Kıssalardan Hisse

0

Koyunlar ne kadar yem yemiş olduklarını çobanlarına gidip göstermezler, fakat yedik­leri yemi iyice hazmettikten sonra süt ve yün yaparlar. Kişi de yazar da hatip de cahillere güzel vecizeler sayıp dökeceğine; bu durumu iyice hazmedip bun­ları hareketleriyle yaşam şeklindeki samimiyetiyle gösterirse, daha etkin olur.

Dolayısıyla kültürsüzlerin çok olduğu bir mecliste derin ve önemli meseleler açılınca susmak daha doğru bir reaksiyondur. Zira henüz sindirilmemiş bir besin kaynağını çıkartmada büyük tehli­ke vardır. Mecliste biri kişiye hiç bir şey bilmediğini ileri sürerek taciz ederse, itham edilen kişi susmayı yeğler, öfkelenmez ve bunu sindirmeyi başarırsa, ârif olmaya başladığını anlar.

Bir gün Florus, Agrippinus’a sorar:
“Nero ile ti­yatroya gideyim ve onunla dans edeyim mi?”
Agrippinus ona: “Git!” der.
Florus: “Sen niye gitmiyorsun?” deyince, Agrippinus : “Bunu henüz düşünmedim!” diye cevap verir.

Kullanılan güzel betimlemeler, tasvirler, örneklemeler kişiyi filozof havasında gösterebilir. Konuşan kişinin “ben filozofum” havasına girmesi kötüdür. Vecizelerle anlatılmak istenen şeyi, fiziken uygulayarak yaşamak ve bu yolla anlatmak daha etkilidir. Bir ziyafette nasıl yemek yendiğini anlatmaktansa, nasıl yenmesi gerekiyorsa öyle yemek daha etkindir. Diğer türlü sözlerin bir menkıbeden farkı kalmaz, fıkra tadı hasıl olur.

Aşağıdaki vecize Priseus Helvidius’un yüreğine iyice işlemişti ve onu asaletle tatbik ediyordu:

Vespasianus bir gün ona Senatoya gelmemesi için haber yollar. Helvidius ona :
“Beni vazifemden atmak elindedir. Fakat senatör oldukça Senatoya gideceğim!” diye cevap verir.
Hükümdar ona:
“Eğer gelirseniz sadece susmak için geliniz!” der.
Helvidius bunu,”Düşüncemi sormazsanız, susarım!” şeklinde cevaplar. Hükümdar :
“Eğer siz orada hazır bulunursanız fikrinizi almak zorun­dayım!” der.
Helvidius: “Ben de doğru bulduğumu söylemek zorundayım!” diye cevap verir.
Hükümdar: “Eğer fikrinizi söylerseniz sizi idam ettiririm”
Helvidius: “Size ölmez olduğumu ne vakit söyledim? İkimiz de eli­mizde olan şeyi yapacağız. Sen beni öldüreceksin ve ben hiç şikayetsiz ölüme katlanacağım!”

İmparatora karşı yalnız başına olduğu için bu hareketi ile Helvi­dius ne kazanmıştır? Günümüz muhalif yazarların sayıca az olmalarına rağmen, dile getirdikleriyle kazandıkları nedir? Yazarlar ülkeyi süsler, güzelleştirir ve öyle bir huzura sahip olmak arzusunu verir.

Büyük filozof Sokrates her şeyde ve her yerde  böyle yaşayarak her gösterişten kaçınmıştır. Zaman zaman kimi öğrencileri ondan kendilerini başka filozoflara tanıtmasını rica ederlerdi. Sokrates ise; kendisine önem verilmemesini önemsemez, talebelerin isteklerini yerine getirirdi.
Erdemlerimiz ve kusurlarımız birbirinden ayrılamaz, güç ve madde gibidir. Onlar ayrıldığında insan bir hiçtir.

Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır. Güzel yazmak veya güzel söylemek, çok büyük bir meziyettir. Dillendirilen söz savaş başlatabilir, barış yaptırabilir. Sevilmenizi, sayılmanızı, hukuk kurmanızı kullandığınız cümleler sağlar. Bu meziyetler hayatınızdaki en önemli alanı kaplamamalı. Tavır ve davranışlarınız da bir o kadar mühimdir, etkindir. Sarf edilecek her söz kadar kıymetlidir.

Küçükler küçük şeyler için bir ev, bir araba ya da ufak tefek yardımlar uğruna… büyükler ise vekillik, valilik, bakanlık gibi şeyler uğruna esir olurlar. Bir insanın hür olup olmadığını anlamak için mev­kisine bakılmamalı. İş tam tersidir. Makam yükseldikçe, o makamın sa­hibi daha çok esir olur.

Eğer güç elde etmek için yakıt kullanırsak sermayemizden yeriz ve onu hızlıca tüketiriz. Bu yöntem barbarca ve müsrifçedir. Ve sonraki nesillerin çıkarı için durmamız gerekir.
Bir hükümdara sırf şahsına olan sevgiden dolayı milletinin bağlanması için, o hükümdarın olağanüstü meziyetle­ri olması lâzım gelir.

CEVAP VER