Fitreyi Verip Huzuru Bulamamak…

2
1990 yılında İzmir'de doğdu. Lisans ve yüksek lisansını ekonomi alanında Sabancı Üniversitesi'nde tamamladı. Şu anda UPenn'de doktora çalışmasına devam etmektedir.

Ramazan ayının sonuna geliyoruz. Dolayısı ile fitre vermenin de zamanı geldi.

Amerika’da yaşadığım için etrafımda fitre verebileceğim, ihtiyaç sahibi Müslüman bir tanıdığım yok, dolayısı ile fitremi bir kuruluş aracılığı ile vermem gerekti. Ben de cuma namazı için gittiğim, onun dışında pek alakamın olmadığı bir mescide verdim fitremi.

Verirken de bir kaç kere düşündüm. Aynı sorunu geçtiğimiz kurban bayramında da yaşamıştım. Kendi imkanlarımla kesmem pek mümkün olmadığından kurbanımı bağışlamak için bir dernek ararken Müslüman bir tanıdığım içime kurt düşürmüştü çünkü: “Ya bağış yaptığın derneğin terörist örgüt DAEŞ ile bağıntısı varsa?” diye sormuştu. Nerden bilebilirdim ki hangi derneğin kimlerle bağlantısı olduğunu, ya da bağlantısı olduğu grupların başka bir terörist grup olmadığını? Düşünsenize, tamamiyle saf, iyi niyetle hareket ediyorum, belki yaptığım bağış çok küçük bir miktar, ama yine de derneğin bilmediğim bir terör örgütü ile bağlantısı olduğu için başım derde girebilir diye endişeleniyorum…

Amerikan vergi sisteminde yıl içinde yaptığınız bağışları o yıl için ödeyeceğiniz verginizden düşürebiliyorsunuz. Neyse ki ben de Amerikan devletinin bağışlarını vergiden düşürmeme izin verdiği bir dernek buldum da kurban bağışımı ona yaptım. Sonuç olarak devletin tanıdığı bir derneğe bağış yapmak suç olamaz, değil mi?

Bu sefer durum biraz farklıydı, çünkü kurban bayramında Amerikan Başkanı Obama idi, bugün ise Trump. Obama Müslümanlara terörist demiyordu, ama Trump diyor. “İslamcı terör” kelimesini kullanmaktan çekinmiyor, İslam’ın Amerika’dan nefret ettiğini söylüyor, Müslümanların Amerika’ya seyahatlerini yasaklıyor. Hatta camileri terör örgütlerinin adam alma yeri olarak gördüğü için camilerin gözetim altında tutulması gerektiğini, Müslüman kişilerin kayıt altına alınması gerektiğini söylüyor. Sonuçta bütün Müslümanlar, teröristlerin kurbanlarını infaz ederken kullandığı kelimeleri kullanıyorlar: “Allah-u ekber” gibi, kelime-i şahaadet gibi. Aynı cümleleri kullananlar nasıl ayırt edilebilir ki? (Trump’ın Müslümanlarla ilgili daha nice söylemleri için Washington Post’un haberine bakabilirsiniz)

Dolayısı ile geçtiğimiz yıl mescitler potansiyel suçlu değildi, bugün ise suçlu olabilirler. Eskiden olsa “dernek legal olarak faaliyette bulunduğu için yaptığım bağışlarda sorun olmaz, eğer illegal bir örgütle bağıntısı olsaydı derneğin faaliyetini devletin bitirmesi gerekirdi” der, gönül rahatlığı ile bağışımı yapardım. Ama son bir yıldaki gelişmeler bana bir şey gösterdi, devletin ne yaptığına değil, hükümetin ne dediğine bakmamız gerekiyormuş. Dolayısı ile Trump bugün bütün mescitleri, bütün Müslümanları zan altında bıraktığı için, yarın savcılar bana “ama hükümet sizi uyarmıştı, siz niye dinlemediniz?” diyebilir diye korkuyorum. Bazen söylemler kanunda yazılı olanın önüne geçebiliyormuş çünkü…

Derneklere bağış tek sorunum değil, bu çekincemi başka alanlarda da yaşıyorum. Mesela biraz birikmiş param vardı, kenarda boş boş durmasın, bir katılım bankasına yatırayım diye düşünüyordum. Derken bu körfez ülkelerinin sorunu çıktı. Bakıyorum özel katılım bankalarının ortaklarına, hepsinin ana ortağı bir körfez ülkesinden: Suudi Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn. Bugün bu ülkeler suçlanmıyor, ama hiç yoktan Katar bir anda terör destekçisi bir ülke konumuna geldi. Ya yarın öbür gün Kuveyt bu hale gelirse, ve benim de param onların ortak olduğu bir bankada diye ben suçlu olursam? Çünkü Trump’a göre al bir Müslüman ülkeyi, vur ötekisine… Bugün Katar’a yapılan, yarın herhangi bir körfez ülkesine yapılabilir, ve savcılar bana “e ama Trump sizi uyarmıştı, neden 5 Haziran-Katar sürecine rağmen paranızı bu bankalara yatırdnız?” diyebilir.

Dini görevim olduğu için biraz çekinerek de olsa fitremi verdim. Aslında huşu içinde yapmam, bana gönül rahatlığı vermesi gerekirken, yaptığım işten tedirgin oldum. Hiç çekinmeden, “ben bunu Allah rızası için veriyorum, suçluları tespit etmek benim değil devletin görevi” demem gerekmez miydi?

Belki burası Amerika diyerek korkmamam, rahat olmam gerekirdi. Ama bugün Müslümanların Müslümanlara yaptıklarını görünce, neden başkaları Müslümanları daha çok haksızlığa uğratmasın ki diye de düşünmeden edemiyorum…

Ben şimdilik Trump’ı dinlemiyorum, doğru bildiğim şekilde, Allah rızası için fitremi verdim. Umarım ileride bundan dolayı suçlu durumuna düşmem…

Herkesin bayramını şimdiden kutlarım…

2 YORUMLAR

  1. Omer bey sizin yazinizdan anladigim kadari ile,
    sizi Turkiyedeki olaylar etkilemis, Trump kelimesini okumasam sizin Turkiyeden bahsettiginizi sanardim.
    Amerkan halki ile Turk halki arasinda pek benzerlik yok. yalan soylemezler, iftia atmazlar,heleki politikacilara hic tapmazlar.
    Benim nacizane bir tavsiyem olacak siz burdaki Turklerden korkun, Amerkalilardan heleki Trumpdan korkmaniza hic gerek yok.
    Cunku burada Turkler insanlari fisliyip kaciriyorlar veya kafa goz yariyorlar.
    Yaziniz harika ellerinize saglik.

CEVAP VER