İhsan Eliaçık ile Artan Ateistler Üzerine

0

Ateistler; görebildikleri, işitebildikleri, dokunabildikleri, tadabildikleri ve koklayabildikleri şeye inanırlar. Bilimsel olarak ölçülebilen şeylerin mevcut olduğuna inanırlar. Oysa 500 sene evvel mikrodalgaları ölçemez ve anlayamazdık; şimdi Mardin’deki biri dünyanın herhangi bir yerindeki kişiyle cep telefonuyla konuşabiliyor.

Mikrodalgalar her zaman evrenimizdeydiler. Fakat o zaman onlardan habersizdik. Hayal de edemiyorduk. Şu anda Allah’ı göremiyor ve varlığını bilimsel olarak ispatlayamıyoruz. Ama bu O’nun var olmadığını göstermez. Sadece O’nu ölçemediğimiz anlamına gelir. Dürüst bir insan gerçekten Ateist olamaz, sadece Allah’ın var olup olmadığını bilmediğini kabul etmelidir. (Kaderi Değiştiren, s. 22)

Allah’ın bizim ölçemediğimiz bir alemde mevcut olması her zaman mümkündür.

Geçen hafta içi İhsan Eliaçık misafirimdi. Sohbet sırasında şöyle bir cümle kurdu. “Yetiştirdiğim kimi talebeler ya da dışarıdan hiç tanımadığım insanlarla sohbet ederken bana ‘Sen varsın diye ateist olmuyoruz. Yoksa ateist olmamak işten bile değil’ minvalinde cümleler kuruyorlar” dedi.

Üniversitede mühendislik okuyan bir öğrenci, seçmeli ders olarak felsefe almak zorunda kalmıştı. Pratik bir insan olduğundan, felsefe okumak zoruna gitmişti. Sınıfta Rene Descartes’in “düşünüyorum, öyleyse varım” cümlesini duyunca “ne büyük saçmalık! İnsan daha ne kadar aptal olabilir. Filozof gerçekten var olup olmadığını bilmiyor!” diye bağırdı. Gösterdiği sabırsızlık bir yana, filozof temel bir noktaya parmak basmıştı. Evrenimizi, hatta kendi varlığımızı anlamanın yolu doğayı incelemektir. Fakat basit gözlemin hayattaki tüm sorulara karşılık ya da yanıt veremediğini biliyoruz.

Yapılan bir araştırmada ateistlerin oranı yüzde 7 çıktı. Gençler ateizme yöneliyorlar yaşananları gördükçe. Çünkü inanç dediğimiz şey güvendir.

İnsan inanç ve güven üzere yaratılmıştır.

Bu duyguyu yitirince, örnekler kötü olunca kaçınılmaz son yaşanıyor.

“Müslümanlar materyalist oldu, maddeci oldu.”

İktidarın  FETÖ ile kavgasında menfaat ve güç devşirmesi, gençler nazarında olumsuz yankılandı. Eliaçık’ın açıklamasını doğru okumamız gerektiği kanaatindeyim. Siyasiler kadar cemaatler de maddi olarak sebeplenmek isteyince hiyerarşi karıştı. Edebâli, Akşemseddin, Molla Gürani, Ebul Vefâ, İbni Kemâl ve daha nicelerinin tecrübesi bize bir faide sağlamamış oluyor?

Bilinen bir hikayedir. Parası ve arabası olmayan adamın biri Mardin’den Antep’e gidiyormuş. Otostop yaparak Antep’e kadar gelmiş. Son bir kaç km’de şoför başka yöne gideceğinden yolcuyu indirmiş. Kalan mesafeyi yürümesi gerekmiş. Hırsızlık vakası yaşanan bir yerden geçerken jandarma bunu durdurmuş, “nereden geliyorsun” diye sormuşlar. Adam “bu sabah Mardin’den Antep’e yürümeye başladım” der demez, asker “imkansız, yalan söylüyorsun” demiş. Adam, “yalan  değil, tüm olayı yalnızca şimdi gördüğünüzle değerlendiriyorsunuz” diye cevaplamış.

İnsanlar dünya tarihini şimdi gördüklerine göre değerlendiriyor. Jandarmalar adamın yolun çoğunluğunu arabayla geldiğini görmedikleri gibi Ateistler de Allah’ın maddeyi konuşarak meydana getirdiğini kendi gözleriyle görmüyor, bu nedenle de hiçbir zaman böyle bir şey olmadığını sanıyorlar. Bunun yerine fikirlerini yalnızca şu an görebildiklerimizi değerlendiren yöntemlere dayandırıyorlar; dolayısıyla bugünü de yanlış okuyorlar.

CEVAP VER