FED kararı geliyor.. Türk Lirası’na güvenelim (mi)

1
Utku Karagülle
1987 yılında Balıkesir'de doğdu. Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü'nde lisans eğitimini tamamladı. Bir süre özel bankaların teftiş kurullarında çalıştı. Şu an bir kredi derecelendirme firmasında analist olarak çalışmaktadır.

FED’in faiz kararı sadece Türkiye’de değil, bütün dünya piyasalarında heyecanla bekleniyor. Doların gün içerisinde 15 kuruşa varan oynaklığından dolayı, ülkemizde ayrı bir heyecan söz konusu. FED faizi artıracak mı, artırımlar 2017 yılında devam edecek mi, edecekse kaç faiz artırımı daha olacak gibi soruların cevapları ekonomi gündeminin en önemli konusu.

Bizim için FED kararının önemi ne?

ABD’de uzun yıllar süren parasal genişleme, 2013 yılına kadar devam etti. Bu yıla kadar dolar dünyada bolca vardı, her piyasaya akıyor, her ülkede rağbet görüyordu. Nitekim ülkemizde de gösterilen rağbete rağmen TL’ye karşı uzun süre değer kazanmayan bir dolar vardı. Üstelik dolar faizleri de düşüktü. Firmalar için bulunmaz bir nimet ortaya çıkmıştı: Döviz kredisi. Türk lirası cinsinden faiz oranlarının yüksek olduğu ortamda dövizle borçlanmak moda oldu.

TCMB’nin yayınladığı finansal kesim dışı döviz varlık ve yükümlülükleri istatistiklerine göre firmaların döviz pozisyonları (yani kabaca reel sektör firmalarının elindeki dövizlerle döviz borçlarının farkı) şöyle bir seyir izlemiş;

  • 2002 yılında 6,5 milyar dolar
  • 2007 yılında 53 milyar dolar
  • 2010’da 88
  • 2013’te 171
  • 2015’te 190
  • 2016 Eylül’ünde ise 212 milyar dolar

Bunun anlamı şu, bugün tüm firmalar ellerindeki bütün dövizlerini borçlarını kapatmak için alacaklılara verse, ilave 212 milyar dolara ihtiyaçları var. Bu borçların uzun vadeli olanları bir şekilde döndürülür desek bile, kısa vadeli pozisyonda bile 1.3 milyar dolar açık var, ki 2013 yılından beri ilk kez kısa vadeli pozisyon açık veriyor.

Özetle, bizim bu firmalara yabancı para lazım. Yabancı paranın kaynağı neresi? FED.

FED faiz artırmaya devam ederse, Türkiye’ye daha az dolar gelecek demektir. Yani ihtiyacımız olan ortamda daha fazlasını arayacağız. Sonuç, hem döviz kredisi faizlerinin yükselmesi, hem de artan talepten dolayı dolar kurunun yükselmesi.

Her ülke FED kararından etkilenecek, ama talep bizde daha çok olacağından daha fazla yükselecek. Zaten Trump seçildiğinden beri dünyada parası en çok değer kaybeden ikinci ülke olmamızın da sebebi bu.

Türk Lirası’na güvenelim (mi)

Bahsettiğimiz 212 milyar dolar, değil ‘#bozdoları’ kampanyası, merkez bankasının rezervleri ile bile kapanamayacak kadar büyük. Üstelik 2017 yılında da tekrar dolar bolluğu yaşamamız imkansız görünüyor. Böyle bir ortamda ‘Türk Lirası’na güvenelim’ demek oldukça zor. Hatırlayanlarınız vardır, eskiden evler arabalar ‘mark’la alınırdı. Kimse Türk Lirası borç vermek istemez, birikimlerini de Alman Markı’nda ve Amerikan Doları’nda tutardı. Hatta zamanının ünlü bir bankası reklamlarda sürekli ‘Dövize 15 yıldır en yüksek faizi veren banka’ olduğunu söylerdi.

Bundan 2 ay önce aracımı satmaya karar verdim ve internette satışa sundum. Aracıma talip olan birisi beni aradı ve “Biraz indirim yapar mısın, borçla alacağım ben de, yarısına kredi kullanacağım, diğer yarısını da eşten dosttan bulacağım” dedi. Eş dost işinin detayını sorduğumda dolar üzerinden borçlanacağını söyledi. Ben de dayanamayıp “Abi aman yapma gözünü seveyim, piyasa kötü, dolarla borç mu alınır” dedim. Karşılığında “Bu devirde kim verir Türk Lirası üzerinden borç” cevabını aldım. Neticede adama “Zarar edersin, bu şekilde alacaksan alma” dedim ve kapattım telefonu. O tarihte kur 2.94 civarındaydı. Herhalde şu an bana teşekkür ediyordur (Dolar borcuyla başka bir araç almadıysa tabi).

Neye güvenelim?

Görünen o ki, Türk Lirası’na güvenelim denilse de aslında halkın çoğunluğunun güvendiği pek söylenemez. Yakılan 1 dolarların sahte olması, 1.5 milyon dolar bozduruyorum diyenin kendine ait döviz bürosunda parayı bozdurduğunun ortaya çıkması ve döviz tevdiat hesaplarında Kasım’ın son haftasında dolarların azalmasına karşın Euro’nun artması bunu yeterince gösteriyor zaten. İlla ki milli bir şeylere güveneceksek Türk Lirası’na değil, Türk ihracatına güvenelim. Türk domatesine, Türk fındığına, Türk tekstiline güvenip ihracatı artırmaya yönelik çaba gösterirsek, o zaman nereden buluruz bu 212 milyar doları diye kara kara düşünmeyiz belki.

Bu arada; yazarımızın “Dolarımızın hepsini sattık diyelim…” başlıklı bir önceki yazısını okudunuz mu?

1 YORUM

  1. Nasıl güvenelim doları durduran tek bir önlem alınmıyor,dolara yatırım yapanlar yaya kalır denildiğinde 1USD=2,66TL idi ,aradan 1,5 yıl geçti 1USD=3,60TL yi gördü TL her gün eriyorken TL ye güvenmemin imkanı yok ,bu durumda TL nasıl güvenebilirim ki !

CEVAP VER