Erdoğan: Ezana ıslıklarla, sloganlarla terbiyesizlik ettiler

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana’da düzenlenen mitingde halka hitap etti. “Cumhur İttifakı, günübirlik çıkar ittifakı değildir, 3-5 belediye daha fazla kazanmak için kurulmuş değildir.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Taksim’de CHP ve HDP’nin öncülüğünde güya kadınlar günü için bir araya gelen bir grup, ezana ıslıklarla, sloganlarla terbiyesizlik ettiler. Biz ‘belediye işi gönül işi’ diyerek milletimize herkesi kucaklayan bir belediye yönetimi taahhüt ediyoruz. Onlar ise bayrağımıza ve ezanımıza saygısızlık yaparak doğrudan istiklalimize ve istikbalimize saldırıyor. Bunların tek ittifakı, ezan bayrak düşmanlığıdır. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

Bu ülkede millet düşmanı, bayrak düşmanı, ezan düşmanı, vatan düşmanı, devlet düşmanı kim varsa hepsinin karşısında olmak namus borcumuzdur. Bu mesele siyaset meselesi değildir, bizatihi onur meselesidir. Eğer biz 3-5 oy için onlara göz yumarsak ecdadımızın da evlatlarımızın da yüzüne bakamayız. Onun için bu ezan ve bayrak düşmanları ile sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Mersin’de de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakları vatan haline getirmenin de vatan olarak korumanın da bir bedeli olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bin yıldır bu bedeli ödüyoruz. Yurdumuzun her köşesinde dalgalanan bayrağımız bu toprakların vatanımız olduğunun ispatıdır. En doğudan başlayıp en batıya kadar vakti girdikçe şehirlerimizin semalarında yankılanan ezanlarımız da bu toprakların vatanımız olduğunun ispatıdır. Ülkemizde bayrağa tahammülü olmayanlarla ezana tahammülü olmayanların ittifakıyla girdiğimiz bir seçim süreci yaşıyoruz.

Bölücü örgütten emir alan partinin bayrağımıza tahammülsüzlüğünü, mitinglerinden kongrelerine kadar sayısız örneğine şahit olduk. Daha da ötesi bayrağımızı yıkmaya, yakmaya çalışanları, gönderden indirmeye kalkanları gördük. Milletimiz her seferinde bunlara derslerini vermesine rağmen bayrak düşmanları hala aynı bataklıkta çırpınmaya devam ediyor. Önceki gün Taksim’de CHP ve HDP öncülüğünde güya kadınlar günü için bir araya gelen bir güruhun ezanı Muhammediye’ye ıslıklarla, sloganlarla yaptıkları saygısızlığı herhalde gördünüz değil mi? Bu CHP zihniyetinin tarihi, ezan ve cami konusunda zaten bu tür hoyratlıklarla doludur ama Taksim’deki hadise gerçekten ibretliktir.”

Bu olayın görüntülerini alana kurulan dev ekrandan izleten Erdoğan, “Aynı toplantıda sergilenen ve kadınlara en büyük hakaret olarak gördüğüm diğer rezillikleri bir kenara bırakıyorum. Sadece ezana yapılan saygısızlık bu seçimlerin aslında ülkemizin ve milletimizin geleceği açısından nasıl bir karar seçimi olacağını gösteriyor.” dedi.

“Asıl kimlikleri bunların bayrak düşmanlığı”

31 Mart’ta meseleyi basitleştirmeye çalışanların asıl niyetlerini bu tür görüntülerle ortaya serdiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Dikkat ederseniz, seçimlere şöyle bir görüntüyle giriyoruz. Biz ‘Gönül belediyeciliği’ diyoruz, gönüller kazanmak için çalıştığımızı söylüyoruz, biz ‘Belediye işi gönül işi’ diyerek milletimizi, herkesi kucaklayan bir belediye yönetimini tarif ediyoruz, onlar ise bayrağımıza ve ezanımıza saygısızlık yaparak doğrudan istiklalimize ve istikbalimize saldırıyor. Bunun için kimi yerde gizli kimi yerde açık ittifaklar kuruyorlar. Şu anda CHP kiminle ortak, HDP ile. Onun yanında sözde İYİ Parti, başka Saadet, dörtlü bir çete, bunlara ortak oldular. İşte asıl kimlikleri bunların bayrak düşmanlığı. Bayraklarımızı nasıl yakıyorlar görüyorsunuz. Bu Bay Kemal, Avrupa’da yaptığı ziyarette maalesef Alman Parlamentosunda YPG paçavrasını çıkarıp gösteren kadınla yan yana fotoğraf veriyor.”

