Üniversiteden Mezun Olunca Biz

0

Üniversiteden mezun olduğumuzda fotoğraftaki kişi gibi hissediyoruz kendimizi. Üniversite bizi tekerlekli sandalyeye mahkum ederken, iş hayatı ise mevcut sandalyeyle çıkılamayacak bir merdiven gibi dikiliyor önümüze.

Mezun olup işe başlayan kiminle görüşsem: “Okuldan hiçbir şey öğrenmedim, şuan 3-4 aydır çalışıyorum, burda ne öğrendiysem hepsi o…” tarzında bir şeyler diyorlar. Demek ki mesleki bilgiyi çok fazla öğretemiyorlar. Çevrenizde üniversiteden çok fazla istifade etmiş olan ve birçok konuda donanımlı olan kişiler vardır, onları istisna tutarak yazıma devam edeceğim.

Geçtiğimiz günlerde Geleceğin Meslekleri ve Yetkinlikleri başlıklı bir yazı kaleme almıştım bugün de üniversitelerin öğretmedikleri ama aranan yetkinliklere bir göz atalım.

Mezunlarda aranan nitelikler konusunda iki araştırma var; birincisi 1922 yılında bir mühendislik dergisi tarafından hazırlanan, ikincisi ise 2012 yılında bir üniversite tarafından yapılan araştırma.

Bakın şimdi 90 yıl arayla iki araştırma yapılmış ve ikisinde de hemen hemen aynı şeylerden bahsediliyor fakat biz ne 90 yıl öncesini kale almışız ne de 5 yıl öncesini!

1922 yılında bir mühendislik dergisi “üst düzey yönetici mühendislerin 14 temel özelliği nedir?” diye bir araştırma yapıyor. İşte 14 temel özellik:

  • Aklıselim
  • Girişkenlik
  • Etiklik
  • Organizatörlük
  • Sağlıklı Olma
  • Sebat
  • Agresiflik
  • Açık Fikirlilik
  • İş Birliği – Birlikte Çalışma Kültürü
  • Rekabetçilik
  • Hislerine Hakim Olma
  • Kültürlülük – Nezaket
  • Dış Görünüm
  • Esprili Olma

Tabii bunları sadece üst düzey yönetici mühendiste olması gereken özellikler olarak görmemek gerek. Hem her çalışanda hem de her yöneticide olması gereken özelliklerdir bunlar. Yani üniversiteden mezun olan her kişi de olması gereken özellikler.

Bir de 2012 yılında Phoenix Üniversitesi tarafından yapılan araştırma var. Bu araştırma ise 21. Yüzyıl çalışanında olması gereken 10 yetkinliği sıralamış. “Başarılı 21. Yüzyıl çalışanı için en önemli 10 yetkinlik”:

  • Liderlik
  • Birlikte Çalışmak
  • Uyum Sağlayabilirlik
  • İnovasyon
  • Küresel Vatandaşlık
  • Kritik Düşünce
  • İletişim
  • Üretkenlik ve Hesap Verebilirlik
  • Bilgiye Ulaşım, Analiz ve Sentez
  • Girişimcilik

İki araştırmaya da göz attığımda şu soru kafama takıldı:

BİZ EĞİTİMİN HANGİ AŞAMASINDA BUNLARI ÖĞRETİYORUZ?

Şimdi diyeceksiniz ki bunları öğretmek üniversitenin işi değil. Şöyle bir baktığımızda ilkokulda ya da lisede de bize bunları öğretmiyorlar. Biz bunları eğitimin hiçbir safhasında öğrenemeyeceksek ve de mezun olanlardan bunlar isteniyorsa bizim suçumuz ne?

Madem üniversiteler bize bir şey öğretmiyor, o zaman üniversiteler neden hala kendini yenilemiyor?

Çıktı olarak bunlar beklenirken biz bu çıktılara sahip bireyler yetiştirmiyoruz. Burada yanlış giden bir şeyler yok mu sizce de?

