HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Birinci yalanları beka, ikinci yalanları rabia, üçüncü yalanları da terörist

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, seçim çalışmalarını İstanbul Bağcılar’da sürdürdü. “31 Mart tarihinde artık bir karar vermek durumundayız. Bu kararımız, Türkiye’nin geleceğine, barışına, demokrasisine, adaletine, hukukuna sirayet edecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.” diyen Buldan, şunları söyledi:

“Tam 17 yıldır bu ülkeyi hep yalanla yönettiler. Her seçim döneminde istikrardan bahsettiler, ekonomiden bahsettiler, adaletten bahsettiler, hukuktan bahsettiler. Ama bugün görüyoruz ki istikrarı da, ekonomiyi de, adaleti de, hukuku da, demokrasiyi de, özgürlükleri de öldürmüşler bütün bunları yok etmişler. İşsizliğin, yoksulluğun ve giderek artan anti demokratik uygulamaların Türkiye’yi ve özellikle İstanbul’u ne hale getirdiğini görüyoruz.

Onlar Saray’dan bunları göremezler. Onlar Saray’dan dışarıyı toz pembe görüyorlar. Onlar evine ekmek, iş ve aş götüremeyeni bilemezler. İnanın sorsanız bir tane ekmeğin, simidin fiyatını bilmezler; bir kilo soğanın kaç para olduğunu bilmezler. Bugün artık insanlarımız evlerine kilo ile değil tane tane meyve ve sebze alıyor. İşte bütün bunları bütün bu söylediklerimizin üzerini örtmek için, bunları örtbas etmek için mitinglerinde sadece 3 tane yalan üzerinde duruyorlar.

Birinci yalanları beka, ikinci yalanları rabia, üçüncü yalanları da terörist yalanıdır. Evet, herkes çok iyi biliyor ki bu ülkenin bir beka sorunu yok. Beka sorunu, AKP’nin ve küçük ortağı MHP’nin iktidar sorunudur. Beka onların koltuk sorunudur. Bu ülkede herkes kendi dili, kimliği ve inancıyla; Türküyle, Kürdüyle, Alevisi ve Sünnisiyle, Ermenisiyle, Süryanisiyle, kadınıyla, erkeğiyle barış içerisinde kardeşçe yaşamayı tercih ederken; onlar bu ülkede bir beka sorunu varmış gibi seçimlerde bir tane oy fazla alabilmek için bu yalanı uyduruyorlar.

Biz insanlarımız yoksulluk içinde, insanlarımız perişan dedikçe onlar rabiadan bahsediyorlar. Türkiye halkları HDP dedikçe, onlar HDP terörist diyorlar. Ve Türkiye’deki 6 milyon insanın oy verdiği, iradesini teslim ettiği; eş genel başkanlarının ve milletvekillerinin cezaevinde olduğu -Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın cezaevinde olduğu- her türlü engelleme ve her türlü müdahaleye rağmen bugün ayakta duran tek bir parti var o da HDP’dir. Bizi korkutacaklarını, durduracaklarını zannediyorlar; bizi engelleyeceklerini zannediyorlar. Korkmuyoruz, korkmuyoruz, korkmuyoruz!”

Hiçbir zaman medya bugünkü kadar biat etmiş, bugünkü kadar pespaye bir habercilik yapma durumuna gelmemişti

Parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen HDP Sözcüsü Saruhan Oluç ise cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili Leyla Güven’in de içinde olduğu hiç kimsenin yaşamına en ufak bir zarar gelmeden bu sürecin tamamlanmasını istediklerini ifade etti.

Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunan Oluç, şunları söyledi: “Talep, hukuki ve insani bir taleptir. Türkiye’nin yasaları ve Anayasası çerçevesinde, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası demokratik sözleşmelerdeki hukuk çerçevesinde talep edilen bir haktır. Başka bir talep yoktur. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere yetkililerin meseleyi ciddiye alması gerekir. Toplum açısından, aileler açısından son derece sıkıntılı bir dönem yaşanmakta ve büyük kırılmalara neden olmaktadır. Bu hafife alınacak bir durum değildir. Bunu bir kez daha hatırlatalım.

İktidarlar her zaman basın üzerinde baskı kurmuşlardır. Biz her zaman biliriz ki Milli İstihbarat’ın yazı işlerinde ve yayın kurullarında temsilcileri olmuştur ve vardır. İktidarlar telefonlarla gazeteleri, yayın kuruluşlarını uyarırlar. Telefon açarlar; onu yapmayın, bunu yapın derler. Bu ülke 12 Eylül, 12 Mart dönemlerini gördü. Bu dönemlerde de medya çok ağır baskılarla karşı karşıya geldi. Ama hiçbir zaman medya bugünkü kadar biat etmiş, bugünkü kadar pespaye bir habercilik yapma durumuna gelmemişti.

Şimdi ben bunların hepsini söylüyorum ama biliyorum; başta Hürriyet, Milliyet, Posta, CNN olmak üzere bu söylediklerimin hiçbiri bu merkez medya organlarında yer almayacaktır. Ama hiç olmazsa, onların kulağına gitsin diye söylüyorum. Gerçeğe sadık kalın, bakın seçim çalışmalarını sürdüren bir siyasi partiyiz. Meclis’in üçüncü büyük grubuyuz. 6 milyondan fazla seçmeniniz oy verdi. Aileleri ile beraber 20 milyondan fazla insandır bize oy verenler, bizi gönlünde yaşatanlar.

Bir elinizi vicdanınıza koyun. Eş Genel Başkanlarımız, parti yetkililerimiz, vekillerimiz, adaylarımız seçim çalışmalarını sürdürüyor. Eş Genel Başkanlarımız 70’in üzerinde miting ve halk buluşması yapmıştır. Hangisini verdiniz? Bir tanesini gösterdiniz mi? Günde üç kere AKP Genel Başkanı’nın halka ve seçmenlere hakaret ettiği mitingleri gösteriyorsunuz. Kürt halkına, HDP’yehakaret ettiği toplantıları, mitingleri gösteriyorsunuz. 70 miting ve halk buluşmasından hangisini gösterdiniz?”

CEVAP VER