Bir muhasebe daha…

5

Geçen gün bir büyük gazeteden aranıp “Yazarlarımızı seçilmiş yazılar köşesinde kullanmaktan vazgeçin” talimatı gelince bizim arkadaşlar kızmış; ben ise güldüm. Neşemi görünce meraklandılar.

“Siz de neşelenin” dedim; “En çok tıklanma iddiasına sahip gazete bizi muhatap alıyor.. bu bir. Yazarlarını bizimle paylaşmak istemiyor.. bu iki.. En önemlisi de şu: Biz zaten biliyorduk, ama kendilerinin rakibi olduğumuzu bize de resmen bildirmiş oluyor..”

Neşelendiler.

Bunu sizler de neşelenin diye özellikle yazıyorum.

Hem neşelenin hem de biraz düşünün…

Yazıya oturmadan önce trafik raporuna baktım: ocakmedya.com sitesine tekil ziyaretçi sayısı 42 bini geçmiş… Henüz bir ayı bile bulmamış bir haber sitesi için küçümsenmeyecek bir sayı bu. Şimdilerde uğranmada ilk 100 içerisinde yer alan bazı haber sitelerinin böyle bir sayıya ulaşmaları hayli zamanlarını almıştı; bunun farkındayız.

Kısa sürede bu sayıya ulaşmak iyi.

Eğer bu çıtaya yerleşirsek.. bu da iyi değil.

OCAK okurlarında şöyle bir eğilim seziyorum: Günün akan olaylarıyla ilgili haberleri, arkasında geniş bir muhabirler kadrosu ile sırf internet sitesi için çalışan kalabalık bir editörler grubu bulunan gazetelerden almaya devam.. Diğerlerinin farkında olmadığı, olsa bile çeşitli sebeplerle vermekten çekineceği önemli haberler için ise.. OCAK’a uğrayayım..

Neden bu iyi değil?

Şundan: OCAK’a uğrayıp başka yerlerde bulunmayan zengin haberlerle karşılaşıyor ve sohbet ortamlarında o haberleri paylaştıklarında yakın dost ve ahbaplarının şaşkınlıkları okurlarımıza üstünlük duygusu veriyor… Bu sebeple de OCAK’ı, başkalarıyla paylaşmak istemedikleri sadece kendilerine özel gizli bir kaynak olarak koruma eğilimine giriyorlar…

Kendi yakınlarımda bile gözlemliyorum bu eğilimi.

Oysa güzelliği yaymakla yükümlüyüz.

Herhalde farkındasınız: Burada yaptığımız bir tür imece… Dünyanın dört bir tarafında OCAK’la irtibatlanan gönüllü muhabir ve yazarlarımız var. Amerika, Almanya, Fransa, Rusya, Kuveyt… Bunlar ilk elde bizimle temas kurmuş dostların bulunduğu ülkeler… İlgilenenlerin çeşitliliği her hafta artıyor…

Yurt içinde ise.. neredeyse kalabalık muhabir kadrosu bulunan gazeteler kadar güçlü bir haberleşme ağına sahip olmak üzereyiz…

Yazarlarımıza gelince…

Daha önce ismini başka yerlerden hatırladıklarınız anlamına profesyonel yazarımızın pek az olduğu belli. Bu bizim tercihimiz değil; yazar dostlarımız henüz internet medyasına alışık değiller.

Bizim burada sergilediğimiz modeli her birine ayrı ayrı tavsiye edip duruyorum; yakında yazılarını sadece internet üzerinden yayınlayan, okurlarıyla interaktif bir ilişki içinde bulunan, YouTube’da kanal açıp görüşlerini görüntülü olarak da paylaşan bir yazarlar kitlesi bu sayede ortaya çıkabilir…

Daha önce ismini duymadığınız, yazılarıyla ilk kez OCAK’ta karşılaştığınız yazarlarımız, okunma trafiğine baktığımda görüyorum, ilginizi bayağı çekiyor. Okunuyorlar.

