Milli Kriz Devam Ediyor

2

Dünya Kupası elemelerinde ilk üç maçında galibiyeti bulunmayan Milli Takım Kosova’yı 2-0 yenerek gruptaki ilk galibiyetini kazandı. Elemelerdeki ilk iki maçta Hırvatistan ve Ukrayna ile berabere kalan, üçüncü maçta da İzlanda’ya yenilen milliler, Kosova karşısında sergiledikleri futbolla göz doldurmasa da önemli olan üç puanı alarak gruptaki puanını 5’e yükseltti.

kosova_tr_kadrolar

İzlanda’ya deplasmanda 2-0 mağlup oldukları maçın ilk 11’inden 7 değişiklikle Kosova karşısına çıkılmasının nedeni şüphesiz Fatih Terim’in, EURO 2016’dan sonra Milli Takım’a çağırmadığı isimler olan Arda Turan, Gökhan Gönül, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan’ı Kosova maçı aday kadrosuna davet edip ilk 11’de görev vermesiydi.

milli_takim_kosova

Fatih Hoca bu oyuncularla ilgili maç sonrası yaptığı açıklamalarla konuyu yeniden gündeme taşıdı ve maç geri planda kaldı. Terim’in “Kadroya almak demek gönlümü kazandı demek değil… Bu karar açıkçası içime sinerek verdiğim bir karar olmadı…” şeklindeki açıklamaları ayrı bir yazı konusu. Bu konuyu aşağıdaki yazımda ele alacağım. Şimdi gelelim Kosova maçına.

Kosova dişli çıktı

Kosova çok çabuk oynayan bir takım, kontratağı çok iyi uyguladılar. Orta sahamızı sorunsuz ve kolay geçtiler, ancak biraz tecrübesizlik biraz telaş yüzünden atakları kale önümüzde pek verimli sonuçlanmadı. Neredeyse her atağımızdan sonra dönen toplara da sahip olamadığımızdan Kosova yarı alanımıza adeta 2 pasla çok hızlı bir şekilde akarak tehlike yaratmaya çalıştı. Bir iki akınları ofsaytta takıldı ki, takılmasa çok tehlikeli olabilirdi.

Milli Takım eski klasik haline dönmüştü. Yani hücum ağırlıklı bir kadroyla, daha çok topa sahip olup, rakibi sahasında hapsedip, yıpratıp sonuca gitmeyi düşündü.

Türkiye Kosova Enstantane

Bunun için yapılması gereken geniş alandan hücum, kenarları etkili kullanıp, merkezden adam eksiltip, etkili şut denemeleri yapıp, dönen toplara sahip olup, rakibi dar alana hapsedip baskı yapmak gerekiyordu. Fakat böyle olmadı. Arda sol kenardan içeriye kat etmeye başladı, hatta sağ kanada kadar gelip topla oynama çabası içine girdi. Oğuzhan ise ortanın solunda oldukça etkisiz kalınca sadece sağ kanatta Volkan Şen etkili olmaya çalıştı. Hakan Çalhanoğlu’nun şutları da zaman zaman kaleciyi rahatsız etti. İlk yarıda orta sahamızda belirgin bir zafiyet hissedildi. Kosova’nın orta sahamızı sorunsuz geçip yarı alanımızda pozisyon araması tamamen bizim ilk yarı boyunca rakip üzerinde yeterince baskı kuramamamızdan kaynaklandı.

Net pozisyon fakirliği ve baskı azlığı Kosova’yı daha dirençli hale getirdi ve karşı koymada sertliğe başvurmada hiç tereddüt etmediler. Bulduğumuz pozisyonlarda kaleci Ujkani topları kornere çelmede oldukça maharetliydi. Mehmet Topal’ın kafayı vurduğu pozisyonda yine onun müdahalesi ve sonrasında direk vardı.

Kosova’nın da ilk yarı uzatmasında bulduğu bir pozisyonda Berisha’nın sert şutunda top kale yan direğimize çarpıp tekrar oyun alanına döndü. Şans bizden yanaydı. İlk yarı boyunca kaybetme korkusuyla stres altında olduğumuz çok belirgindi. İstediğimiz baskıyı bir türlü kuramadık.

Karşılaşmanın 2. yarısında durum değişti. Etkisiz bir oyun çıkartan Oğuzhan’ın yerine Yunus Mallı oyuna dahil oldu. Yunus çok iyi dripling yapan, kaleye direk giden, ceza sahasına girmeyi seven ve dar ve geniş alanda neler yapması gerektiğini çok iyi bilen bir oyuncu. Nitekim Yunus’un 51. dakikada hızla ceza sahasına girerek Burak Yılmaz’a pasını vermesi ve bu oyuncunun sırtı dönük halde olmasına rağmen dönerek sol ayağıyla topu ağlara göndermesiyle ilk golümüzü bulduk.

Maçın 55. dakikasında Volkan Şen’in golüyle rahatladık. 2-0’dan sonra Kosovalı oyuncuların da direnci düştü, oyun rahatladı. Bu karşılaşma için önemli olan üç puandı, galibiyet önemliydi. Milliler çok iyi oynamasa da bunu başardı.

Terim ne yapmak istiyor?

