NATO ve Batı Balkanlar, son gelişmeler…

2
Kosova'nın başkenti Priştina..

NATO Parlamenterler Asamblesi Ekonomi ve Güvenlik Komitesi Nisan 2017’de Batı Balkanlar’la ilgili bir rapor hazırladı. Bu raporda en dikkat çekici husus: “Batı Balkan ülkeleri, aşırı işsizlik, fakirlik, yolsuzluk, rüşvet, ekonomik alt yapılarındaki zayıflık gibi, ekonomik yetersizlikler nedeniyle, dış etkileşimlere ve beklenmedik gelişmelere açıktır.” ifadesidir.
Güvenliğin artırılması, yukarıda belirtilen bu kırılganlığın ortadan kaldırılmasıyla yakından alakalıdır.
NATO Batı Balkan ülkelerinin istihbarat ve güvenlik yapılarının, özellikle Rusya’ya karşı, güçlendirilmesi için önemli destekler sağlamaktadır.
NATO güvenlik sağlarken, AB Batı Balkan ülkelerinin zayıf ekonomilerini geliştirmeye gayret etmektedir. Genel stratejiyi böyle özetleyebiliriz.
Batı Balkan ülkeleri arasındaki gerginlik sadece AB’nin politik pres uygulaması ile ortadan kaldırılamamakta, NATO’nun gücüne ve varlığına da ihtiyaç duyulmaktadır.
NATO’nun KOSOVA’da KFOR askeri unsurları, Bosna’da ise Operation Althea askeri unsurları bulunmaktadır.
Her iki askeri unsur da Sırplara karşı konumlanmış vaziyettedir. KFOR Kosova’da Sırbistan’a karşı, Operation Althea ise Bosna Hersek’te Sırp Cumhuriyeti’ne karşı görevlendirilmiştir.
NATO Parlamenterler Asamblesinin draft raporuna göre, her iki görev kuvvetine olan ihtiyaç hala çok güçlüdür.
Sırbistan ve Bosna Sırp Cumhuriyetinin NATO üyeliğine ilgi göstermemeleri, bu kuvvetlerin varlığını daha da gerekli kılmaktadır.
Bölgede Avrupa Birliği ilişkilerinin güçlenmesi, NATO’nun güvenlik tedbirlerini de olumlu yönde etkilemektedir. Ancak AB üyeliklerinin gecikmesi, söz konusu ülkelerde işsizlik ve ekonomik krizlerin artmasına ve AB karşıtı milliyetçi reaksiyonların doğmasına neden olmaktadır.
Batı Balkan ülkelerindeki problemlerin yanında, son zamanlarındaki AB’deki istikrarsızlık da Batı Balkan ülkelerinin AB’ye üyeliğinin gecikmesine sebep olmaktadır. AB “soft power” açısından aslında çok avantaja sahiptir. Ancak İngiltere’nin ayrılması, AB üyeleri arasındaki tartışmalar, AB içindeki politik ırkçı cereyanlar, refahı paylaşmama, toplumsal psikolojileri olumsuz yönde etkilemektedir.
Sırbistan- Kosova, Sırp Cumhuriyeti- Bosna Hersek arasındaki riski çok yüksek problemlerin çözümlenememiş olması, Karadağ’ın NATO üyeliği karşısında, Rusya’nın yapabileceği, hükümeti devirmeye dönük, para militer girişimleri, NATO varlığının geciktirilmeden güçlendirilmesini gerektirmektedir.
Ayrıca, Makedonya’daki Rusya yanlısı cumhurbaşkanı İvanov ve aynı eğilimdeki Gruevski’nin Makedon partisinin demokratik muhalefeti bastırmak için parlamentoyu basması, bildiğiniz gibi Makedonya’yı dış etkilere de açık hale getirmiştir.
Sırbistan seçilmiş cumhurbaşkanı Vucic, her ne kadar Sırbistan’ın konuya dahil olmayacağını ve meselenin Makedonya’nın iç meselesi olduğu yönünde beyanatlar vermiş olmakla birlikte, parlamento baskınından sonra derhal güvenlik birimlerini toplamış ve 04.05.2017 tarihinde de Sırbistan Savunma Bakanı Djordjevic Makedonya sınırındaki birlikleri denetlemiş, keşif ve reaksiyon unsurlarını artırmıştır.
Bölgede oluşturulan birleşik görev kuvvetini denetleyen Sırbistan Savunma bakanı birliğin tecrübeli olduğunu ve 21000 göçmeni sınırda durdurabildiğini 140 kaçakçıyı yakalayabildiğini söylemiştir.
Sırbistan’ın Makedonya olayları karşısındaki askeri tedbirleri de öngören yaklaşımları, NATO’nun ayrıca dikkate alması gereken bir durumdur.
Karadağ’ın NATO’ya üye olabilmesi çok büyük güçlüklerle ilerleyebilmektedir. Rusya yanlısı muhalefet parlamentoyu boykot etmiş, Rusya ve Sırbistan paramiliter unsurlarınca desteklenen hükümete darbe girişimi dahi yapılmıştır.
Uzun uğraşlar sonu Karadağ’ın NATO’ya üyeliği protokolü ABD tarafından imzalanmış ve Karadağ 29 uncu NATO üyesi ülke olmaya biraz daha yaklaşmıştır.
