Temel Karamollaoğlu’ndan İçişleri Bakanı Soylu’ya: Allah rızası için biraz dürüst olun

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun pasaport konusunda yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.

“Bana pasaportumu müracaat ettiğim anda vermediler. İki tane korumayı anında aldılar. Şimdi İçişleri Bakanı çıkmış konuşuyor. Hadi oradan be, bunları sen yapmadın mı?” diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Ben pasaportum yok demedim ki, bu tip meselelere devlet yetkililerinin hüsni niyetle yaklaşması gerek. Ben aradım Sivas Valisi’ni. Acaba bir şey vardı da bunu yeniden canlandırdılar mı diye ben aradım. İçişleri Bakanı müsteşarlığı arandı. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan arandım. Umarım benim açıklamamı dinlediniz. Bana soruldu sizin pasaportunuz var mı, var.

Benim pasaportumu gittiğim zaman bana verememelerinin sebebi önüne konan şerhtir. Allah rızası için biraz dürüst olun, bu devlet niyeti ile elbette bağdaşmaz. İçişleri Bakanı’na birisi laf atıyor atın bunu içeriye. Suçsuzu itham ediyor, suçluyu savunuyor. Bana pasaportumu müracaat ettiğim anda vermediler. İki tane korumayı anında aldılar. Şimdi içişleri bakanı çıkmış konuşuyor. Hadi oradan be! Bunları sen yapmadın mı? Bakanlık boş konuşma, birisine durduk yere cevap verme yeri değildir.

Siyasi liderlere iki tane koruma vermek tabiatında vardır. Bakanlık boş konuşma birisine durduk yere cevap verme yeri değildir. Ben yalan söylemem. Siz bunun altından başka yorumlar yapacaksınız. Onun için Türkiye bu halde. Onun için İstanbul seçimini kaybettiniz. Devletin bütün organları sanki AK Parti’ninmiş gibi çalıştırıldı. Bunu biraz görün. AK Parti son zamanda fabrika ayarlarına dönmeye başlıyor da ortada fabrika kalmadı.”

Düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Temel Karamollaoğlu, İstanbul seçimiyle ilgili şöyle konuştu:

“Bu seçim, Türkiye’mizin geleceğini karartacak veya aydınlık dönemi başlatacak seçim değil. Bir belediye başkanlığı seçimi, iktidar da muhalefet de olabilir. Bunu abartıp, iktidarın, ülkenin meselelerini ikinci plana itmesini doğru bulmuyorum. Ciddi bir ekonomik kriz var. Asgari ücret neredeyse açlık sınırının yarısında kaldı. Bunaldık seçimden. Vatandaşın sandığa gitmemesinin belki bundan sonra sebeplerinden birisi de budur. Bizim ülke meselelerimizi mutlaka ön planda tutmaya ihtiyacımız var. Halbuki AK Parti’nin esas meselesi ise ‘biz bu seçimleri kazanalım da ne yapılacaksa ondan sonra yapalım, tövbeyi bile geriye bırakalım’. Bu aslında kabul edilebilir bir yaklaşım tarzı değil iktidar için.

Bazen kaybedeceklerini gördükleri zaman ayakları yere değiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi miting yapmıyor, ‘ben aday değilim’ diyor. Baştan beri böyle deseydiniz. Sanki İstanbul’u kazanmak kaybetmek ölüm kalım meselesi haline geldi. İki aday televizyonda görüşecekler. İster itibar edin ister etmeyin bizim partimizin adayı var. Siz bunları görmezden gelirseniz olmaz. ‘Demokrasi tam olarak işliyor’ diyemezsiniz. ‘Ya solcusun ya sağcı’ diyerek, zorla Türkiye’ye gömlek giydirmeye çalışıyorlar. Biz de hakçıyız. Bizimle ilgilenen çevreler genelde doğru şeyleri söylüyor.

S- 400’ler meselesi var. F-35’lere karşı bu gündeme getiriliyor ABD tarafından. Ama F-35 ile ilgili uzmanların söyledikleri endişeye sevk ediyor. Aslında bunlar da bir fiyasko olabilir. Ama S-400’ler olmazsa olmazımız olmalıdır. Biz bu konuda hükümetin yürüttüğü politikanın doğru olduğu kanaatindeyiz. Taviz vermemesi icap eder. S- 400 konusunda Rusya ile ilişkimiz kesinleşti, imalatlar bitti ve en geç iki ay içinde teslimat başlayacaktır. Türkiye bundan bir adım geri attığında artık kimse Türkiye’ye güven duymaz.”

CEVAP VER