Çocuk Geline HAYIR

0

Aslında bugün hafta sonuna uygun soft konularda gezinmek ümidindeydim. Ancak; önceki gece CNN’de yayınlanan Şirin Payzın’ın programında eski AK Parti Van Milletvekili adayı Vahdettin İnce’nin ‘çocuk gelin’ kavramına alkış tutan sözlerini dinledikten ve hemen akabinde gece yarısı AK Parti milletvekillerinin Meclis’e sunduğu yasa tasarısının metnini okuduktan sonra kararımı değiştirdim.

kaynak: twitter
kaynak: twitter

Önergenin içeriği yazılı ve görsel basına düşer düşmez sosyal medyada verilen tepkiler ve ardından dün sokaklara dökülen kadınlar; kamuoyunun konuya karşı ne kadar duyarlı olduğunun göstergesiydi. Tasarı kabul edilirse ‘yaşı tutmayan, henüz çocuk yaşta olan kişinin kendi ve ailesinin rızasıyla evlilik yapabileceği’ onanmış olacak. Çıkarılacak yasayla şu an cezaevinde bulunan 4.000’e (dört bin) yakın suçlunun salıverilmesinin planlandığı da belirtiliyor.

Terbiyemi bozmamak için oldukça sabırlı davranacağım. Nefes al – nefes ver.

İçimden sakinim, çok sakinim diye telkin yapıyorum ama meramımı anlatırken saçlarım diken diken oluyor, ellerim terliyor. Maalesef konu neresinden tutarsan orasından elinizde kalıyor. Doğal olarak, çıkan gümbürtü kuvvetli olunca çok yüce, bizim için her şeyin en iyisini düşünen, sayın hükûmet yetkilileri bugün kameralara durumun çarpıtıldığına, ‘bir kereye mahsus’ olduğuna (doğru bizim yaptığımızda ayıp yani. bir kereye mahsus 4000 (dört bin) mağduru çöpe atabiliriz n’olcak ki) dair demeçler verdi. Sakinim, dişlerimi sıkmıyorum arkadaşlar. O hâlde; tespihimle ‘Ya Sabır’ çeke çeke dökülüyorum.

Telâş etmeyin canım. Modumu mutedil dalgalıya aldım uslu uslu soruyorum:

EYYYYY SİYASİLER! Henüz 13 yaşında aklı baliğ olmamış bir çocuğun hayatının tümünü etkileyecek bir kararla ilgili mantıklı ve doğru hareket edebileceğine nasıl kani oluyorsunuz? O yaşta bir çocuğu hayalinizde okul, kitap, defter, kalemle yan yana canlandırmak yerine; bıyıklı sakallı bi’ adamla çeşitli pozisyonlarda nasıl resmediyorsunuz aklım havsalam almıyor.

Sonra; bunu ona zorla yaptıran ailesine dava açıp, çocuğu ellerinden devlet koruması altına alacağınıza, çıkaracağınız kararla sırtını sıvazlayıp aferin mi diyorsunuz diye bir soru daha ışıldıyor masmavi gökyüzü kaplı kafamın içinde.

9d3961d58793abb92f6ef52506adedf1
kaynak: twitter

Kimseden ses gelmiyorken; diğer pencereden ‘henüz reşit olmamış bir sabi sübyana nasıl el sürersin bre deyyus’ diye haykırsam çukurdaki mahlûkat, yüzüme bakarak cevap verebilecek mi acaba ar edip utanmadan.

Bunları bıraksam, uydurulan kılıfa ekranda sözcüler aracılığıyla İslamiyetin dayanak yapılmasını mı tutsam veryansın etsem; şaşırdım kaldım arkadaşlar. Konuştuğumuz durum öylesine sığ, leş kokulu, çamurla kaplı ki adeta içinde canavar saklı bir bataklık. İnsan debelendikçe daha çok batıyor kurtuluş yok birilerine yemsin.

Konu İslamiyet’e, ezelî ve ebedî bir medeniyete, pırıl pırıl öğreti örgüsüne, dünyadaki tüm yolların kendisine çıktığı bir dine gelmişken azıcık soluklandım. Gittim, kitaplığımdaki Müezzin ve Öğretim Görevlisi İhsan TEKOĞLU’nun 98 Yılı baskılı Hikmet Yayınlarından çıkan adıma imzalı kitabına başvurdum. Öldüyse Allah’ın Rahmetini, yaşıyorsa Selâmetini dileyip ellerinden öperek. İslâmî bir bakış açısıyla yazılmış eser kafamıza takılan birçok hususta adeta bir kaynak niteliğinde. Evlilikle ilgili bölüm Kuran-ı Kerim’den bir alıntıyla başlıyor:

‘Allah’ın varlığına, kudret ve kuvvetine delilerden biri de, onlarla huzur bulasınız ve gönül rahatlığı içinde yaşayasınız diye size kendi cinsinizden eşler yarattı, aranıza sevgi ve şefkat koydu. Bunda düşünen bir millet için uyarıcı ve Allah’ın varlığını kanıtlayıcı deliller vardır.’ (Rum Sûresi. 21)

Yüce Yaradan’ın buyruğu böyleyken; bugün 13 yaşında bir çocuğun kendinden yaşça çok çok büyük bir adamla mecburen evlendiğinde huzur bulabileceğini düşünmek, ahmaklık olur. Hele bir de durum tecavüz ve tacizi meşrulaştırmaksa yaşanılan travmatik durumun üstüne, bir kez de devlet eliyle ‘gönül rahatlığıyla’ sarsıntı eklemektir. O yaşta bir bedenin fizyolojisi psikolojisine hiç girmeyeceğim. Zaten abesle iştigal, ondan öncekiler yeter de artar.

d546bdb328aff1ae7dba27cee1a9cffb
kaynak: pinterest

Ayrıca, yüzyıllar evvelinin yaşam şartları ve bakış açılarının bugünün dünyasında işletilmesinin mümkün olamayacağı da bir gerçek.

Her konuyu dine bağlarken İslam’a verilen zararın ceremesinin, son yıllarda birçok yerde hükûmete kızıp kızıp dinden imandan çıktıklarını beyan eden insanların vebalinin şüphesiz ki öteki âlemde ‘adaletle’ sorgulanacağını da duyan birileri varsa hatırlatmak isterim.

Yaradan’ın hepimiz için bahşettiği aklı, fikri, ilim, irfan, merhamet ve vicdanı hakkaniyetle kullanabiliyor muyuz? Bu hafta sonu uzun uzun bunu tefekkür edelim.

Selam ve Sevgiyle

CEVAP VER