Karadağ’ın 81 sandalyeli parlamentosunda yapılan oylama sonucunda, 46 vekilin NATO lehine oy vermesi sonucunda, NATO üyeliğini öngören yasa tasarısı oy çokluğuyla kabul edilmiştir. NATO’nun mayıs ayı sonundaki, Brüksel’deki, 2017 zirvesinde, muhtemelen konu ele alınacak ve alınacak bir kararla, Karadağ NATO’nun 29uncu üyesi olmuş olacaktır.
Karadağ Luksemburg’dan sonra NATO’nun en küçük ordusuna sahip. Luksemburg 900, Karadağ 2080 askere sahiptir. Ancak Karadağ’ın stratejik pozisyonu önemli.
Karadağ’ın NATO’ya dahil olması ile Adriatik’in bütün sahilleri NATO’nun tam hakimiyetine girmiş olacaktır. Diğer sahildar ülkeler İtalya, Arnavutluk, Hırvatistan, Slovenya da NATO üyesidir. Rusya’nın Karadağ’ın NATO üyeliğine karşı çıkma gerekçelerinden biri de Adriyatik’tir. Rusya için Adriyatik artık tamamen kapanmıştır.
Gözlerden kaçan çok önemli bir husus daha var. Sancak bölgesi. Müslümanların etkisinin azaltılması için Sancak bölgesi Sırbistan ve Karadağ arasında ikiye bölünmüş durumda. Sırbistan’da kalmış Sancaklılar, Karadağ’ın NATO’ya girişinden mutlular ve umutlular da. Sancak’ın geleceği elbette tartışılacak bu topraklarda. Bu durumda Karadağ ve Kosova çok önemli roller oynayabilecek. Vilayet-i Kosova olarak tarihte Sancak’la birlikte stratejik bütünlük ve güç oluşturmuş Kosova, bugün ve gelecek için benzer tavır sergileyebilir mi, zor ama neden olmasın?
Kosova’nın Sırbistan’la tartışmalı bölgesi Mitrovica, Sancak ve Kosova işbirliği açısından kritik önemde bir bölgedir. Kosova ve Sancak henüz bu meselenin önemini kavrayabilmiş değil. Sancak Boşnakları ve Arnavutların birlikte hareket etmesi ve Arnavutların Sancak Boşnaklarını desteklemesi gerekir.
Karadağ NATO üyeliği nedeniyle ekonomik güçlükle de karşılaşacak. Karadağ ekonomik açıdan Rusya’ya ihtiyaç duyan bir ülke. Turizm ve yatırımlar önemli alanlar. Rusya Karadağ’a gelen turistlerin %22’sini, yabancı yatırımların 1/3’ünü, emlak yatırımlarının %40’ını sağlamaktadır.
Ukrayna, Moldova ve Gürcistan Rusya’nın askeri operasyonları nedeniyle NOTO’ya doğru adım atamamaktalar, ancak Karadağ Rus askeri müdahalesi ihtimalinin dışında. Ancak unutulmamalı Rusya yeni hükümet darbesi teşebbüsünde bulundu Karadağ’da. Karadağ bundan sonra da Rusya’nın; casusluk, propaganda, yıkım, hatta suikast ve terörist eylemlerini daha çok beklemelidir. AB’nin Karadağ ekonomisinin gelişmesi konusunda öncelikli desteklerinden Karadağ’ın istifadesinde gecikilmesi halinde , Karadağ’da siyasi istikrarı ummak hayalcilik olur. Toplumsal desteği kaybedecek olan NATO’nun, Karadağ’da ne kadar “dost” kavramı içinde kalabileceği de şüphelidir.
AB sürecini yeterli ciddiyette ilerletmeyen bir çok Batı Balkan ülkesi, NATO sürecini de zorlaştırmaktadır. Karadağ hükümeti de yolsuzlukla mücadele konusunu ciddiye almayan ve mücadele etmeyen ülkeler arasındadır.
Karadağ’da sağlanabilecek güçlü bir NATO varlığı, Bosna Hersek konusunda da kapıların açılmasına katkı verebilecektir.
NATO, Bosna Hersek’te, bütün etnik tarafları NATO üyeliği konusunda cesaretlendirmeye gayret etmektedir.
Bosna NATO üyeliği konusunu 2010 yılından beri müzakerelerde bulunuyor. Üyelik için önemli prosedür olan Membership Action Plan (MAP) üzerinde çalışılmaktadır. Ancak Sırp cumhuriyeti şartları yerine getirmekte ayak sürümektedir. Bosna Hersek Federasyonu 63 askeri varlığından 21’ini haziran 2016’ya kadar çözümlemiş, ama Sırp Cumhuriyeti askeri varlığının azaltılması ve bölgeden çıkarılması ile ilgili hiç bir sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Bu durumda Sırp Cumhuriyetinin BİH üzerinde askeri tehdit oluşturabilme yeteneği devam etmektedir.
Bosna Hersek’in NATO üyeliği Batı Balkanın en zor halkasını teşkil etmektedir. Türkiye bu konuda hertürlü tecrübe, alt yapı desteği ve politik desteği sağlamaya gayret etmektedir. Boşnak ve Hırvat askeri organizasyon ve personelin çok önemli ihtiyaçları Türkiye tarafından temin edilmektedir.
Sağol Türkiyem.
NATO Arnavut ve Boşnakların yegane garantisidir, bu dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Adelina Sfishta