Kim ne düşünür bilmem ama yukarıdaki yetkinlikleri öğrenen her bireyin, kendisine de topluma da daha çok değer katacağına inanıyorum. İşveren olsak kimseye “senin matematiğin kaçtı? biyolojin kaçtı? iktisada girişten kaçla geçtin?” diye sormayız heralde. İşverenler de sormuyor zaten.

Yine bazı illerimizde geçen yıllarda yapılan iş gücü piyasası araştırmalarında, işverenlerin %47’si “aradığım nitelikte eleman bulamıyorum” demiş. İşverenler mesleki bilginin yanında takım çalışması becerisi, iletişim becerisi ve de problem çözme becerisi yüksek kişiler istiyorlar.

Allah aşkına biz bunların hangisini öğretiyoruz?

Hadi diyelim ki bu yanlışı üniversiteler yapıyor. Sadece mesleki bilgi vermekle yetiniyor. (Onu da ne kadar verdiği ortada…)

Biz öğrenenler olarak niye yanlışa devam ediyoruz? Biz bunların hangisini öğreniyoruz? Ya da bu becerileri, yetkinlikleri kazanmak için çaba sarf ediyor muyuz?

Fakültelerde çok öğretilmeyen ama gerçek hayatta en fazla aranan nitelikleri hep beraber ıskalıyoruz. Bunların hepsini olmasa da bir kısmını kendimiz tamamlayabiliriz.

Örneğin, araştırma yetkinliklerimizin gelişmesini istiyorsak birçok farklı konuda araştırma yapmamız gerekli. Takım çalışması yetkinliklerimizin gelişmesini istiyorsak defalarca farklı takımlar içinde yer almamız gerekli. İletişim yetkinliklerimizin gelişmesini istiyorsak birçok rapor yazmamız ve sunum yapmamız gerekli. Özetle, yetkinliklerimizi geliştirmemiz için defalarca uygulama yapmamız gereklidir.

Yukarıda bahsettiğim yetkinlik ve sosyal becerilerden birkaçını daha kısa tanımlarıyla buraya not etmek isterim:

  • Uzlaşı Becerisi: İki kişi bir araya gelsek hemen kavga etmeye başlıyoruz. Orta yolu bulabilmeli ve uzlaşmayı öğrenmeliyiz.
  • İstişare Becerisi: Karar verirken ortak aklı harekete geçirebilmeliyiz.
  • Empati Kurma: Bir olaya başkalarının gözüyle, farklı açılardan bakabilmeliyiz.
  • Cesaret: Çoğu zaman bir şeyleri yaparken korkak davranıyoruz. Düşündüğümüz bir iş %80 ihtimalle iyi bir sonuç doğuracaksa, %20 ihtimalle kötü bir sonuç çıkacak diye o işten vazgeçilmez. Vazgeçilirse %80 kayıp olmuş olur.
  • Bakış Açısı: İyimser bakabilmeliyiz. Olumlu ve pozitif açılardan ele almalıyız birçok şeyi.
  • Ümit: Karamsar olmamalıyız. Her ne olursa olsun ümitli olmalıyız. Ümitli kalabilmek için kendimizi canlı tutacak şeyleri öğrenmeliyiz.
  • Network: Çok sayıda insan tanımak ve onlarla ilişki içinde bulunmak da en önemli becerilerden biridir. Olabildiğince networkümüzü genişletmeliyiz.

Bunları maalesef üniversitelerde öğretmiyorlar. Kendi çabamızla bu konular üzerinde kafa yoralım ve kendimizi geliştirelim.

İster mühendis ister başka bir meslek sahibi olalım, bu becerilere kimler sahipse onlar başarılı olacaktır.

Bunları öğretmeyenler bir yerlerde yanlış yapıyorlar zaten, biz öğrenenler olarak bu yanlışı devam ettirmeyelim. Kendi çabamızla düzeltebileceğimiz kadar düzeltmeye çalışalım.

CEVAP VER