Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Korkaksın korkak; diktatörler zafer anıtı dikemez

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Erzurum belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuştu. 15 Temmuz hain darbe girişimi üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, şunları söyledi:

“15 Temmuz gecesi saat 23.15. Bay Kemal Atatürk Havalimanı’na geliyor. Tankların arasından geçerek Bakırköy Belediyesi’ne geçiyor. Diyor ki, benim için ‘bana haber verseydiler ben de beklerdim’. Telefondan mesajlarımızı tüm Türkiye’ye yaydık. ‘Herkes meydanlara’ dedik. Bütün millet meydanlara döküldü, sen kahveni yudumluyordun. Korkaksın korkak. Diktatörler zafer anıtı dikemez.

Biz hep darbelere karşı durduk. Darbecilerle yan yana olmadık. Dünyanın neresinde bir darbe varsa biz onların karşısındayız. Mısır’da darbe yaptılar karşısında durduk. Şimdi Venezüella’da böyle bir girişim var, yine karşısındayız. Demokrasinin gereği sandığa saygıdır. Darbecilerle beraber olmayacağız.

Suriye sınırlarımızda olup bitenlerde Suriye değil, Türkiye hesapları var. Irak’ta Türkiye hesapları var. Millet olarak biz tarihe, sosyolojiye, coğrafyaya yeterli önemi vermiyoruz. Kendi tarihimizle ve kültürümüzle ilgili bir elin parmaklarını geçmeyecek ciddi çalışma varken, batıda belli bir dönemimiz hakkında yüzlerce çalışmaya rastlıyoruz. Sadece şu Erzurum’u sahip olduğu kültürel miras dahi yüzlerce bilim insanının çalışmasına yetecek zenginliktedir.

Bir asır önce bizi bu topraklara gömeceklerini sananlara Çanakkale’yle, Ku’tül Amare’yle, İstiklal Harbi’yle derslerini verdik. Pılılarını pırtılarını toplayıp gittiler ama gözleri arkalarında kaldı. Vatanımızın ve milletimizin üzerindeki hesapları bitmedi. İttifak, dayanışmanın ötesinde pazara kadar değil, mezara kadar bir yürüyüştür. Dolayısıyla adımlarımızı buna göre atmamız lazım.

(Adana Mutabakatı) Bu imza Türkiye’nin herhangi bir olumsuz gelişmede o topraklara girmesinin önünü açıyor. Adana mutabakatı baba Esad döneminde atılmış imzalardır. Birinin bizi davet etmesine gerek yok. 1998’de imza attık. Bundan sonra daha kararlı devam edecek.

Binlerce kilometre öteden gelip burnumuzun dibince silah çatanlar bize sınırdaş olan kardeşlerimizin geleceğini korumamıza engel olmak için kırk takla atıyorlar. Birilerinin bizi davet etmesine gerek yok. Biz Adana Mutabakatıyla bu imzayı aldık. Bu imza herhangi bir olumsuz gelişmede o topraklara girmenin önünü açıyor.

Bize Münbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz diyenler temenni ederim ki verilen son sözlerle bunu yerine getirirler. Sabrımız sınırsız değildir, bize verilen sözlerin yerine getirilmesini sonsuza kadar bekleyecek değiliz. Bir güvenli bölge ya da tampon bölge sözünün birkaç ay içinde yerine getirilmesini bekliyoruz. Aksi takdirde güvenli bölgeyi aksi takdirde biz oluşturacağız. Müttefiklerimizden Türkiye’nin bu çabasına lojistik destek beklemekteyiz.

Güvenli bölge konusunda BM’nin de bu işe uygun bir kabiliyeti olmadığını birçok örneğe bakarak görüyoruz. Bu bölgenin gerçek anlamda güvenliğini işlerliğini sağlayacak tek güç Türkiye’dir. Bu meselenin çözümüne katkı sağlayacak sahadaki fiili kontrolün de bizde olması gerekiyor. Bunun dışındaki çözüm tekliflerine kapalı olduğumuzu beyan ediyoruz. Bedeli olacaksa onu da ödemeye hazırız.”

CEVAP VER