Rusya-Putin Balkanlar’da 2 savaşı kaybetti, demokrasi kazandı!

2
Trump ve Putin

Brexit sendromu’na bağlı olarak, AB’nin dengesini yitirmesi, geleceği konusunda fikir birliğinden uzaklaşması, stratejik güçlerle ilişkilerinin yönünü kestirememesi, stratejik konumlanması konusunda ortakların ayrı düşmesi gibi bir çok problem alanı çıktı. AB’nin varlığını çok önemseyen Trump öncesi ABD yerine, ne yapacağı kestirilemeyen Trump’ın ABD’si ortaya çıktı.

AB ve ABD gibi küresel güçlerdeki bu kaotik durum, zayıf ve kırılgan ülkeleri daha da kırılgan hale getirdi. Zayıf ülkelerin alt yapılarının güçlendirilmesine, ekonomilerinin desteklenmesine, askeri güvenlik şemsiyesi altında tutulmasına, etik esaslara göre ilişkiler kurulmasına hayati ihtiyaç duyulurken, küresel güçlerin yeni şartları, yeni standartları ve kabulleri nedeniyle “yeni normal” dediği ilişki anlayışı-mantığı ortaya çıktı. “Yeni normal” zayıf ve kırılgan ülkeleri ne kadar ikna edebilecek, ne kadar muhafaza edebilecek?

Bugün Trump’a “Kosova diye bir ülke var ve askeri güvenliği yok, işgale uğrayabilir” desek, Trump ne der emin olabiliyor musunuz? Seçildiği günden buyana Rusya’nın ve Putin’in adeta reklamını yapan bir Trump, kendini savunma imkanı olmayan ülkeler için çok güvenli gözükmüyor.

100 milyar dolar silah satabildiği petrol milyarderi bir Arap ülkesinin “itibarı” yanında “küçücük” Kosova’nın “itibarı” ne olaki? Trump’ın “devlet yönetimini bilmediği” kendi partisinin senatörleri tarafından ifade ediliyor.

Bütün bu karmaşa ortamında Merkel; AB’nin savrulmasını önlemeye, istikametini kaybetmemesini sağlamaya ve AB olarak sahip olunan etik değerlerin muhafazasına olağan üstü çaba sarfetti.

Demokrasiden yana olan zayıf ve kırılgan ülkelerin, en dezavantajlı oldukları bir zaman diliminden geçtikleri açık. Zayıf ve kırılgan ülkelerin böyle bir süreçten geçerken demokrasilerini muhafaza edebilmeleri, toplumların şahsiyetlerini koruyabilmeleri ile alakalı olacaktır.

Size anlatmaya çalıştığım, zayıf ve kırılgan Balkan ülkelerini ayakta tutan makro güçlerdeki belirsizliklerin, risk seviyesine ulaştığı bir zaman yaşadığımızdır. Putin ekibi ile çalışıyor. Ve hiç ummadığımız teknikleri kullanıyor. Önceki yazılarımdan hatırlarsınız, Putin; ülkelerdeki krizlerin çözülmemesi, toplumların ümitsizliğe düşürülmesi ve ahlakının bozulması, değer yargılarının yok edilmesi gibi, anlamakta ve ortaya çıkarmakta zorluk çekeceğimiz farklı stratejiler uyguluyor.

Bu duruma rağmen Balkanlarda iki zayıf ve kırılgan ülke, kendilerinden beklenmeyen bir dirayette iki önemli başarıya imza attılar.

Birincisi Karadağ. Rusya ve Sırbistan’ın hükümet darbesi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiği bu küçük ülke halkı olanlarla başetmesini bildi, darbecileri durdurabildi ve Karadağ’ın NATO’ya üyeliği gerçekleşti. Karadağ halkının demokrasiye olan inancının güçlü olması ve mücadeleden vazgeçmemesi bu başarıyı getirdi. Putin ilk yenilgisini böyle tattı.

İkinci enteresan gelişme Makedonya’da gerçekleşti. İkinci zayıf ve kırılgan ülke Makedonya, 2014 yılından bu yana tam 3 yıldır, büyük bir kaos yaşıyordu. Gruevski ve İvanov, totaliter ekip, gücü elinden bırakmadı ve bırakmak istemedi. Parlamentoyu paramiliter unsurlara bastırtarak milletvekillerini öldürmeyi dahi göze almış bu ekip, demokrasi mücadelesini hiç bırakmayan LSDM ve onun lideri Zaev’in vazgeçmesini, soruşturma dosyalarının süre aşımı nedeniyle kapatılmasını, çok arzu etti.

Demokrasiden vazgeçmeyen, haklarını talep eden, hukukun üstünlüğünü ve bağımsız mahkemeleri toplum için değerli bulan, medya bağımsızlığının halkın demokrasiye katılımını güçlendireceğine inanan, Zaev ve partisi, mücadelesi için yeterli toplumsal desteği de buldu. Yani politik liderler ve halk demokrasi mücadelesinden vazgeçmedi. Ciddi mücadele edilerek ülke kriminal ekipten kurtarıldı. Putin Makedonya’da da şiddetli bir yenilgi aldı.

Zayıf ve güçsüz olan, hatta etnik açıdan ciddi bölünme riskleri de taşıyan iki ülkenin demokratik unsurlarının, Putin’e karşı başarabilmeleri, toplumların demokrasi mücadelesinden vazgeçmemelerine bağlı olmuştur ve bu çok değerlidir.

AB ve NATO’nun desteği sadece politik olmuştur. Demokrasi mücadelesini halk kendi vermiştir.

Üçüncü Putin yenilgisi Bosna Hersek’te gerçekleşecektir. Allahın izni ile.

2 YORUMLAR

  1. Rusya uzun vadede kaybedecektir. Sadece sabirla AB ve NATO dogrultusunda ilerlesin Balkan ulkeleri. Kaosa, siddete ve tuzaklara dusmemeye dikkat ederek.

CEVAP VER