Erdoğan: Tek parti döneminde olduğu gibi sandık sonucunu kendi keyfine göre dizayn etmesine izin vermedik, bugün de vermeyeceğiz

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çiftçiler ile bir araya geldiği iftar programında konuştu. “Bu topraklardan darbe çıkmaz, bu topraklardan bereket çıkar.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“15 Temmuz tarihimizde ak koyun ile kara koyunun belli olduğu, safların netleştiği bir gündür. 15 Temmuz bu ülkede gerçek demokratlar ile demokrasiden geçinenler arasındaki farkın ortaya çıktığı bir test günüdür. Hamdolsun, milletimiz bu sınavdan da alnının akıyla çıkmıştır. Çiftçilerimiz, demokrasinin varlık yokluk mücadelesi verdiği o meşum gecede gerçekten asil bir duruş sergilediler. Birileri darbecilerle anlaşıp, tankların arasından kaçarken bizim çiftçimiz nasırlı elleriyle o gece tanklara meydan okudu.

Birileri üç kuruşluk menfaatleri için ATM’lere koşarken bizim çiftçimiz meydanlara, kışlalara koştu. Birileri hainleri meşrulaştırma yarışına girişirken bizi çiftçimiz istikbal ve istiklaline sahip çıktı. Bunun için çiftçilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Rabbim o gece Pensilvanya’nın gözü dönmüş militanlarıyla mücadele eden milletimizden, özellikle de çiftçilerimizden razı olsun. Böyle bir milletin evladı olduğu için daima gurur duydum, gurur duyuyorum.

Cumhur ile başkanının aynı yöne baktığı, aynı hedefe kilitlendiği hedefin evelallah üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk yoktur. Sizler dik durduğunuz sürece bir daha asla bu ülkenin ufku darbelerle karartılamayacaktır. Sizler birlik ve beraberliğinizi yükselttiğiniz müddetçe Türkiye büyümeye ve itibarını arttırmaya devam edecektir.

Bunun için 82 milyonun her bir ferdini kucaklaştırmanın, Türkiye ortak paydasında buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Hırsları için Türkiye gemisinin altını oyanlara inat, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun teröre tavır alan bütün vatandaşlarımızı asgari müştereklerde biraraya getirmeye çalışıyoruz.

Yanıma gelen bazı hanım çifçilerimiz diyor ki, ‘5 düve aldım şimdi 10 oldu’ diyor. Mesele bu. Azmim elinden hiçbir şey kurtulamaz. Buna inanacağız. Bizim dünyamızda hiç kimseyi dış görünüşünden, düşüncesinden veya inancından dolayı ötekileştirmemek var. Biz şuna inanacağız. Türkiye İttifakı diyorum, neden? Çünkü yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz da onun için. Bizde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Arnavut,Boşnak, Roman ayrımı olabilir mi? Hayır.

Bizim dinimizde, inancımızda böyle bir şey yok. Ülkemizi bölmeye çalışıyorlar, ama biz bunu böldürtmeyeceğiz. Ben Kürdü de seviyorum, Türkü de. Lazı, Çerkezi, Gürcü, Abaza, Arnavutu, 82 milyonu aynı şekilde seviyorum. Karşımızdakilerin dünyası ise sadece gerilimden kavgadan… Geçenlerde bir milletvekili çıkmış, kazanı kaynatarak darbelere ortam hazırlamaktan bahsediyor. Bu topraklardan darbe çıkmaz, bu topraklardan bereket çıkar, bereket. 2023’te buğday üretimini 22 milyon tona, baklagilleri 1,5 milyon tona, pamuk üretimini ise 3 milyon tona ulaştıracağız, kararlıyız.

Mevlana ‘çalılar otlar çabuk yetişir, ama gül bir yılda yetişir’ diyor. Ben karşımdakileri güller olarak görüyorum. Sizler gülistanın güllerisiniz. Sizin böyle bir özelliğiniz var. Yan tarafımda oturan genç kardeşim İbrahim “Mersin’in Mut’unda bin ikiyüzün üzerinde yaşı olan zeytin ağacı var.” Bugün de benim mektepte öğrendiğim ders bu oldu. Onun için Mut’a gitmemiz lazım, o ağacı bir göreceğiz.

Millete hizmet vasıtası olarak gördüğümüz siyaset bizim için hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesi olmadı. Neyi başardıysak emin olun görünen ve görünmeyen pekçok engellere, engellemelere rağmen gerçekleştirdik. Demokrasimizi darbe tehditlerine rağmen güçlendirdik. Ekonomomizi çalışmadan zenginleşmeye alışmış bir avuç elitin sabotajlarına rağmen üç kat büyüttük. Bürokrasimizi millileştirdik. Savunma sanayimizi silah tüccarlarına rağmen ilettik. Milli gelirimizi tufeylilere rağmen artırdık.

Tek parti döneminde olduğu gibi sandık sonucunu kendi keyfine göre dizayn etmesine izin vermedik, bugün de vermeyeceğiz. Sandığa gölge düşmüşse en doğru yol yeniden milletin hakemliğine başvurmaktır. Hiç kimsenin milletin hakemliğinden kaçmaya, mızıkçılık yapmaya, bu yol açıldığı için karşısındakileri ve yargıyı suçlamaya hakkı yoktur.”

CEVAP VER