Biz hatırlatalım da.. Sağlığınız için gizli Tehlike: İnsülin Direnci..

0

Bugün günlerden pazar. Şanslı olanlar, aileleriyle birlikte mükellef bir sofrada pazar kahvaltılarını yaptılar. Kaymaklar, ballar, reçeller, Nutellalar… Ancak o da ne? Sıkı yapılan kahvaltıdan kalktıktan 1-2 saat sonra yine mi acıktınız? Canınız inanılmaz derecede tatlı mı çekiyor? Tatlıya ulaştığınız zaman kendinizden geçercesine saldırıyor musunuz? Tatlı yemeden önce kendinizi huzursuz ve gergin hissederken yediğiniz tatlıdan sonra dünyanın en mutlu insanına mı dönüşüyorsunuz? Tüm bunların üzerine bir de bel çevreniz genişse, yarın yapacağınız ilk iş bir endokrinoloğa gitmek olmalı. Çünkü bu kriterlere göre sizde insülin direnci olabilir.

İnsülin, vücudumuzun düzenli ve etkili bir şekilde salgılaması gereken hormonlardan biridir. Yediğimiz yemeklerdeki şeker (yani glikoz) miktarının parçalanıp gün içinde ihtiyacımız olan enerjiye dönüştürülmesini sağlar.

İnsülin direnci olan bireylerde bu hormon ya az salgılanır, ya da çok salgılanmasına rağmen etkili değildir ve ne kadar şekerli yiyecek yerseniz yiyin; vücudunuza girmiş glikozlar yeterli enerjiye dönüşemeyeceği için kendinizi halsiz, bitkin, yorgun hisseder ve bu hissiyattan kurtulmak için daha çok şekerli yiyecek yersiniz. Enerjiye dönüşemeyen glikozlar ise yağa dönüşerek yüksek ihtimalle bel çevrenizde birikir.

Günde en az 30 dakika, terleyecek kadar tempolu yürüyüş veya koşu yapmak sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yapılacak en önemli şeylerden biri.
Günde en az 30 dakika, terleyecek kadar tempolu yürüyüş veya koşu yapmak sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yapılacak en önemli şeylerden biri.

Yazımın konusu yapmaya değer görmemin birden fazla sebebi var. Öncelikli sebep, bende de insülin direnci olması. Yediğim ana öğünlerden ortalama iki saat sonra kendisini gösteren ve şeker düşmesine bağlı huzursuzluk hissini bastırmak için 3-5 badem, bir fincan sütlü kahve gibi ara öğün tüketmezsem o his yerini agresifliğe ve tahammülsüzlüğe bırakıyor. Kişisel tahminim, toplumsal gerginliğimiz ve tahammülsüzlüğümüzün azımsanmayacak kadar bir bölümü insanların kendilerinde insülin direncinin olduğunun farkında olmaması.

Trafikte araç kullanırken sonu cinayetle biten basit yol verme kavgalarının başka mantıklı bir izahatı olamaz yoksa. Özellikle uzun süreler hareketsiz bir şekilde çalışarak para kazanan taksi ve minibüs şoförlerinin bu konuya dikkat etmesi gerek. Çünkü onlar için “zaman eşittir para”. Ana öğünlerini çok ağır tüketip uzun süreler aç kalarak, hareketsiz çalışma tarzları yüzünden de yeterli egzersizi yapamayarak insülin direncine davetiye çıkarıyorlar.

Bu yazının konusunun insülin direnci olmasının bir başka sebebi ise, önüne geçilmediği takdirde tip 2 diyabet hastalığına dönüşmesi. Gerekli önlemleri almazsanız hayatınızı kabusa çevirebilecek bir hastalıktır şeker hastalığı. Etrafımda önce ayak parmakları, sonra ayakları, sonra bacaklarının ayaklarından dizlerine kadar olan bölümü, en son da bacaklarının tümü kesilip buna rağmen şekerli şeyler yemekten vazgeçemeyen insanlar oldu yıllar boyunca. Aman diyorum, ihmal etmeyin. Sizde veya sevdiklerinizde insülin direnci olup olmadığı hakkında şüphelenmenizi gerektirecek bulgular varsa lütfen en yakın zamanda bir endokrinoloğa başvurun ve hayatınızın geri kalanını sağlıklı geçirmek için ilk adımı atın.

18 Kasım 2016

Ben ve benim gibileri heyecanlandıran bir tarih. 18 Kasım’da, yani bundan beş gün sonra müzik ve eğlence sektöründe iki önemli gelişme yaşanacak.

Bunlardan biri, Metallica‘nın yeni albümü Hardwired… to Self-Destruct‘ın çıkacak olması. Bilmeyenler için albümün önemini kısaca anlatmam gerekirse; sekiz sene sonra Metallica’nın yeni bir albüm çıkaracak oluşu, 35 yıllık grubun onuncu albümünü çıkarıyor olması, yaş ortalamaları 53 olan grup üyelerinin hala 20’li yaşlarındaki gibi müzik icra ediyor olmaları.

Sevin veya sevmeyin, Metallica dünya müziğinin ikonlaşmış bir figürüdür. Ortaya çıkardıkları müzik türü de hem çalarken hem de söylerken yüksek enerjiye ihtiyaç duyulan bir türdür. 53 yaşında olmalarına rağmen hala dünyanın her yerinde konserden konsere koşuyor olmaları ve belli bir kalitenin üzerinde müzik icra ediyor olmaları bana göre takdire şayan bir durum.

Hardwired... to Self-Destruct 18 Kasım'da çıkıyor.
Hardwired… to Self-Destruct 18 Kasım’da çıkıyor.

Yeni albümden üç şarkı yayınlandı bile, ağızlara birer parmak bal çalmak suretiyle. Dinlemek isteyenler için:

  1. Hardwired
  2. Moth Into Flame
  3. Atlas, Rise!
18 Kasım'da özlem bitiyor.
Soldan sağa: James May, Richard Hammond ve Jeremy Clarkson.

18 Kasım’da prömiyerinin yapılacağı bir başka hazine ise The Grand Tour. Otomobil sevenlerin muhtemelen bildiği, BBC’nin gelmiş geçmiş en başarılı programlarından biri olan Top Gear‘ın efsanevi üçlüsünün Amazon Prime’da (Netflix benzeri bir medya ortamı) yayınlanacak yeni programı. Jeremy Clarkson, Richard Hammond ve James May’in hazırlayıp sunacağı ve kendi deyimleri ile petrolkafaların ağızlarından salyalar akarak izleyeceği program her hafta izleyicilerin karşısına farklı bir ülkenin farklı bir şehrinden çıkacak. Bu yüzden de programın adı The Grand Tour (büyük tur). Otomobiller hakkında ilgi sahibiyseniz aşağıdaki fragmanı izlemenizi öneririm.

CEVAP VER