Türkiye futbol direktörü Fatih Terim’in maç sonrası açıklamaları maçın çok önüne geçti. Genellikle uluslararası turnuvalarda önemli maçlar öncesi gerginlik çıkaran, yaptığı açıklamalarla krize neden olan, ortaya çıkan gerginlikten beslenerek kendini ve oyuncularını motive etmeye çalışan Fatih Terim bu kez maç sonrası yaptığı açıklamalarla kendisinin başlattığı yangına yeniden benzin döktü.

tr_kosova_kulube

Ne dedi?

“Ben hala aynı noktadayım. Bu tartışmalara yol açan olayları yok saymam mümkün değil. Kadroya almak demek gönlümü kazandı demek değil ve eskiye dönecek diye bir şey yok… Bu karar açıkçası içime sinerek verdiğim bir karar olmadı. Yaşanmışları olmamış gibi kabul edemem. Ancak hepimiz profesyoneliz ve bu kararları alabiliyoruz.”

Şimdi tekrar dönelim Kosova maçına, Arda, Burak, Selçuk ve Gökhan oldukça gergindi. Özellikle Arda çok şey yapmak istiyor ancak uzun süredir yaşanan kriz nedeniyle olacak ki çok hata yapıyordu. Yine de sonuca katkısı oldu. Burak da öyleydi. Stresli olmasına rağmen elinden geleni yaptı. Attığı golle biraz olsun rahatladı. Bu oyunculara bakıldığında Terim ile aralarındaki soğukluğun geçmediği rahatlıkla görülüyordu. Zaten hazırlık kampında muhabir arkadaşlardan gelen haberler de bu yöndeydi. Burak attığı golden sonra Arda’ya koştu, Selçuk bu ikiliye katıldı üçlü birbirlerine sımsıkı sarıldı. Diğer oyuncular da ortada kenetlenen bu üç oyuncunun sevincine katıldı.

burak-ve-arda milli-sevinc

Maç sonrası da Fatih Terim’in yaşanan krizi açıklama çabaları olayı bambaşka bir boyuta taşıdı.

Terim’in daha önce söylediği “Şunu rahatlıkla söylemeliyim ki, Milli Takım’ın kapısı, kendini bu formayı taşıma şerefine hazır ve istekli olan, saha içinde ve saha dışında Milli Takım oyuncusuna yakışır şekilde davranan her oyuncuya açıktır.” sözleri bu dört oyuncu için geçerli miydi?

Bu konuda kafalar yine karışık kaldı. Terim kendisine düşmanlık yapıldığını, ihanete uğradığını düşünüyor. Düşmanlarını ve ihanet edenleri de “Benim yanımda bırak ağzını ceketinin düğmesini açamayanlar” olarak tanımlayıp, aşağılamaktan da geri kalmıyor.

Bana göre Fatih Hoca psikolojik olarak iyi durumda değil. Acil olarak terapi görmesi, kendisine ağır gelen konularla yüzleşmesi, rahatlaması olaylara empatiyle bakması gerekiyor.

Kim bilir belki de gördüğü terapiler sayesinde böyle konuşuyordur.

Grupta 24 Mart’ta Finlandiya’yı ağırlayacağız. O zamana kadar takımdaki aile, sevgi, birlik beraberlik ruhu yeniden inşa edilebilir mi?

Sizce?

Genç Cengiz’i beğendim

Oyuna 76. Dakikada Volkan Şen’in yerine giren Cengiz Ünder’i beğendim. Kendisine verilen şansı iyi kullandı. Her iki ayağını da çok iyi kullanan 1997 doğumlu oyuncu Altınordu gibi alt yapıya büyük önem veren İzmir ekibinden yetişti. Başakşehir’de devam ediyor. Gelecek için umut veriyor.

Antalya seyircisine tam not

tr_kovosa_tribun

Geçen sezon açılan Antalya Arena ilk resmi milli maçına ev sahipliği yaptı. 33 bin kişinin bayrağımızı sallayarak oluşturduğu görsel şölen görülmeye değerdi.  Tribünlerde gerçekleştirilen koreografide, 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde gece gerçekleştirilen bir etkinliğin fotoğrafı yer alırken, “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” yazısı yer aldı. Oyuncularımıza gösterilen sevgi gösterisi ve maç boyunca verilen destek tıpkı Konya’da olduğu gibi muhteşemdi.

Antalyalı futbolseverler kocaman bir teşekkürü hak etti.

(Fotoğraflar: www.tff.org)

2 YORUMLAR

  1. “Ocak” da spor da başladı ya..
    Niye olmasın.?
    Fehmi Koru ağabey’den siyaset..
    Aysun hanım’dan “yaşam” üzerine olur da..
    Spor, niye olmasın..
    Görünen o ki, bu işin uzmanısınız..
    …………….
    Başarılı haber ve yorumlara imza atmanızı dilerim.

  2. Sayın Lucian M. Baylan
    Çok teşekkür ederim.
    Elimizden geldiğince spor gündemini değerlendirmeye çalışacağız.
    Spor dünyasındaki gelişmeleri de farklı bakış açısıyla, perde arkası haberleriyle paylaşmaya çalışacağız.
    İlgi ve alakanıza tekrar teşekkürler…
    Selamlar

CEVAP VER