedik. Onlarınkini de yok saymadık.

Eşit, adil ve hakkaniyet ölçülerine göre bir mutabakat olmuşken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin belediyelerden vazgeçtiğini söylemek, teslim olduğunu iddia etmek sefil ve ahlaksız bir yalan değildir de nedir? Hem belediyelerimiz dursun, hem de bekamız sürsün, derdimiz budur. İlle de bir tercih yapacak olursam, şunu herkes bilsin ki, bin defa beka derim, bekayı savunurum.

Bunun yanında, partimizin aday çıkarmadığı her seçim çevresinde belediye başkanı olarak gösterilen değerli şahsiyetler hem bizim hem de Cumhur İttifakı’nın adayıdır. Ayrıca her seçim çevresinde belediye meclis üyesi olmak için yarışacak adaylarımız olacaktır. Üstelik 51 il ve bunların ilçelerinde partimiz kendi adaylarıyla seçime katılacaktır.

Buralarda il genel meclis seçimine katılacak saygıdeğer adaylarımız tartışmasız vardır ve olacaktır. Yalana ne gerek vardır? Akılları bulandırmaya niye ihtiyaç duyulur? Milliyetçi Hareket Partisi’ni erkenden havlu atmış gibi göstermek, iddialarından vazgeçmiş gibi sunmak nasıl bir ahlaksızlıktır? İftira atanlar, isnatta bulunanlar, günahımıza girenler, sosyal medyadan zehir kusanlar, adeta son günlerde ülke gündemine demir atan Palu ailesinden çıkmış gibilerdir.

Bunlarda hiç mi utanma kalmadı? Milliyetçi Hareket Partisi bekaya yüzünü döndüğü gün Türkiye tıpkı yüz yıl evvel olduğu gibi, yani 1919 şartlarında, mağlup ve mahcup olacaktır. Buna hakkımız yoktur. Hiç kimseyi beğendirecek halimiz de yoktur. Bize inanan bizimle gelir, bize umut bağlayan, geleceğini üç hilalde görüp ay yıldızlı al bayrağın sonsuza kadar dalgalanmasını isteyen bizimle yürür.

Cumhur İttifakı diyoruz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün ilke ve esaslarıyla, bütün kurum ve kurallarıyla geleceğin Türkiye’sini güvenceye almasını amaçlıyoruz. Kuşku yok ki, ölüm pahasına da olsa beka diyoruz.”

CEVAP VER