Balkanlar’da Boşnakların geleceği

1
Adelina Sfishta
1987 yılında Kosova-Podujeva'da doğdu. Kosova savaşını militan bir kız çocuğu olarak yaşadı. Üniversitede radyo televizyon eğitimi aldı. 2009 yılında Balkan TV'de çalışmaya başladı. 9 yıldır TV haber ve programcılığı yapmaktadır. Araştırmaları Balkan ülkeleri ve Türkiye eksenlidir.
Blagay tekkesi: Bosna-Hersek..

Balkanlardaki müslüman topluluklardan birisi de Boşnaklar.

Boşnaklar genel olarak bugünkü topraklarda ve civarlarında yaşamışlardır. Haritadan takip ederseniz zaman zaman etki alanlarını genişletebilmişlerdir. Ben size güncel durumu anlatmaya gayret edeceğim.

Balkanlarda Boşnaklar oldukça parçalı durumdadırlar.

Bu parçalardan en büyüğü olan Bosna Hersek’te, 2013 nüfus sayımlarına göre, 3,5 milyon toplam nüfusun % 50,1’i, yaklaşık 1,785,000’i Boşnak’tır.

Dayton anlaşması çerçevesinde kurulan Bosna Hersek devletinin ve bunun içinde Boşnakların statülerinin gelecekte nasıl şekilleneceği sürprizlerle doludur. Üç etnik unsurun adeta birbirini kontrol ettiği bir yönetim sistemine sahip Dayton yapısı, Boşnakların siyasi bir varlık olmasına ve Balkanlardaki Boşnaklar üzerinde etkin rol oynayabilmesine pek imkan vermemektedir.

 

Boşnakların ikinci büyük nüfusu ve siyasi varlığı Sancak’tır. Sancak, 1912’de Sırbistan ve Karadağ arasında ikiye bölünmüş ve Sancak bir güç olmaktan çıkarılmıştır. Sırbistan Sancak’ında toplam nüfus, 2011 sayımlarına göre, 201.000, bunun 142.000’i Boşnak’tır. Karadağ’daki Sancak’ta ise 2011 nüfus sayımlarına göre, Karadağ Sancak’ında 152.000 olan toplam nüfusun 47.000’i Boşnak’tır.

 

Bunun dışında Kosova’da kendilerine Goran ve Torbeş diyen, Boşnakça konuşan ve uluslararası kurumlarca Boşnak olarak tanımlanan 37-38 bin kişilik bir nüfus bulunmaktadır. Kosova “boşnakları”nın yaşadığı bölgeler haritada yeşil renkle gösterilmiştir.

Boşnaklar hem problemlerini çözümlemek, hem de Balkanlardaki Boşnakların güç birliğini sağlamak için Boşnak Birliği projesinin önemine inanmaktalar. Boşnak Birliği (Unity of Bosniaks) projesi Balkanlardaki Boşnakların beraberliğini ve işbirliğini öngörmektedir. AB ve NATO perpektifini önemsyen Boşnaklar, komşuları ile birlikte problemsiz bir beraberliği arzuluyorlar. Boşnak liderler; “Boşnaklar Balkanlarda politik aktör olmadan Balkanların üzerinde hesap yapılmasının mümkün olmayacağını” değerlendirmekteler.

2014 yılında SDA ve SBB koalisyonu döneminde hayata geçirilen, teorik olarak zor da olsa, oldukça çekici olan Boşnak Birliği pek de istendiği gibi işlememektedir.

Boşnak siyasetinin rekabeti ve aktuel gelişmeleri, aktörleri bu meselede ayrı istikamete sürükleyebilmektedir.

Boşnak siyasetinin yeni siması aslen Karadağlı olan SBB partisi başkanı Fahrudin Radoncic, SDA lideri Bakır İzzetbegoviç’in bakış açısını tasvip etmemekte ve neo Osmanlıcılık yapıldığını ve 500 yıllık Osmanlı sömürü tarihinin geride birakılması gerektiği ve milliyetcilik yapılacaksa, bunun Boşnak milliyetçiliği olması gerektiğini belirtmektedir.

25 ocak 2016 tarihinde Daha İyi Gelecek İçin Birlik (SBB) lideri Fahrudin Radoncic yargı organlarının çalışmasına engel olduğu için tutuklandı. Kosova’da yargılanan uyuşturucu lordu Naser Kelmendi ile ilişkisinin olması, Kelmendi aleyhine şahitlik edenlere baskı uygulanması, bunlarla ilgili mahkeme süreçlerinin geciktirilmesine destek verilmesi gibi daha derin gerekçelere bağlı olarak gözaltına alınan, Bosna’nın en çok satan günlük gazetesi  Dnevni Avaz ile Alfa TV kanalının sahibi de olan, Radoncic savcılık tarafından, mahkemelerin çalışmasını engellemekle suçlandı. Savcılık daha öonce de SBB üyesi Bakir Dautbasic’i organize suçlar, uyuşturucu ticareti ve cinayet gibi suçlamalarla gözaltına almıştı.

Kosova’da halen ev hapsinde olan Naser Kelmendi. Bosna Hersek SBB partisi başkanı, milletvekili ve medya patronu Fahrudin Radoncic ise bir ay gözaltı süresi sonrası mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Boşnak siyasetinin iki büyük aktörü böylece güç birliğini kaybettiler ve Boşnak Birliği projesi elbette kan kaybetti.

