Veysi Dündar’dan Haftasonu Ocakbaşı -AKP Özel 2 (3-9 Haziran 2019)

0

BÖLÜK PÖRÇÜK OCAKBAŞI:

İster inanın ister inanmayın son 1 haftada…

Aynı zarfa atılan 4 oydan 1’inin yolsuz olduğunu

Dersim adı için hakkında soruşturma açılan belediye başkanı bir tarafta iken Dersim’den özür dilendiğini.

PKK’lı bir teröristin İçişleri Bakanını beğenme olasılığının olduğunu

Kemal Tahir’in boşuna Devlet Ana’yı yazdığını, devlet ne derse doğrunun o olduğunu.

Yüksek rakımda namazın kafaya göre kılınacağını

Kürdistan demenin bekaya zarar vermediğini

Enflasyonun düşeceğini

İmamoğlu’nun küfür ettiğini

Eğer iktidara kızılırsa tekrar iktidara oy verilmesi gerektiğini

Putun dikilebilir bir şey olduğunu

80 ilde seçim yapan ülkenin bir ilde yapamadığını

Veysel Eroğlu’nun son 6 aydır Yeni Kaledonya’da olduğunu

Beyin okuma cihazının icat edildiğini

Eleştirinin anlaşılmaz bir şey olduğunu

Seçimi AKP’nin kaybetmesinin telafisinin olmadığını ancak telafi seçimlerinin imkan dahilinde olduğunu

Atı alanın Üsküdar’ı geçemediğini, gerekirse Bağdat’tan bile döneceğini

İstanbul’un etimolojisini bilmeyen birisinin uzun süre İstanbul’a belediye başkanlığı yaptığını

AKP kazanana kadar seçimin demokrasi demek olduğunu

YSK’nın aslında oylar çalındı dediğini, ama bunu gizlice dediğini

Denildiğini biliyor musunuz ?

OCAĞI SÖNEN:

Her ölüm erkendir. Kazım Arslan’ın ölümü de fazlasıyla erken. Mecliste yaptığı çalışmalar her tür övgünün üzerinde takdiri hak ediyor. Allah rahmeti ile muamele etsin dileğimle. Hep mi iyiler erken gider?

HAFTANIN SÖZÜ:

YSK’nın açılımı yeniden seçim kuruluna dönmüş, biz hala demokrasi üzerine nutuk atıyoruz. Kurumlar yıpranacaksa da biz yıpratırız.
Biz bir keseriz hep kendimize yontarız. Bazen atı alan Üsküdar’ı geçer ama biz istersek atı Bağdat’tan çeviririz.
***
“Evet, ‘kurumları yıpratmayalım’, aslında sağcı bir lâftır, yukarıdakiler bunu söylediğinde tedirgin olursunuz. Ama daha beteri var: kendilerinin kurumları harap etmesi..”

HAFTANIN FİLMİ:

Güvercin Hırsızları’nı dünkü yazıma konu ettim, Referansları ile hoşlaşmasam da filmden bir Nuri Bilge esintisi de aldım. Bir de iki kardeşin senaryo-yönetim işbirliği var ki o da bana bir Coen Kardeşler çağrışımı verdi. O vakit Yozgat/Sorgun Blues 2019 olsun haftalık film rızkımız.

HAFTANIN KİTABI:

Yaz geldi ama zorlama seçim bizi tatilden alıkoyuyor. Ama tatil kitabımız kenarda dursun. Hem de alasından. Çekici tanıtım yazısı ile beraber almazsak bizi öldürecekler.
Booker ödülünü adama boşa vermezler diyoruz.

HAFTANIN BEYOĞLU MEKANI:

Ramazan sona erdi. Bu vesile ile ben içmesem de içen dostlarım ile zaman zaman buluştuğum içmeyen dostlarıma da kapısı açık Beyoğlu’nun ve Cihangir’in en taze ocakbaşısı By Cihangir Ocakbaşı’nı artık tanıtmakta beis yok. Sevgili Hüseyin Demir dostuma ait olduğunu saklamaya da beis yok. Benim sevdiğim beis yok sözünü çekincesizce kullandığım mekanda yemenin içmenin keyfine varacaksınız.

HAFTANIN İSTANBUL MEKANI:

İstanbul’a akın başlamış olmalı. Yollar gayet yoğun dönüş telaşı. Bu seçim iklimi de dönüşü etkiliyordur kuşkusuz. Yine de İstanbul’un nispeten kenar ve köşelerinde sükûnet bulunabilir. İstanbul’un sakin köşelerinden birincisi her halde Zeyrek’tir. Bizansın en güzel eserlerinden birine de ev sahipliği yapan Zeyrek’te tüm İstanbul’u seyrederek çayınızı yudumlayabilirsiniz. İstanbul’un adı nereden gelmiş belediyenin sattığı İstanbul kitaplarından okuyabilirsiniz.

HAFTANIN MÜZİĞİ:

Alpay (Nazikoğlu) nazikçe hatırlattı. Bu ülkede yaş ve gençlik aslında nüfus kağıdına değil zihin açıklığına bakar. O zaman Alpay’dan güzel bir başka şarkı haftanın müziği olsun. Devamını dinlerseniz de kaybınız olmaz.

CEVAP VER