Veysi Dündar’dan haftanın portresi: Gülsin Onay

0

Güzelliğin Mirasçısı Gülsin Onay: Zorla Değil Zorluklarla

Edirnekapı şehitliğinde medfun Ordinaryüs Profesör Kerim Erim’in kızı Gülsin Onay son derece haklı bir tepki ile bizim de yazımıza ilham vermiş idi. Gülsin Onay’ın portresini bir piyanist olarak yapmak için karar verdiğimde hakkında hiçbir şey bilmediğimi anlayınca hem utandım hem de iyi ki bu kararı verdim diye sevindim.

Kazan Şeyhül Müderrisi Ferik Abdurrahmanpaşa’nın kızı Naciye Hanım ile Mirliva Buharalı Molla Arif Paşa’nın oğlu Abdülkerim Erim matematik dehası olarak Einstein ile yüzyüze gelmiş yegan Türk bilim adamı olarak tarihte altın harflerle yerini almıştır.

Bu soyağacına gerek vardır. Çünkü müzik her ne kadar yetenek de olsa Allah’ın mevcudiyetine delalet eden en başta gelen sanat dalıdır. Belli ki, Rabb, bir kısım kulun ruhuna bu yeteneği başta üflemiş ve bu ruh asırlar boyunca pıhtıların devr-i daimi ile nesilden nesile akmıştır.

Müzik Matematik, Matematik de Müziktir. Her matematikçi müzisyen her müzisyen matematikçidir.

Nota denilen o çılgın harf dizgesini keşfeden Bingenli Hildegard ya da bilindik adıyla Hildegard Von Bingen de matematikçi idi. 10. yüzyılın ortaçağ karanlığında erkek egemen toplumda zuhur eden bu kadının, dünyaya emanet ettiği notalar çağlar boyunca kulaklarımıza dolan o muhteşem tınıları teşkil ediyorsa ona çok şey borçluyuz.

Matematikçi dedesi Kerim Erim’in piyanist olan kızı Gülen hanıma emanet ettiği matematiksel müzik dehasını o da kendi kızına çekinmeden devretmiş. Babası ise bir Alman ve Gülen Hanım uğruna Türk vatandaşlığına geçen bir kemancı. Gülsin Hanım’ın anlatımı ile Napoleon’a uzanan bir ailenin ferdi.

Joachim bey ve Gülen Hanımın aşkının bize armağan ettiği Gülsin Onay’ın Mozart’a bu ülkenin en tepesinden yapılan haksız atışa dair gösterdiği tepkinin bir tarafında Türk Marşından mütevellit bir yerellik olsa da diğer tarafında belki de bir Alman babanın kızı olarak Mozart’ın hakkını da savunma kaygısı vardı.

Gülsin Onay olmak için arkanızda böyle bir şecereye sahip olmak zorunda tabii ki değilsiniz. Ama böyle bir şecereye sahip iken Gülsin Onay oluyorsanız geçmişinize olan tüm mesuliyeti bihakkın yerine getirdiniz demektir.

Türkiye’ye Suna Kan ve İdil Biret’i armağan eden üstün yetenekli çocuklar yasasından istifade ederek yurtdışında eğitim alan ve üstün yeteneğini kanıtlayan Gülsin Onay’ın artık var olmayan bu yasa için duyduğu üzüntüyü tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.

Hitler Wagner’i seviyordu. Wagner Klasik Müzikçiydi. Klasik Müzikçiler Hitler’i de mi seviyor düz mantığını sözde amiral, özde yan yatmış gemide terennüm edenler için Gülsin Onay’ın çıkışına karşı müdafaa pozisyonu almak mecburidir.

Lakin günde 16 saat çalışıp piyanist olunur. Piyanistin ne çalışması ne de zekası ile aşık atmak akılcı iş değildir.

Kibarlığı sonradan öğrenen değil, ailesinden en değerli miras olarak iç cebinde bir mendil gibi taşıyan Gülsin Onay kendisine zorla Mozart dinletildiğini iddia ederek bunu faşistlik olarak ifade edene basit ve net bir yanıt verdi: Zorla güzellik olmaz.

Zorla pek çok şeyin olduğuna ikna olanlar için sanat en zor bahistir. Piyanodan, Kemandan ya da Hançereden o güzelliği zorla çıkaramaz ve zorla dinleyemezsiniz.

Zorla güzellik zaten olmaz. Zorla sadece çirkinlik olur.

Gülsin Onay’ın şimdi çoktan toprak olmuş mazisinin mirası olan güzelliklerin tamamında zorun eseri yoktur zaten. Kendisi zaten ne demişti: “Zorla Dinlenmez ama çok güzel”

Biz gönül huzuru ile dinlemedeyiz. Ve hep öyle kalacağız.
http://www.gulsinonay.com/newsite/main-tr.php
https://inovax.net/inovax/2014/08/ilk-doktorali-turk-matematikci-ordinaryus-profesor-dr-kerim-erim/
http://urlaegemenhaber.com/urlali-dunya-sanatcisi-gulsin-onay/
https://www.biyografi.info/kisi/gulsin-onay

CEVAP VER