İmrahorun Üslubu

0

Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimseye “İmrahor” denirdi.

Padişahın çok sevdiği bir atı varmış hikaye bu ya, at ölmüş…
Bunu söylemek de İmrahora kalmış. Korkudan bunu dillendiremeyeceğini söylemiş arkadaşlarına. Ve rica etmiş ona buna berikine, sen söyleyiver diye. Arkadaşlarından biri kabul etmiş ve Padişahın huzuruna varmış. Demiş ki;

“Haşmetlim Padişahım, Devletlum, sabah ahıra gittim. Çok sevdiğiniz kısrağınızı yemlemek için…”
Padişah da tok bir sesle; “Eveeet” demiş.
“At hareketsiz yatıyordu…”
“Eveeet…”
“Yem verdim, su koydum önüne içmedi…”
“Eveeet…”
“Bir iki defa da kırbaçladım, bana mısın demedi”
“Eeee…”
“Nalları da yukarı doğru bakıyordu…”
“Yahu desene at ölmüş diye…”
“Padişahım, vallahi ben demedim, siz dediniz” demiş.

Bu güzel izah Padişahı pek mutlu etmiş, seyisi dolayısıyla İmrahoru ödüllendirmiş. İzah-ı hal, lisan-ı hal ile doğru orantılıdır.

Osman Yüksel Serdengeçti milletvekili seçilince gazeteci arkadaşına “Ben oraları bilmem, gel beraber gidelim” demiş. Meclis’in girişindeki dönerli kapıdan önce gazeteci arkadaşı geçmiş, bir müddet ilerlemiş, lakin arkasından ayak sesi gelmediğini hissedince dönüp bakmış ki; döner kapı ile birlikte Osman Yüksel de dönüp duruyor. Bir değil, iki değil, üçüncü defa döner kapı dışarı atacakken tutup kolundan çekmiş, kapıdan kurtarmış.

“Abi, hayrola ne dönüp duruyorsun?” dediğinde aldığı cevap Meclis’in duvarına yazılacak kadar veciz: “Sorma azizim, döneklik Meclis’in kapısında başladı. Allah içeride bize yardım etsin.”

Buradaki anıdan dünkü Meclis oturumuna sözü getirmek istiyorum. Bu özel günde bile etkinliklerde mutabakat sağlanamadı.

TSK’nın içindeki cunta yapılanması tarafından 15 Temmuz’da düzenlenen darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla TBMM’de “özel oturum” düzenlendi.

Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın “Partiler olarak ayrı olabiliriz, ama aynı bilekteyiz; gerektiğinde tek yumruk olabiliriz” temennisiyle başlayan oturum, polemiklerle son buldu. Öyle ki Meclis’in gece yarısından sonra yapılması planlanan oturumuna CHP katılmayacağını bildirdi.

“Darbe, İhtilâl, Kalkışma her neyse, bu ülkenin vatandaşı olup bu kahpeliği, bu kepazelikleri ve tüm olumsuz terennüm ve tertipleri yapanları tel’in ediyor; ‘Demokrasiyi hasretle ve özlemle kucaklıyor’, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, YENİKAPI RUHU’nun YİNE, YENİDEN, YENİ KAPILAR aralamasını ümit ediyorum.”

İnsan üslübunun ta kendisidir. Buradan yola çıkarak bizi idare eden, bize yön veren insanların hitabına bakın. Sevdiğiniz kişinin hitabı, sizi aynalar…

CEVAP VER