İskenderun’da düzenlenen mitingde halka hitap eden Erdoğan, bu milletin binlerce evladını daha ömrünün baharında şiddete, teröre, sokak olaylarına kurban verdiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Sağ-sol’ denilerek, ‘Türk-Kürt-Arap’ denilerek, ‘Alevi-Sünni’, ‘laik-antilaik’ denilerek komşu komşuya düşmanlaştırılmak istendi. Kimlik, kültür, mezhep, meşrep farklılıklarımız kaşınarak bu topraklara fitne tohumları ekilmeye çalışıldı. Belli dönemler haricinde hamdolsun bu fitne girişimleri başarıya ulaşmadı. Bilhassa son 17 yılda milletimiz birlik ve beraberliğine sahip çıkarak her türlü provokasyonu boşa çıkardı. ‘Cumhuriyet mitingleri’ kılıfı altında, darbe çağrısı yapanlar, Reyhanlı saldırısıyla Hatay’ı karıştırmak isteyenler hedefine ulaşamadı. Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık girişimiyle, 6-8 Ekim hadisesiyle, 15 Temmuz ihanetiyle kurgulanan hiçbir tezgah bu ülkede tutmadı. Anadolu irfanı, insanımızın basireti karşısında hamdolsun hepsi de dağılıp gitti. Milletimiz 15 Temmuz gecesinde gereken dersi, göğsünü namlulara siper ederek demokrasisine, iradesine sahip çıktı, kardeşliğinin üzerine gölge düşürmedi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu andaki birlikteliğin, beraberliğin şimdiden 31 Mart’ın ne olacağını gösterdiğini ifade etti. Milletin emanetini taşıyan devlet adamları olarak kutuplaştırma siyasetine izin vermediklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet mitinglerinde ‘ordu göreve’ pankartları asan cunta heveslilerine teslim olmadık. Gezi olaylarında sizlerin iradesine kasteden çapulculara meydanları asla bırakmadık. 17-25 Aralık’ta hükümetimize saldıran alçaklara, 15 Temmuz’da bağımsızlığımıza hamle yapan FETÖ’cü teröristlere boyun eğmedik. Hukuk ve adalet çerçevesinde hareket ederek hepsinin hesabını sorduk. Reyhanlı’da 52 vatandaşımızı şehit eden katilleri Suriye’de saklandıkları deliklerinde bulduk. Son derece başarılı bir operasyonla adalete teslim ettik. Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 ağacı bahane ederek hükümeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmayacak. Ülkemize operasyon çekmek isteyen herkes sırtını kime dayarsa dayasın layüsel olmadığını, hukukun üstünde olmadığını artık öğreniyor. Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ’cü alçakları da kaçtıkları yerlerde buluyor, yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya’daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen, koro halinde bize iftira atan Kandil’in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz.”

“Ülkemize yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız”

Aynı şekilde Suriye’den Irak’a kadar Türkiye’ye yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Binlerce tır dolusu silah dağıtılanları nasıl Afrin’de hezimete uğrattıysak inşallah Münbiç’ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. ‘YPG bize saldırmaz.’ diyen CHP’nin başındaki gafile rağmen Suriye’nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz. Zulümden kaçan muhacirleri düşmanlaştırıp PYD’nin avukatlığını yapan CHP’nin başındaki o zata rağmen inşallah Suriyeli kardeşlerimizin huzur içinde evlerine dönebileceği güvenli bölgeyi tesis edeceğiz. 31 Mart seçimleri işte bunun için çok önemli. İşte bunun için 31 Mart, sadece bir belediye değil aynı zamanda beka seçimidir. Bugün Suriye ile ilgili hesapları olanlar, terör örgütleriyle içli dışlı olanlar, 31 Mart’ı bekliyor. 40 yıl boyunca FETÖ’yü besleyip, büyütüp, sonra da üzerimize salanlar 31 Mart’ı bekliyor. 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar 31 Mart’ı bekliyor. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki enerji pastasından uzakta tutmak isteyenler 31 Mart’ı bekliyor. Güney sınırımızda terör devleti kurmak isteyenler 31 Mart’ı bekliyor. Filistin’e, Gazze’ye, Kudüs’e, Yemen’e, Balkanlar’a, Türkistan’a kol kanat germemizden rahatsız olanlar 31 Mart’ı bekliyor. Ağustos ayında kur, faiz, enflasyon silahını çekenler 31 Mart’ı bekliyor. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Kandil’de inlerini başlarına geçirdiklerimiz umutla 31 Mart’ı bekliyor. Bütün umutlarını Türkiye’nin ekonomik, askeri, siyasi, diplomatik olarak tökezlemesine bağlayanlar dört gözle 31 Mart’ın gelmesini bekliyor. Bizim devlet olarak, hükümet olarak bütün bu hevesleri kursaklarında bırakmamız için 31 Mart’tan alnımızın akıyla çıkmamız şart. Birincilik yetmez, belediye başkanlığını almak yetmez, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Hatay’ın tüm ilçelerinde tarih yazmamız gerekiyor.”

CEVAP VER