Bakır Begoviç projeyi devamı için, SDA (Party of Democratic Action) partisinin bütün unsurları ve Karadağ’daki Boşnak partisi Temmuz 2016’da Yeni Pazar’da buluştular ve bütün Balkanlardaki Boşnakların birliğini güçlendirecek çalışmaları yapmak üzere konuyu değerlendirdiler.

Toplantıya liderlik eden Bakır İzzetbegoviç’in Sancak’a ilk gelişiydi bu. İzzetbegoviç Belgrad’a gitmeden ve Sırbistan’a bilgi vermeden Sancak ziyeretini gerçekleştirmişti. Kritik edenlere Vuçiç’in Sırp Cumhuriyetini Saraybosna’ya haber vermeden ziyaretiyle aynı olduğunu ifade ederek kararlılığını gösterdi.

Toplantıya Bosna SDA’nin liderliğinde Sancak, Kosovo, Karadağ, Makedonya ve Hırvatistan SDA partileri katıldılar. Sancak bölgesindeki belediye başkanları (Novi Pazar Nihat Bisevac, Tutin ve Sjenica belediye başkanları Semsudin Kucevic ve Hazbo Mujovic) ile parlamenterler de toplantıdaydı. Sancak eski Müftüsü Muamer Zukorliç ise toplantıda yoktu.

Boşnakların geleceğinde şekillendirici rol oynayan inisiyatiflerden birisi de Dünya Boşnak Kongresi’dir. Sancak müftüsü Muammer Zkorlic ve eski Bbosna İslam Birliği başkanı Mustafa Çeric tarafından 2012 sonunda Saray Bosnada kuruldu. Dünya boşnaklarının birleşmesini amaç edinen Dünya Boşnak Kongresi öncelikle Boşnakların kendi kurumsal yapılarını kurmalarını ve hakları için toplumsal mücadeleyi geliştirmelerini öngörmektedir. Bosna-Hersek ve dünya genelindeki tüm Boşnak sivil toplum örgütlerini bir araya getirmek ve Boşnakların haklarını savunmak amacıyla etkinlikler gerçekleştirmektedir.

Sevgili okuyucular, yukarıdaki bilgiler bize Boşnakların işlerinin hayli zor olduğunu gösteriyor. Bosna Hersek’in henüz devletleşememesi ve Boşnakların uluslararası bir anlaşmayla legalize olmuş hukuksal siyasi haklarının, pratikte hayata geçememesi, “başsızlık sendromunu” getirmekte ve Boşnakları Balkanlarda gelişi güzel serpiştirilmiş komüniteler kategorisine indirgemektedir. Yani devletsizlik veya fonksiyonel bir devlete sahip olamama hali var olan problemlerin hallini adeta imkansızlaştırmaktadır. Bosna Hersek’in AB süreci ve AB üyeliği Boşnakların adeta bir “baş” kazanmalarını sağlayacaktır. Bosna Hersek ancak anlamlı ve yönetilebilir bir devlet olabildiğinde, diğer parçaların istikbali için daha güçlü destekler sunabilecek ve liderlik edebilecektir. Bunun da AB üyeliği ile gerçekleşeceği aşikardır. Türkiye böyle bir konuma ulaşmış Bosna Hersekle ilişkilerini daha iyi hale getirebilecektir. Bu neticenin elde edilmesi için taviz verilmesi çok incitici gelmemelidir. Türkiye ile Bosna’nın ilişkilerinin iki devlet gibi yürütülememesinin nedenlerini, Bosna konusundaki bir önceki yazıda açıklamaya çalışmıştım. Bu atlatılmadan diğer işleri yapamayacağız. O halde önce engeli kaldıralım sonrası kolay.

Osmanlıya çok önemli değerler katan Boşnaklar ve Arnavutlar, bu tarihi süreçte “kervanı düzmeye” çalışıyorlar. Yakın gelecek çok daha iyi olacak ama bağların kopmaması, şahsi kaygılar yerine milletin geleceğinin ön planda tutulması ve eğitimli,profesyonel yetenekleri yüksek, mefkure sahibi gençlerimizin geleceğe hazırlanması gerekmektedir.

 

1 YORUM

  1. “Bosnak Birligi” gibi bir hedef hem gercekci degil hem de gereksiz gorusumce. Asil hedef, mumkun oldugunca, Bosna-Hersek sinirlari icinde Bosnaklarin daha etkin olmasini saglamak olmali. Biraz eski kafalilik gibi gelebilir ama sonucta bu is de nufusa bakar. Sabir ve artan nufus orani Bosnaklara avantaj saglar. Ama kesinlikle sert tavir ve soylemlerden kacinmalilar.

    Genel ideoloji olarak “Izzetbegovic Doktrinini” daha gercekci, butunlestirici ve faydali goruyorum. Yoksa Bosnaklarin aidiyet duygusu cok zayiflar.

    Bu arada gene guzel ve bilgilendirici bir yazi oldugunu soylemek isterim. Ocak Medya’da “gazetecilik” yapan bir tek sizsiniz gibi duruyor. Keske bu sayi daha artsa.

CEVAP VER