Veysi Dündar’dan Haftasonu Ocakbaşı: (31 Aralık 2018 – 6 Ocak 2019)

0

HAFTANIN ÜLKÜ OCAĞI

“Anneme MHP’li olduğumu söylemeyin o beni Cumhur ittifakında yardımcı oyuncu sanıyor.” Başkanlık sistemi ile koalisyonsuz ittifaklı günlere hoş geldiniz.

HAFTANIN GÖNÜL OCAĞI

İnsanda özgüven patlamasın kadın – erkek ayırmaz gönlümüzü çalar ona talip olur. Siyaset en sonunda gönül oyununa döner. Lakin birisi “İstanbul’a ihanet ettik” demişti. O da bu gönül oyununa dahil mi acaba?

HAFTANIN EĞİTİM OCAĞI

Memleketten insan manzaraları hiç bu kadar dehşetengiz olmamıştı. Kral çıplak masalının bir perdesi daha oynandı. Seyirdeyiz.

HAFTANIN REKOR OCAĞI

Sn. Albayrak ekonomide yıl sonu hedeflerine ulaşıldığını ifade etmiş. Belli ki bu rekor da, hedefe ayrılık da sevdaya dahil.

HAFTANIN KIRIK KALP OCAĞI

Bana hain evlat Ökkeş’i anımsattı bu tanımlama. Belli ki işler sıkışınca yeri kalmamış daralmış. İsmiyoklar köyünde muhtarlık da vermemişler.

HAFTANIN PROJE OCAĞI

Kayseri’nin tarihe küskün tatsız tutsuz meydanlarını Ankara’da hayal etmek için; Gökçek yetmedi, Özhaseki ithal edildi. Eskimiş AKP’li aylardan yıldız üretimi devam ediyor. Projeler süper. Özellikle hayvanat bahçesi projesi bir harika. Pelüş hayvanlar reele tahvil olmuş. Buna en çok Ahmet Hakan sevinecek (!)

HAFTANIN U OCAĞI

AKP popülizmde Süleyman Demirel’den gayet güzel dersler aldığını gösteriyor. Hiçbir konu yok ki ricat edilmesin. Belli ki inşaat ekonomisi durunca ortaya çıkan vakum önemli bir popülizmi de bünyeye aldı. Ne diyelim, Allah Yavuz Selim Köprüsünün yar ve yardımcısı olsun.

HAFTANIN İRADE OCAĞI

Seçilmiş belediye başkanı yerine atanan belediye başkanının aday bile olmadan kenara çekilmesine şaşırmadık. Acaba atama sistemi devam eder, hiç boşuna kampanya ile zaman kaybetmeyim düşüncesi mi var?

HAFTANIN MEVZUSUZLUK OCAĞI

Mevzu kalmayınca mevzusuzluk mevzuu gündeme gelir. Bu haber de bana onu anımsattı. Öğle yemeğinden sonra az şekerli kahveyi hüpletip hangimiz kapamadık sanki?

HAFTANIN KEYFİLİK OCAĞI

Bu ülke 10 sene önce alınan komisyonların iadesini gördü. Aldığım poşeti niye iade edemiyorum? Sormak lazım hocamıza. Kanunlar her yöne işler değil mi ama?

HAFTANIN SAAT OCAĞI

Dilipak’ın durmuş saati yine doğru açıda ses verdi. Allah razı mı olsun desek geri kalan zamanların tangırtısı için şikayet mi etsek? Ne diyorsan açık söyle mi desek!

HAFTANIN OCAĞI SÖNENİ

2 kadını kaybettik bu hafta Gülriz Sururi zamana, Ceren Damar ise vandallığa yenik düştü. Ceren Hoca’yı öldüren vandallık Gülriz Sururi’den haberdar olmayan bir cahiliyenin temsili idi kuşkusuz. Bırakın tiyatronun naifliğini, en temel insan değerine bile uzak kalan bir çılgınlığın kurbanı oldu genç eş, öğretim görevlisi, hukukçu. Özel üniversitede hukuk öğretmek ne kadar parlak bir fikir de olsa, belli ki, artık çığrından çıkmış bir şeyler var bu yapının içinde. Gülriz Sururi yapacaklarını çoktan yapmış gönül huzuru ile çekilmişti sahneden. Ceren’e bu imkanı tanımadı vandal bir şiddet. Tiyatroda anlatılmayan hikayelerin hayatta karşımıza çıktığına delalet eden bir tablo idi. Ne kadar az Shakespeare o kadar çok şiddet.

