Sherlock istikamet verdi, sonucu ben tahmin ettim: Câni polisin elinde olabilir mi?

5

Dün gece.. hepimiz televizyon karşısında kümelenmiş.. bir yandan çok şey bildiğini varsaydığımız birilerinin Reina terör eylemini gerçekleştiren tetikçinin kimliğiyle ilgili tespitlerini dinler.. bir yandan da polisin Zeytinburnu’nda sürdürdüğü teröristi yakalama operasyonunu izlerken…

Bizimle hiç ilgilenmez görünen dostumun, “Operasyona aklınızı takıp fazla heyecanlanmayın; bundan bir şey çıkmaz; adam hayli zamandır polisin elinde olmalı” diyen yumuşacık sesi odayı etkisi altına alıverdi.

Sherlock

İngiliz BBC televizyonu son dört yıldır ‘Sherlock’ adlı bir dizi çekiyor.

Her yıl birkaç tane…

Sonuncusu câninin Reina‘da yeni yıla umutlarla girme niyetinde olan gençlerin üzerine kurşun yağdırdığı saatte gösterildi BBC‘de…

Modern bir Sherlock Holmes bu.. Sir Arthur Conan Doyle‘un karakterini çizdiği kahramanı gibi yine ‘Baker Street 221B’ adresinde oturuyor.. yine tek arkadaşı Dr. John Watson.. ama gizemli konuları günümüz teknolojisinden de yararlanarak çözüyor bu Sherlock

Agatha Christie‘nin ünlendirdiği yöntemle: Gri beyin hücrelerini kullanarak

Dizinin son bölümünde.. bazen karşısında oturan kişiye sadece bakarak.. bazen olay mahalline şöyle bir göz gezdirerek.. bazen de ne şahsı ne de olay mahallini görmeksizin.. onlarca gizemi çözdü Sherlock

Polis, Scotland Yard ve İnterpol, ne kadar kendilerinin çözemediği konu varsa kapısını çalarak sonuca ulaşıyor..

Onlar da memnun, arandığı için Sherlock da…

Yılbaşı gecesi tam 8 milyon İngiliz Sherlock izledi; aynı gece yılbaşı mesajı için kamera karşısına geçen Kraliçe 2. Elizabeth‘i izleyenlerden çok çok fazla insan Sherlock‘u tercih etmişti.

“Operasyona aklınızı takıp fazla heyecanlanmayın; bundan bir şey çıkmaz; adam hayli zamandır polisin elinde olmalı” diyen yaşlı dostumu biraz ona benzetirim ben…

Gri beyin hücrelerini çalıştırmayı iyi bilir de ondan…

O bu kadarını söyledi ve bizi heyecan içerisinde bırakarak odasına çekildi.

Gecenin sonunda operasyon heyecanı yerlere düşürerek bitti.

“False alarm” dedi birimiz… Yani yanlış alarm…

Ne düşünüyor olabilir?

Acaba şöyle mi düşünüyor dostum?

Polis önce gerçek birinin fotoğrafını dolaşıma soktu; o kişi “Bunu kim başlattıysa onu mahkemeye vereceğim” diyor, ama oldu bir kere…

Ardından, hepsi de değişik oranlarda gölgeli bazı fotoğraflar ortaya çıktı; onlarla birlikte ufak tefek ayrıntılar telâffuz edilmeye başlandı…

Kırgız mı acaba, yoksa Özbek mi?

Sonra da, dün gece, hep birlikte oturduğumuz sırada.. TV’de birileri konuyu tartışırken.. ‘Özçekim’ (Selfie) olduğu belirtilerek.. daha net ve yüzün belirgin olduğu görüntüler…

Eş-zamanlı olarak da Zeytinburnu’nda operasyon başladı…

Operasyonla amaçlanan caniyi canlı ele geçirmek idiyse.. bu biraz tuhaf kaçıyor…

Caniyi canlı yakalamak isteyen herhalde böyle davranmaz.

Nitekim operasyon sonunda beklenen olmadı.

“Belki de…” diyorum kendimi dostumun yerine koyarak; “Belki de.. zaten ellerinde olan caninin suç ortaklarını yakalamak içindi o operasyon…”

Cani konuştukça polis yine birilerini yakalayacak…

Her şey olup bittikten sonra da.. hepsini birden kamuoyunun karşısına çıkaracak…

Bunlar tamamen benim fikirlerim.

Sherlock‘a benzettiğim yaşlı dostum ben bu satırları yazarken hâlâ uyuyordu, neden “Adam ellerindedir” dediğini ona soramadım.

§§§§§

5 YORUMLAR

  1. Üstad yazılar her şey bir yana. Makalelerin arasına sıkıştırdığın ayrıntılardan yaşadığınız mekanı anlamaya çalışıyorum. Ya çoğu sizin gibi mütefekkir dostlarınızla bekar evinde kalıyorsunuz ya da bu zamanda gazetelerde yazamayanlar derneğini kurdunuz bir yurt kiraladınız orada kamp yapıyorsunuz. Yalnız şu uyku işine bir çözüm bulunda yazılar aksamasın 😊

  2. Hayır. Saldırgan polisin elinde değil. Olsa zaten Erdoğan davul zurna ile ilan ederdi. İmaj kaygısı nedeniyle 2 saat sabredemez

CEVAP VER