2 YORUMLAR

  1. Evet NATO Balkanlar’da gercekten guvence.
    Karadag olayi artik bitmistir. Rusya bu saatten sonra bir sey yapamaz.
    Bosna-Hersek’in su yapisi ile NATO uyeligi ise hayal bil edilemez. Ancak Sirp birimi ayrilirsa dusunulebilir. O zaman bile Sirbistan/Sirp Birimi ile devamli potansiyel sorun icinde olacak bir Bosna-Hersek’in NATO icin dusunulmesi zor.
    Gurcistan zaman icinde NATO’ya girecektir. Ama sabira ihtiyac var.

  2. Çok güzel ve konsantre bilgilerle dolu bir yazı olmuş…
    Yazılarınız bana bir kere daha anlatıyor ki; Balkanları hiç ihmal etmememiz gerekiyor. Ve cok onemli …
    Ah bir bize bulaşan çamurlardan kurtulabilsek te önümüzü bir görebilsek.. ( tabii buna müsaade etmeyeceklerdir..)

    Nato, Rusya, Avrupa bağlamında Balkanlarda Türkiye önemli bir denge unsuru olmalıdır…

    Ve bence Türkiyede ki her birey karınca kararınca elinden gelen herşeyi yapmalıdır..

    Gerçekten yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum tekrar teşekkürlerimi sunuyorum …

CEVAP VER