Seni Kim Öldürdü ve Canlı Bıraktı

0
Artist: Flora Borsi

Yaşam upuzun soluklu bir koşu… Ya da vazgeçtim.

‘Yaşam başlangıcı ve varışı olan zorlu bir pentatlon.’

Eee pentatlon denince koşacaksın, yükseklerden atlayacak, hedeflediğin noktalara ciritler saplayacak, dalacak çıkacak, güç savaşına girip karşındakini mindere yapıştıracaksın. Veya, sen yapışacaksın.

Hayat akıp giderken; biz ne kadar örnek vâsıfta, düzgün karâkterli, erdemli bir yaklaşım içinde, pozitif iletişim hâlinde olsak bile yaşamımıza aldığımız veya mecbûren orada olan bazı kişiler tarafından hâk etmediğimiz, lâyık olmadığımız, onurumuza dokunan davranışlarla karşılaşabiliyoruz.

Kalleş sinsilikler, sırtından hançerlemelerle sendeleyen ve benzersiz varlığımızı yok saymalarla son darbeleri yiyen benliğimiz; tüm bu olumsuzlukları yumuşak bir şekilde savuşturmaya çalışıp duruyor.

Eee pentatlonun hakkını ya vericen, ya vericen en hâkiki yarışmacı.

Artist: Flora Borsi

Kişi; böyle bir cendereye kapıldı mı kendinle içten içe kıyıma neden olan acımasız bir muhâsebeye girişir. Şimdi bazı sesler duyar gibi oldum. Hemen bir açıklama yapalım. Arkadaşlar, bu yaşa kadar milyon kez yıkılmış, milyon birinci kez kalkmış (Allah ’ın yardımıyla) bir insan olarak; bu konuda ağız tadıyla ahkâm kesebilirim. Sonra çokbilmiş filan denmesin.

Ne diyordum, haksızlığa uğrayan kişi ruhunda çaresizce gece gündüz demeden aynı fasılı geçmeye başlar. İnleyen nâğmelerine ben bu kadar iyi kâlpliyken, onca donanımlı-eğitimliyken, buna biçilmiş kaftandımlar yok efendim ben ona şöyle davrandım da o bana neden böyle yaptılar eklenir. Nakaratlar ‘Allah’ım neydi günahım’ lar la bir güzel perçinlenir. Gözyaşları burdan Yemen’e yol olur. Dertler, temcit pilavı misali gam ile servis olunur.

Yaşanılan buhran sonrası önce temiz bir yadsıma, ardından kâhpe kadere derin öfke, sonrası biçâre teslim yas evresi, ardından da yavaş yavaş kabullenip yaşama devam etme gerçekleşir. (GERÇEKLEŞMEK ZORUNDA)

Kişi, bu durumu kendi kendine atlatabileceği gibi, zorlanıyorsa profesyonel yardım alarak daha çabuk üstesinden gelebilir.

Problem, her ne olursa olsun insana yine kendinden başka HİÇ KİMSE yardım edemez.

Tekrar ediyorum. Ne psikiyatrist, ne psikolog, ne nörolog, ne o, ne bu, ne ordinaryüs profesör, ne de operatör doktor, anne, baba, dayı.. Eğer birey, iyileşmeyi yürekten istemiyor ve kendi içsel enerjisini şifâ bulmaya çalışan organına yönlendirmiyorsa… Kısaca güçlü bir şekilde yaşama yeniden karışmayı arzulamıyorsa asla ve kat’a İ Yİ LE ŞE MEZ.

İstediği ilacı içsin, ameliyâtı geçirsin, terâpiyi alsın yeniden eski sağlığına kavuşamaz.

Peki, başımıza her ne geldiyse o durumu tam anlamıyla hazmettikten sonra bizim yapmamız gereken o işin icâbına bakmak değil mi?

İnanıyorsak iyi bir KÛL, inanmıyorsak coşkulu bir İNSAN olmamız için bu bir emir, gereklilik bir anlamda görev niteliği taşımaz mı?

A-Mademki içinde nefes alıp verdiğimiz bedenimizi kendimize göre en evlâ olan – pek matâh görüyoruz.
B- Görmüyorsak da neden görmüyoruz diye sormamız gerekmez mi!

Bizim için A şıkkı geçerliyse: Niçin tabiâta bırakılmış olduğumuz noktaya, varlığımızın güçlü aurasını yaymakta bu denli güçlük çekiyoruz. Esirgiyor, direniyoruz. Mıymıy ediyoruz.

Artist: Flora Borsi

A değilde B şıkkı geçerliyse: Niçin parazitli enerji kanallarımızı temizlemek için çaba sarf etmiyoruz. Sinerjiye ortak olmuyoruz. Tozu dumana katmıyoruz.

Hepimiz için ayrı notalarda lütfedilen içsel müziğimizi neden duymak ve dahî dünyaya duyurmak istemiyoruz?

Ben, çoğu zaman cevabımı bulmak için doğadan ilhâm almayı pek severim.

Diyelim ki ben bir kartalım. Yahu siz hiç gördünüz mü ‘Yo yo ne münâsebet ben o kadar doruklara çıkamam, kumru gibi alçakta kuluçkaya yatacağım’ diyen bir kartal!

Ya da ‘Aay benim moralim çok bozuk. Zaten küresel ısınmada var. Bu kış, kesif kokulu çam yaprağımı dikenli dallarımı afan tufana kara kışa dayandıramam, hemen dökmem lâzım’ diyen bir çam ağacı.

Ne komik geliyor di mi? ‘Iııh bu sene kelebek olup uçmak istiyorum. Bıktım sırtımda şu kabukla sümüklü sümüklü yerde sürünmekten’ diyen bi böcek olsam, gülmekten burnumla baloncuk bile üretebilirdim.

Düşünün bi’ depresif takılan hanımeli ‘IIII Iıııh hiç canım istemiyor. İhtişamlı kokumu salmayacağım. Ben bu sene fesleğen koksam paşa beyim’ dese ne yapardınız.

Çok rica edeceğim kendi resminize geri çekilip, birkaç adım uzaktan bakınız. Eşsiz gerçekliğinizi ilk kez keşfeder gibi sarsıla sarsıla duyumsayınız.

Gitti gidiyor köyün delisi. İşte tam ortaya deyiverdim diyeceğimi.

Artist: Flora Borsi

Hadiii! Kaçtım ben Arrrrivederciiiiiii…

CEVAP VER