Buraya kadar yazdıklarımı umarım şikâyet olarak kabul etmezsiniz. Tam tersine, minnet duygularımı sizlerle paylaşmak için yazılıyor bu yazı. ‘fehmikoru.com’ sitesini açtıktan üç ay sonra ancak erişebildiğimiz düzeye, ocakmedya.com’u üç haftada eriştirdiğinizden duyduğumuz minneti…

Twitter hesabımıza neden katılmıyorsunuz?

Sizden, bir adım daha atarak, herbirinizin ocakmedya’nın Twitter hesabına takipçi olarak yazılmanızı talep edeceğim. (Şu anda 1237 Twitter takipçimiz var.)

Gün boyu siteye koyduğumuz her haber ve yorum ânında Twitter takipçilerine mesaj olarak ulaşıyor; bu yolla haberden ilk haberdar olan sitenin Twitter takipçileri olacağınız için.. yine de başkalarına karşı bir üstünlüğünüz bulunacak…

10 kişiyi daha..

İkinci bir talebim olacak, ama şimdi mi, sonra mı tereddütteyim.

Şimdi paylaşayım, ama sonraki bir yazıda esas vurgusunu yaparım:

Herbirinizden, e-posta hesabınızdaki dostlarınıza, ocakmedya.com’u duyurmanızı ve en az 10 kişinin daha haberlerimizden haberdar olmasını sağlamanızı bekliyoruz.

Eskiler ‘marifet iltifata tâbidir’ diye boşuna söylememişler…

[Burada ‘marifet’, sizlere en bilgilendirici haber ve yorumları ulaştırmaya çabalayan bizlerin yaptığımız iş; ‘iltifat’ da böyle bir sitenin varlığını mümkün olan en geniş kesimlere duyurmasını beklediğimiz sizlere kalmış bir iş…]

Türkiye’de en fazla uğranılan siteye sahip gazetenin OCAK’ı kendisine rakip sayması sizleri de neşelendirip gönendirmedi mi?

[NOT: Biliyorum, benim yazar olarak sitede ‘Kulis’ yazılarıyla daha aktif olmamı bekliyorsunuz. Ben de onu istiyorum. Ama biraz daha sabredeceğiz. TK.]

5 YORUMLAR

  1. Buraya geliyorum, çünkü diğer medyalarda hep yapılanlara odaklanıp onları alkışlamanız, yapilmayanlari görmezden gelmeniz isteniyor. En ufak bir olumsuz yorum yapsanız yorumlarımız yayınlanmıyor. Ondan sonra bağımsız tarafsız medyacılıkdan bahsederler, demokrasimize toz kondurmazlar. Insallah ocak medya gıbı siteler artar. Ama kalitede artsın. Maalesef Türkiye’de büyük Amerikan gazeteleri kalitesinde haber yapan ve sunan tek bir tane daha muadilinin olduğunu düşünmüyorum. Herkes kopyala yapıştır medya yapıyor. Ne özgün bir yazı, ne araştırma ne bir profesyonel ve özgün bir fotoğraf bile kullanmıyorlar. İçler acısı bir durum.

  2. Belki Taha Kivanc mesguliyetinden dolayi farkinda olmiya bilir,fakat onun okurlari farkinda.
    Fehmi Koru bir yazi yaziyor bir kac gun sonra o yazidan cibizlanmis cumleler siyasetcilerin.
    agzindan isitiyoruz.Hazirlikli olalim Ocakmedya sayesinde Turkiye basinina kalite gelmesi gecikmiyecek.

  3. TESPİT DOĞRU:
    OCAK okurlarında şöyle bir eğilim seziyorum: Günün akan olaylarıyla ilgili haberleri, arkasında geniş bir muhabirler kadrosu ile sırf internet sitesi için çalışan kalabalık bir editörler grubu bulunan gazetelerden almaya devam.. Diğerlerinin farkında olmadığı, olsa bile çeşitli sebeplerle vermekten çekineceği önemli haberler için ise.. OCAK’a uğrayayım..

    TWİTTER:
    Twitter sayfanız için dikkat çekici başlık koymanız ve cümleleri yarım bırakmamanız tavsiye edilir.
    Oraya biraz sag-ha önem verilmeli ve GİF uygulamaları tercih edilmeli.

CEVAP VER