OCAKTA HAFTANIN KELİMESİ: KARTACA YIKILMALIDIR

Ülkeyi 70 yıldır biteviye yöneten sağın şahikasını teşkil eden AKP’nin tek lideri Erdoğan ağzını açınca sürekli “CHP çöp demektir, ey Cehape, HDP ile illet ittifakı” vb ifadeleri terennüm ediyor. Bunun siyaset literatüründe karşılığı ise yukarıda yer alıyor: “Ceterum censeo Carthaginem esse delendam.” Latince öğretiminde, özellikle sözdizimi temrini için kullanılan standart cümlelerden biri. Tarihsel bir şiâr bu. Anlamı: “Bu arada, kanaatime göre, Kartaca yıkılmalıdır.”
Romalı senatör Marcus Porcius Cato’nun lâfı bu. Bütün söylevlerini bu sözlerle bitirirmiş. Her neden bahsederse bahsetsin, lâfı “Kartaca yıkılmalıdır”la bağlarmış. Boş verin başka her şeyi, esas mesele budur, manasına…
İktidarın biteviye söyleminin arkasını merak edenler için yazının tamamı bu linkte.

OCAKTA HAFTANIN FİLMİ

Hafta içi bir filmi yazımıza konu etmiştik. Soğuk Savaş bizim için son derece güzel bir deneyim ve ilham oldu. Lakin bu filmde vurgulanan reel sosyalizm eleştirisini yaparken, unutulmaması gereken şu ki; “Sosyalizm olmasa kapitalizm vicdandan yoksun sömürü düzenine çok daha uzun süre devam edecek, bu belki de dünyaya ve insanlığa çok daha derin acılar getirecekti.” Sosyalizmin Rusya’da değil Almanya’da başarılı olması belki de dünya tarihini çok daha farklı bir yönde evriltecekti. İktidar trolü gibi sahte bir tarih türetecek değiliz. Bu vesile ile Sosyalizmin köklerine dair bir filmi önermekte fayda gördük. Bu da Genç Karl Marx. Marx’ı başta Engels olmak üzere Proudhon vb efsane karakterlerle beraber resmeden filmi bu vesile ile hatırlamakta fayda var.

OCAKTA HAFTANIN KİTABI

Gülriz Sururi’nin ardından onun son döneminde kaleme aldığı Zefiros Ebedi Gençlik Rüzgarı’nı seçtim. Eros’un Afrodit ile birlikte ebeveyni Meltem Tanrısı/Batı Rüzgarı Zefiros’u kendine imge olarak gören Gülriz Sururi’nin bu tercihine kim ne bahane bulabilir:
“Tiyatro beni bir ana gibi sarıp sarmaladı. Ne sordumsa cevapladı, öğretmekten hiç bıkmadı. Yol gösterdi, seçimde özgür bıraktı, başarınca yüreklendirdi, taçlandırdı, hatalarımın cezasını çektirdi ve bana, beni hayatın her türlü haline hazırlayan oyunlar oynattı.
Sevgiyi, aşkı, ihaneti öğrendim. Zenginliği, fakirliği tanıdım.
Seçim hep benimdi. O benim annemdi. Yol gösterdi. Geri durdu.
Seçim benimdi…
Ben insan olabilmek istedim.
İnsan olmak zordu.
Ben mutluluğu, zoru başarmakta buldum.”

OCAKTA HAFTANIN BEYOĞLU MEKANI

Alman Kitabevi..

Yılbaşını geçtiğimize göre biraz dinlenmekte fayda var. Bunun için en güzel mekan eskiden Alman Lisesinin kitaplarını satan, şimdi ise bunu güzelim bir kahvenin içinde daha az yapan Türk-Alman Kitabevi kafe olmalı. Pastaları, kahvesi ve güzelim bir konsolosluk bahçesine bakan pencereleri ile bir günü geçirmenin ideal mekanıdır. Tünele giderken hemen solda.

 

OCAKTA HAFTANIN İSTANBUL KÖŞESİ

İstanbul’un en soğuk günleri. Zemherinin ortasındayız. Hava keskin bıçak. Bu bıçak bizi geçen hafta Kariye’de kaldığımız yolculukta sıcak bir Pazar öğle sonrasına davet ediyor. Kariye’den yola çıkıp gidebileceğimiz en yakın ve en sıcak mekan kuşkusuz Vefa bozacısı olmalı. Bozayı içip Süleymaniye’nin dahil olacağı bir İstanbul hülyasına dalacağınız kahvelere doğru yol alıp almamak da size kalmış.

OCAKTA HAFTANIN MÜZİĞİ

Gülriz Sururi kaldırım serçesini bize resmederek ilhamın en yükseğini vermişti. O zaman Edith Piaf’tan bir şarkı bu haftanın müziğini en çok hak ediyor. Hem de en son şarkısı olsun Ama Zefiros’un rüzgarını bize taşısın:

 

CEVAP VER