Beni Benden Alan Film (!): Geliş – Arrival

2

Yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve’nin oturduğu Ted Chiang’in ‘Story of Your Life’ adlı kısa hikâyesini Eric Heisserer’in uyarlamasıyla senaryolaştırılmış minyatür bütçeli bir Hollywood filmi. Başrollerini Amy Adams, Jeremy Renner ve Forest Whitaker’ın paylaştığı bir bilim kurgu filmi olan Arrival, dünyanın farklı noktalarına aynı anda iniş yapan uzay gemilerinden birinde yaşanılanları beyazperdeye yansıtmaya çalışıyor.

Ordu Bilimci Dr.Louise Bank’s (Amy Adams) uzaylıların yeryüzüne inişi büyük bir infiale neden olunca uzay gemilerinden birinde istilacılarla iletişim kurmak için görevlendirilir. Misafirlerin barışçıl mı yoksa kötü niyetli mi olduğunu çözmeye çalışan kadın karakterimiz filmin lokomotifiydi diyebilirim. (o güzel gözleri ve hokka burnu da olmasa)

landscape-1470769672-the-arrival

İlk yarı sonuna kadar aşırı durağan, karanlık ve sıkıcı bir şekilde ilerleyen film, ikinci yarı biraz daha hızlansa da bir dolu abudik gubudik terimle, karışıklık ve mantık hatalarıyla doluydu. Hele ziyaretimize gelen iki uzaycanın yaratıcılık ve şaşırtıcılıktan fersah fersah uzak görünümleriyse beni benden aldı sevgili dostlar. Baştan sona gök gürültüsü ve homurtular barındıran ses efektleri, iki kelâm bile ettirilmeyen insan karakterleriyle sisli karanlık bir boşlukta sürüp giden, sahne dönüşlerinde habire duvardan aşağı inen kamera açısıyla film insana adeta kurdeşen döktürüyor.

Nispeten dolu olan salonda görsel efektlerin ucuzluğu karşısında yükselen kahkahalarsa düşüncelerimde yalnız olmadığımın kanıtı gibiydi. Mistik konulara düşkün bir uzay sever olarak; koşa koşa gittiğim yapıma bazı eleştirmenlerin nasıl tam not verdiğini, ardı ardına methiyeler düzdüğünü gerçekten anlamış değilim. Kanımca durum ‘tamamen duygusal’.

Her Hollywood yapımının içine güzelce yerleştirilen olmazsa olmaz ‘dünyayı kurtaran amerikanya’ mesajıyla biten Arrival için üzülerek söylemem gerekirse benim için tam bir hayal kırıklığı olduğu. Bu denli basit ve kaliteden uzak eserleri bizlere lâyık gören yapımcılara Türkiye’den subliminal yollarla teessüflerimi gönderiyorum.

Bu kadar da olmaz, AYIP ya HU!

2 YORUMLAR

CEVAP VER