İmanlılar da İnançsızlar Kadar Saldırgan

2

Bir inanca değer biçmek, ancak o inancın, bir topluma sağlamış olduğu iyilikler ve kötülükleri kavramakla olanaklıdır.

Âcuz (çok yaşlı) ve korkak insanlar, çevrelerinde yaşayan düşünce ve inançlara bağlanarak kurtuluşu köleleşmekte bulurlar. Konumlarının farkında değildirler. Gözleri ve ruhları bağlanmış, değirmen beygirleri gibi, kendi eksenlerinde dolanırlar. Dışarıda sonsuz bir âlemin bulunabileceğini düşünmeden yaşarlar. Bu tip insanların tek arzusu, aç kalmamak ve daha fazla kamçılanmamaktır.

Sokrat, bir Tanrıya inandığı, Atina gençlerine erdemi öğretmeye çalıştığı için, hatta kendisi, mitolojik tanrıları hor görmediği halde, insan hak ve onuruna değer vermeyen çıkarcı kişiler tarafından zehirletilmişti.

“Geleneği savunanlar, yenilikten ve ilerilemekten ürkenler, konforlarını yitirme tasasına kapılmış olan sapık ve değersiz ruhlardır” der Cemil Sena.

Düşünceleri uğrunda öldürülmüş ya da alçaltılmış insanlardan niceleri, ileride kendileri ile övünülen kişiler olmuşlardır.

Twitter’da arkadaşımın yönlendirmesiyle denk geldiğim bir tweet, benim farkındalığımı daha da artırdı. Mehmet Bekaroğlu “Milli Görüş gömleğini çıkartmakla” itham ediliyordu. Benzer eleştiriler Abdüllatif Şener için de söz konusuydu AKP kurucusu olduğu halde.

Saadet’in başında Mustafa Kamalak varken ona da, şimdi de referandumdaki tavrından dolayı Temel Karamollaoğlu’na da aynı saldırganlık uygulanıyor.

Meral Akşener de lince en çok tabi tutulanlardan.

Mustafa Destici referandumda ‘evet’ safında yer alınca tacizler durdu.

(Bu isimlerle tanışıklığım yoktur, ama kendi dar çevremden hareketle yazdıklarımdan dolayı karşılaştıklarım, onların da nelere muhatap olduklarını bana hissettiriyor, anlamlandırıyor.)

Olgun yetkin ve uygar insanın görevi, kimin dinli kimin dinsiz ya da imanlı veya Allah’sız olduğunu araştırmak değildir. Asıl sorunlu olanlar, başkalarının düşünce ve inanç özgürlüğüne saldırmaktan hoşlananlardır.

Her insanın kendine özgü bir iç âlemi vardır. Hiç kimseye bu âleme sokulma hakkı verilmiş değildir.

Tarih; bize imanlıların da imansızlar kadar birbirine saldırmaktan çekinmediklerini göstermiştir ve göstermeye de devam etmektedir.

Çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen “tefeci ruhlu insanlar gibi olan” kimi politikacılar, bu yetkinlikten yoksun olan toplumları, hep kendi saflarında tutarlar.

Allah sözcüğünü ağızlarından düşürmeyen saygısız insanların çoğaldığı bir toplumda, erdem böylelerin şerrinden korunmak için onların Tanrısına değil, gerçek Allah’a sığınmak zorunda bırakır bizi…

2 YORUMLAR

  1. Mustafa Kemal din tüccarlarının tezgahını dağıttığı ve sadece milletin refahı ve toplumsal çıkarlar için mücadele ettiğinden dolayı acımasızca ve ahlaksızca saldırıya uğruyor.
    Bu millet onun yolundan ayrıldığından beri de başına gelmedik bela kaldı mı?
    Yüreğine gönlüne eline sağlık..

CEVAP VER